Bazı kararların hayatımızda ikinci bir kapı açma anlamı vardır. Öğrenci affı da uzun süredir eğitim hayatından uzak kalan, çeşitli nedenlerle üniversitesiyle bağı kopan öğrenciler için böyle bir fırsat.

Ancak burada önemli olan sadece yeniden üniversiteye dönme hakkının verilmesi değil. Asıl mesele, bu öğrencilerin kendileri için en doğru eğitim modelini bulabilmesi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in açıkladığı üç farklı seçenek de tam bu noktada dikkat çekiyor.

Çünkü Anadolu Üniversitesi, öğrenci affından yararlanacaklara yalnızca Eskişehir’de örgün eğitim seçeneği sunmuyor. Örgün eğitim, Açıköğretim Fakültesi ve Sınavsız İkinci Üniversite imkânlarıyla farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek bir yapı ortaya koyuyor.

Özellikle Eskişehir’de eğitim hayatına yeniden başlamak isteyenler için Anadolu Üniversitesi önemli bir fırsat sunuyor. Eskişehir zaten yıllardır bir öğrenci şehri. Kampüs yaşamı, sosyal imkânları, kültür ve sanat faaliyetleriyle öğrencinin sadece ders gördüğü değil, kendisini geliştirebildiği bir şehir.

Geçtiğimiz yıl Anadolu Üniversitesinde 1.400’ün üzerinde kültür ve sanat etkinliği gerçekleştirilmesi de bunun önemli göstergelerinden biri. Sinema Anadolu, Tiyatro Anadolu, konserler, Uluslararası Piyano Günleri, halk dansları gösterileri ve müzeler… Bütün bunlar üniversite hayatının sadece derslerden ibaret olmadığını gösteriyor.

66 öğrenci kulübü de gençlerin sosyal, kültürel ve sportif alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkân sağlıyor. Dolayısıyla yeniden üniversiteye dönmek isteyen bir öğrenci için mesele yalnızca bir diploma almak değil, aynı zamanda gençlik yıllarının önemli bir bölümünü dolu dolu geçirmek.

Fakat herkesin şartları aynı değil. Kimi öğrenci çalışıyor, kimi Eskişehir dışında yaşıyor, kimi ise çeşitli nedenlerle kampüse düzenli olarak devam edemiyor. İşte burada Açıköğretim Fakültesi devreye giriyor.

Anadolu Üniversitesi’nin yeni nesil eğitim modeli, özellikle eğitimini daha esnek şekilde sürdürmek isteyenler açısından önemli imkânlar sunuyor. Öğrencilerin seçmeli derslerle eğitimlerini şekillendirebilmesi, yapay zekâ, veri okuryazarlığı ve siber güvenlik gibi alanlarda mikro yeterlilikler kazanabilmesi ve bu becerilerin dijital rozetlerle belgelendirilebilmesi günümüz iş dünyası açısından da oldukça değerli.

Artık üniversite mezuniyeti kadar, öğrencinin hangi becerileri kazandığı da önemli. Bu nedenle mikro yeterliliklerin transkripte işlenebilmesi ve dijital rozetlerin kariyer platformlarında kullanılabilmesi, eğitim ile iş hayatı arasındaki bağı güçlendiren bir uygulama. Üstelik 24 AKTS’ye kadar ders muafiyeti imkânı sayesinde mezuniyet sürecinin öne çekilebilmesi de öğrenciler açısından ciddi bir avantaj.

Bir de işin ikinci üniversite tarafı var. Öğrenci affıyla örgün eğitime dönen bir öğrencinin, eğitimini sürdürürken Açıköğretim Fakültesi üzerinden sınavsız ikinci üniversite okuma imkânına sahip olması, aslında önemli bir fırsatın daha önünü açıyor.

Bugünün dünyasında tek bir alanda uzmanlaşmak elbette kıymetli. Ancak farklı disiplinlerde kendisini geliştiren, ikinci bir diploma ve yeni beceriler kazanan gençlerin kariyer yolculuğunda daha fazla seçeneğe sahip olması da mümkün.

Bence burada asıl dikkat çekilmesi gereken nokta şu: Öğrenci affı, geçmişte yarım kalmış bir eğitim hikâyesini tamamlamak için verilmiş bir fırsat. Anadolu Üniversitesinin sunduğu üç farklı model ise bu fırsatı kişisel şartlara göre değerlendirme imkânı sağlıyor.

Kimi öğrenci kampüse dönüp Eskişehir’in öğrenci hayatını yaşayacak. Kimi çalışırken Açıköğretim sayesinde eğitimini sürdürecek. Kimi ise örgün eğitimine devam ederken ikinci bir diploma için yeni bir yol açacak.

Yani herkes için tek bir model yok. Belki de bu yüzden Anadolu Üniversitesinin yaklaşımı önemli. Çünkü eğitim hayatına yeniden dönmek isteyen öğrencinin şartlarını dikkate alan, ona seçenek sunan bir anlayış ortaya konuluyor. Yarım kalan eğitimlerin tamamlanması, sadece bireyler için değil, ülkemizin geleceği için de önemli.

Eğitimden uzak kalan her genç, aslında kullanılamayan bir potansiyel demek. Yeniden üniversite sıralarına dönen, kendisini geliştiren ve sahip olduğu bilgiyle iş hayatına katılan her genç ise hem kendi geleceğine hem de ülkesinin geleceğine katkı sunuyor.

Öğrenci affı bu nedenle yalnızca bir af düzenlemesi olarak görülmemeli. Bunu yeni bir başlangıç olarak değerlendirmek gerekiyor. Anadolu Üniversitesinin sunduğu imkânlar da bu yeni başlangıcı farklı yollarla gerçekleştirmek isteyen öğrenciler için önemli bir fırsat sunuyor.