Bir ilçeyi yönetmek sadece asfalt dökmekten, park yapmaktan ya da bir binanın temelini atmaktan ibaret değil. Hele ki nüfusu büyükşehir merkezleri kadar olmayan bir ilçeyi yönetiyorsanız, attığınız her adımın vatandaşın günlük hayatına doğrudan dokunması gerekiyor.
İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı’nın yaklaşık 900 günlük görev süresine baktığımızda da benim dikkatimi çeken nokta tam olarak bu oldu. Ortaya konulan tabloya sadece rakam olarak baktığımızda ilçeye kazandırılan yaklaşık 350 milyon TL’lik yatırım dikkat çekiyor. Fakat biraz daha yakından baktığınızda asıl hikâyenin rakamın ötesinde olduğunu görüyorsunuz.
Çünkü ortada yalnızca birkaç büyük proje yok. Bir tarafta ilçenin geleceğini değiştirebilecek Hükümet Konağı, adliye binası, TOKİ toplu konut projesi, futbol sahası ve spor kompleksi, kongre merkezi ve düğün salonu, iki yeni halı saha ve küçük sanayi sitesi gibi önemli başlıklar var. Diğer tarafta ise vatandaşın her gün kullandığı yollar, kaldırımlar, parklar, sosyal tesisler, fırın evleri, çamaşırhaneler, okullar ve mahallelerde yapılan çevre düzenlemeleri bulunuyor.
Bence bir belediyecilik anlayışının başarısını değerlendirirken tam da buraya bakmak gerekiyor. Çünkü bazen çok büyük bir yatırımın fotoğrafını görürüz ama vatandaşın günlük hayatında ne değiştirdiğini hissedemeyiz. Bazen de küçücük görünen bir çalışma, o mahallede yaşayan insan için çok büyük bir anlam taşır. Bir yolun yapılması, bir parkın yenilenmesi, bir fırın evinin kazandırılması, bir sosyal tesisin düzenlenmesi ya da ihtiyaç sahibi bir vatandaşın evine kadar hizmet götürülmesi, belediyeciliğin aslında en görünür tarafıdır.
İnönü’deki çalışma listesine baktığımda bu anlayışın izlerini görmek mümkün. Mesela mahallelerde sadece yol çalışması yapılmamış. Park ve bahçelerin bakımı, sosyal tesislerin düzenlenmesi, cami ve şadırvanların temizliği, okullarda bakım ve çevre düzenlemeleri, ihtiyaç sahiplerine kum, çimento ve kiremit desteği, yaşlı ve ihtiyaç sahiplerine evde kuaförlük hizmeti gibi doğrudan insana dokunan çalışmalar da yapılmış.
Üstelik bu çalışmalar tek bir noktaya da sıkışmamış. Oklubalı’dan Dutluca’ya, Erenköy’den Esnemez’e, Seyitali’den Yörükyayla’ya kadar farklı mahallelerde çalışmalar yürütülmüş. Kimi yerde kilitli parke taşı döşenmiş, kimi yerde yol iyileştirilmiş, kimi yerde sosyal tesis yenilenmiş, kimi yerde çocuklar için oyun alanları oluşturulmuş.
Bu noktada benim özellikle önemsediğim bir başka konu da şu: İnönü’nün sadece bugünkü ihtiyaçları değil, geleceği de düşünülüyor. İlçedeki konut sorununa çözüm üretmek amacıyla belediyeye ait atıl yapıların dönüştürülmesi için çalışmalar sürdürülüyor. TOKİ toplu konut projesi devam ediyor. Hükümet Konağı için çalışmalar başlatılmış. Küçük sanayi sitesi için ilk adım atılmış. Bunların her biri İnönü’nün önümüzdeki yıllardaki yapısını doğrudan etkileyebilecek işler.
Bir de Ankara boyutu var. İlçeye yatırım kazandırmak sadece belediye sınırları içerisinde çalışmakla olmuyor. Bunun bir de Ankara tarafı var. Yatırımlar için Ankara ziyaretleri ve çeşitli projeler için gerçekleştirilen temaslar da yer alıyor. Parke taşları için 4 milyon TL, arasöz için 3,5 milyon TL ödenek alınması da bu temasların somut sonuçları arasında gösteriliyor.
Şimdi bütün bunları üst üste koyduğunuzda karşınıza yaklaşık 900 günlük bir çalışma dönemi çıkıyor. Elbette her belediyenin yapması gereken işler var. Bir belediyenin yol yapması, temizlik yapması, parkları düzenlemesi zaten görevleri arasında. Fakat mesele yalnızca görevi yapmak değil. Mesele, o görevi ne kadar geniş bir alana yaydığınız ve ilçenin geleceği adına bunun üzerine ne koyduğunuz.
İnönü açısından baktığımızda da yaklaşık 350 milyon TL’ye yaklaşan yatırım ve yüzlerce çalışma bu nedenle önemli.
Benim burada dikkat çekmek istediğim nokta şu: İnönü gibi ilçelerin gelişmesi için sadece merkezde birkaç proje yapılması yetmez. Mahallelerin de bu gelişimden pay alması gerekir. İnsanların yaşadığı yerde kendisini değerli hissetmesi, çocuğunun oynayabileceği bir alanın olması, yaşlısının ihtiyacına ulaşabilmesi, yolunun yapılması, sosyal tesisinin bulunması ve en önemlisi ilçenin geleceğine dair umut veren projelerin hayata geçirilmesi gerekir.
Serhat Hamamcı döneminde hazırlanan faaliyet listesine baktığımızda da büyük yatırımlarla günlük hayatı kolaylaştıran küçük dokunuşların yan yana geldiğini görüyoruz.
Şimdi bundan sonrası daha da önemli. 900 günde ortaya konulan bu çalışmaların üzerine yeni yatırımların eklenmesi, başlatılan projelerin tamamlanması ve İnönü’nün ekonomik ve sosyal anlamda daha da güçlenmesi gerekiyor. Çünkü bir ilçeyi değiştirmek bir günde olmuyor. Ama 900 gün boyunca her gün bir taşın üzerine bir taş daha koyarsanız, ortaya artık göz ardı edilemeyecek bir tablo çıkıyor.