19 Eylül Gaziler Günü… Takvimde yalnızca bir tarih değil. Bu ülkenin bağımsızlığı, güvenliği ve geleceği için bedel ödeyenleri hatırladığımız, gazilerimizin ve şehitlerimizin bizler için ne ifade ettiğini bir kez daha düşündüğümüz önemli bir gün.
Aslında böyle günlerde söylenen sözlerin de ayrı bir anlamı var. Ancak bence asıl önemli olan, o sözlerin hayatın içerisinde karşılığının olması. Çünkü şehit yakınları ve gaziler için vefa, yalnızca belirli günlerde hatırlanmak değil; ihtiyaç duydukları anda yanlarında birilerinin olduğunu bilmek demek.
Büyükşehir Belediyesi tarafından Büyük Park içerisinde hayata geçirilen Şehit Yakınları ve Gaziler Dernekler Yerleşkesi’ni yalnızca bir bina açılışı olarak görmemek lazım. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği'nin aynı çatı altında buluşabileceği, şehit yakınları ve gazilerin hizmetlere daha kolay ulaşabileceği bir alan oluşturuldu.
Bazen çok büyük projelerden bahsediyoruz. Milyonlarca liralık yatırımlar, kilometrelerce yol, yeni tesisler… Elbette bunların hepsinin şehir açısından bir karşılığı var. Fakat bazı hizmetlerin değeri harcadığınız parayla değil, dokunduğunuz hayatlarla ölçülüyor. Şehit yakınının kendisini yalnız hissetmemesi, bir gazinin derdini anlatabileceği bir kapının olduğunu bilmesi de işte böyle bir değer taşıyor.
Başkan Ayşe Ünlüce'nin açılışta söylediği “Bu ülkenin sizlere vefa borcu asla bitmeyecek” sözü de aslında meselenin özünü anlatıyor. Bu borcun gerçekten bitmeyeceği doğru. Fakat önemli olan, bu anlayışın somut hizmetlere dönüşmesi.
Üstelik 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından da önemli bir çalışma gerçekleştirilecek. Bakanlığın açıklamasına göre, bugün İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenecek kura töreninde 571 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirilmesi gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın katılacağı törende yapılacak atamalarla birlikte, 1995 yılından bu yana kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısının 53 bin 179'a ulaşacağı bildirildi.
Burada da aslında aynı noktaya geliyoruz. Bir insanın hayatına dokunmak bazen bir istihdam imkanından geçiyor, bazen sosyal destekten, bazen rehabilitasyondan, bazen de kendisini ait hissedebileceği bir mekândan…
Şehit yakınları ve gazilerimizin hayatını kolaylaştıracak her hizmet bu nedenle kıymetli. Çünkü onların yaşadıkları fedakârlığın karşılığını maddi olarak ölçmek zaten mümkün değil. Yapılabilecek olan, onların hayatlarında karşılaştıkları sorunları azaltmak, ihtiyaç duyduklarında yanlarında olmak ve toplumun bir parçası olduklarını her zaman hissettirmek.
Eskişehir'de açılan bu yerleşkeyi de ben biraz böyle görüyorum. Derneklerin aynı çatı altında bulunması, ortak kullanım alanlarının oluşturulması, toplantıların yapılabileceği mekânların bulunması ve toplu taşıma noktalarına yakın olması günlük hayatın içerisinde belki küçük ayrıntılar gibi görünebilir. Ama hizmetin gerçek değeri de zaten bu ayrıntılarda ortaya çıkıyor.
Çünkü şehir dediğimiz yer sadece binalardan ve yollardan oluşmuyor. Şehir, insanların kendilerini güvende, değerli ve yalnız olmadığını hissettiği yerdir.
19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle yapılacak törenlerin, açıklamaların ve etkinliklerin elbette bir anlamı var. Fakat benim için en anlamlı tarafı, bu günün vesile edilerek kalıcı hizmetlerin ortaya konulması. Şehitlerimizin emanetlerine, gazilerimize ve onların ailelerine sahip çıkmak bir günün sorumluluğu değil. Bu, toplum olarak her zaman taşımamız gereken bir sorumluluk.
19 Eylül vesilesiyle hayata geçirilen her hizmetin, atılan her adımın ve verilen her desteğin bu anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü vefa, güzel sözlerle başlar ama asıl değerini insanın hayatına dokunduğu zaman kazanır.
Gaziler Günü vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm gazilerimizi saygıyla anarken, şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyorum. Onların emanetlerine sahip çıkmak, hepimizin ortak sorumluluğu.