Eskişehir’de uzun zamandır konuştuğumuz, zaman zaman da bu köşeye taşıdığımız konulardan biri kaldırım işgalleri. Özellikle bazı bölgelerde yayaların kullanması gereken kaldırımların işletmeler tarafından farklı şekillerde işgal edildiğini görüyoruz. Duba, saksı, sandalye, masa, çiçek, bayrak derken vatandaşın yürüyeceği alanın giderek daraldığı manzaralarla karşılaşıyoruz.

Bu konuda daha önce de yazılar yazdım. Büyükşehir Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesi’nin kaldırım işgallerine yönelik gerçekleştirdiği denetimlerin önemli olduğunu, aynı uygulamanın Tepebaşı’nda da daha fazla görülmesini temenni ettiğimi ifade ettim. Çünkü kaldırım işgali sadece görüntü kirliliği oluşturan bir mesele değil. Aynı zamanda yayaların kullanım hakkını doğrudan etkileyen bir konu.

Çocuklar, yaşlılar, engelli bireyler, bebek arabası kullanan aileler başta olmak üzere herkesin kaldırımları güvenli ve rahat şekilde kullanabilmesi gerekiyor. Bir vatandaş kaldırımda yürüyemediği için yola inmek zorunda kalıyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.

Nihayet Tepebaşı Belediyesi de bu konuda denetim gerçekleştirdi. Tepebaşı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Eskibağlar Mahallesi’nde vatandaşların geçişini daraltan ve kaldırımları işgal eden işletmelere yönelik denetim yaptı. Bacı, Aşçı, Genez, Baydemir ve Sevingil sokaklar ile çevresindeki sokaklarda gerçekleştirilen denetimlerde, yapılan ihtar ve uyarılara rağmen işgallere devam eden işletmelere ait duba, saksı, çiçek, sandalye ve benzeri malzemelere el konuldu.

Eskişehir’e geldiğimden bu yana, yani 2009’dan bu yana Tepebaşı’nda ikamet ediyordum. Yaklaşık 3 ay önce taşındım. Meğer Tepebaşı Belediyesi benim taşınmamı beklemiş! Ben taşındım, denetim geldi. Şaka bir yana, elbette mesele bundan ibaret değil. Ama uzun süredir yazdığımız ve dile getirdiğimiz bir konuda nihayet Tepebaşı’nda da denetim yapılmış olması önemli.

Çünkü kamuya ait alanların herkes tarafından ortak şekilde kullanılabilmesi gerekiyor. Bir işletmenin önündeki kaldırım, o işletmenin kendi kullanım alanı değil. İşletmenin müşterileri için masa ve sandalye koyabileceği bir alan olabilir ama bunun sınırını belirleyen şey başkalarının kullanım hakkı. Kaldırımın bir bölümünü tamamen kapatıp vatandaşın geçişini zorlaştırdığınızda, oradan geçen insanın hakkını da kısıtlamış oluyorsunuz.

Üstelik burada esnaf açısından da başka bir mesele var. Kurallara uygun hareket eden, kaldırım işgali yapmayan bir işletme ile kaldırımı kendi işletmesinin bir uzantısı gibi kullanan işletmenin aynı koşullarda değerlendirilmesi mümkün değil. Dolayısıyla bu denetimler yalnızca yayaların hakkını korumak açısından değil, esnaf arasındaki adil rekabet açısından da önemli.

Tepebaşı Belediyesi’nin yaptığı açıklamada da çok doğru bir noktaya dikkat çekilmiş. Kamuya ait alan kimsenin özel alanı değildir. Bence konunun özeti tam olarak bu. Kimse esnafın iş yapmasına karşı değil. Kimse işletmelerin önünde masa sandalye olmasın da demiyor. Ancak bunun bir sınırı olması gerekiyor. O sınır da başka vatandaşların hakkının başladığı yerde çizilmeli.

Bu nedenle Eskibağlar Mahallesi’nde başlayan denetimlerin Tepebaşı’nın diğer bölgelerinde de devam etmesini temenni ediyorum. Çünkü birkaç sokakta yapılan denetimle bu sorunun tamamen ortadan kalkması mümkün değil. Bugün Eskibağlar’da, yarın başka bir mahallede… Kaldırım işgali nerede varsa orada aynı uygulamanın yapılması gerekiyor.

Daha önce Büyükşehir Belediyesi ve Odunpazarı Belediyesi’nin bu konuda attığı adımları yazmıştık. Şimdi Tepebaşı Belediyesi’nin de bu konuda harekete geçmesi sevindirici. Ancak burada asıl önemli olan, denetimlerin bir defaya mahsus kalmaması. Çünkü kaldırım işgalleri bir kez müdahale edildiğinde tamamen ortadan kalkabilecek bir sorun değil. Denetim olmadığı zaman aynı uygulamaların yeniden ortaya çıkması mümkün. Bu nedenle denetimlerin düzenli ve kararlı bir şekilde sürdürülmesi, gerektiğinde uyarıların ardından kurallara uymayan işletmelere yönelik gerekli işlemlerin yapılması gerekiyor.

Umarım Tepebaşı Belediyesi’nin Eskibağlar’da başlattığı bu uygulama ilçenin diğer bölgelerinde de devam eder ve kaldırım işgalleri konusunda kalıcı bir düzen sağlanır. Çünkü kaldırım işletmenin değil, vatandaşın. Ve vatandaşın kendi şehrinde yürüyebilmesi için ayrıca mücadele etmek zorunda kalmaması gerekiyor.