Anadolu Üniversitesinin Shanghai Ranking tarafından açıklanan 2026 Küresel Akademik Branşlar Sıralaması’nda Eğitim alanında dünyanın ilk 400 üniversitesi arasında yer aldı. Anadolu Üniversitesi, Eğitim alanında 301-400 bandında yer alarak önemli bir başarıya imza attı.

Üstelik bu sonuç, yalnızca bir değerlendirme ya da anket sonucundan ibaret değil. 2021-2025 yılları arasındaki Web of Science ve InCites verileri üzerinden yapılan değerlendirmede, yüksek kaliteli araştırma ve araştırma etkisi gibi akademik göstergeler dikkate alınıyor. Yani ortaya konulan akademik çalışmaların niteliği ve bilim dünyasındaki karşılığı bu sıralamada önemli bir yer tutuyor.

Benim açımdan bu başarının bir başka anlamı daha var. Çünkü Anadolu Üniversitesi sadece Eskişehir'in değil, Türkiye'nin eğitim hayatında çok özel bir yere sahip. Ben de Anadolu Üniversitesi’nde eğitim gördüm. Dolayısıyla bugün Anadolu Üniversitesinin dünyanın önemli üniversiteleri arasında kendisine yer bulduğunu görmek, insanın kendi geçmişine de gururla bakmasını sağlıyor.

Anadolu Üniversitesi denildiğinde akla yalnızca kampüsü, fakülteleri ya da mezunları gelmiyor. Aynı zamanda Türkiye'nin eğitim alanında dünyaya açılan yüzlerinden biri geliyor. Özellikle açık ve uzaktan eğitim alanında yıllardır ortaya koyduğu birikim, üniversitenin sadece Eskişehir sınırları içerisinde değil, Türkiye'nin dört bir yanında ve dünyanın farklı noktalarında tanınmasını sağladı. Bugün bu birikimin akademik çalışmalarla daha da güçlendiğini görmek gerçekten kıymetli.

Elbette bir sıralamada ilk 400'e girmek önemli bir başarı. Ancak bence asıl mesele burada durmamak. Üniversiteler için başarı, yalnızca bir kez elde edilen dereceyle ölçülmemeli. Daha fazla nitelikli araştırma, daha fazla uluslararası işbirliği, daha yüksek akademik etki ve dünyada daha görünür bir Anadolu Üniversitesi hedeflenmeli.

Çünkü Anadolu Üniversitesinin bunu yapabilecek birikimi var. Akademik kadrosu, öğrencileri, mezunları ve yıllar içerisinde oluşturduğu kurumsal hafızasıyla daha yukarılara çıkabilecek bir potansiyele sahip. Bugün Eğitim alanında dünyanın ilk 400'ünde yer alan Anadolu Üniversitesini yarın ilk 300'lerde, ardından ilk 200'lerde görmek neden mümkün olmasın?

Ben bir Anadolu Üniversitesi mezunu olarak bu başarıyla gurur duyuyorum. Bu başarıda emeği bulunan akademisyenleri, üniversite yönetimini, araştırmacıları ve bütün Anadolu Üniversitesi ailesini kutluyorum. Umarım bu derece, yeni başarıların başlangıcı olur ve Anadolu Üniversitesi sadece Eğitim alanında değil, farklı akademik branşlarda da dünya sıralamalarında çok daha üst basamaklarda kendisine yer bulur.

Çünkü Anadolu Üniversitesinin daha iyisini yapabileceğine inanıyorum. Bir mezunu olarak, üniversitemizin adını dünyanın en başarılı üniversiteleri arasında daha sık görmekten büyük mutluluk duyacağım.