Eskişehir’in havacılık, savunma, raylı sistemler ve makine sanayisinde ciddi bir birikimi var. Bu birikimin otomotiv sektörüne de daha güçlü şekilde yansıması, şehrin sanayisi açısından önemli bir kazanım olur. Tam da böyle bir dönemde Eskişehir’de üretime başlayan Çinli SWM ile ilgili ortaya atılan iddialar ise açıkçası üzücü.
Üretime başlamasının üzerinden henüz bir yıl bile geçmeden SWM’nin Eskişehir’deki üretiminin sona erdiği iddia ediliyor. İddialara göre bunun arkasında da güncel güvenlik mevzuatı ve GSR2 olarak bilinen Genel Güvenlik Yönetmeliği ile ilgili yaşanan sorunlar bulunuyor. Elbette burada önemli bir ayrıntı var. SWM veya Türkiye distribütörü ATMO Group tarafından üretimin sona ermesine ilişkin kapsamlı bir resmi açıklama henüz yapılmış değil. Dolayısıyla bugün için konuştuğumuz konu, kamuoyuna yansıyan bilgiler ve iddialar üzerinden şekilleniyor.
Ancak işin benim açımdan daha önemli olan kısmı başka. Eskişehir’de bir üretim altyapısı oluşmuş durumda. Bir yatırım yapılmış, tesis hazırlanmış, üretim için bir kapasite ortaya çıkarılmış. Yani ortada sıfırdan kurulması gereken bir fabrika değil, otomotiv üretimi açısından değerlendirilmesi mümkün hazır bir yapı var.
SWM ile ilgili yaşanan gelişmeye yalnızca “bir marka Eskişehir’den gitti” şeklinde bakmamak gerekiyor. Bence burada asıl konuşmamız gereken konu, bu kapasitenin bundan sonra ne olacağı. Çünkü Eskişehir’in otomotiv sektöründe daha güçlü bir noktaya gelmesi için bu tür yatırımlara ihtiyacı var. Bir otomotiv markasının üretim yapması, sadece o fabrikada çalışan insanlar açısından değerlendirilmemeli. Bunun yan sanayisi var, tedarikçisi var, lojistiği var, bakım ve servis hizmetleri var. Üretimin çevresinde oluşabilecek yeni iş alanları ve yeni yatırımlar var.
Dolayısıyla bir otomotiv fabrikasının Eskişehir’de üretim yapması, tek başına bir yatırım değil. Şehrin sanayi ekosistemini büyütebilecek bir kapı. Bu nedenle SWM’nin üretim macerasının kısa sürmesi gerçekten üzücü. Ama ben bu sürecin Eskişehir açısından tamamen kayıp olarak değerlendirilmesini de istemiyorum.
Çünkü aynı tesiste daha önce Çinli JAC’ın elektrikli E30X modelinin üretilmesinin de gündeme geldiği belirtiliyor. Şimdi önümüzde başka bir ihtimal daha var. Eğer SWM ile üretim ilişkisi gerçekten sona erdiyse, bu hazır kapasite başka bir marka tarafından değerlendirilebilir.
Ben burada özellikle Eskişehir’in önümüzdeki süreçte daha fazla konuşulması gerektiğini düşünüyorum. Çinli otomotiv markalarının Türkiye’ye olan ilgisi ortada. Türkiye’de üretim yapmak isteyen ya da üretim altyapısı arayan farklı markalar olabilir. Eskişehir de elindeki sanayi altyapısı, yetişmiş insan gücü ve üretim kültürüyle bu markalar için önemli bir alternatif olabilir.
Yeter ki bu fırsatın peşinden gidilsin. Eskişehir’in otomotiv sektöründe söz sahibi olması için bir markanın gelip üretime başlamasını beklemek yetmez. Şehrin sanayicileri, ilgili kurumları ve yatırım tarafının bu konuda daha güçlü bir ortak hedef ortaya koyması gerekiyor.
Çünkü bugün SWM olmaz, yarın başka bir marka olabilir. Bugün konuştuğumuz fabrika başka bir otomotiv üreticisinin yarınki üretim tesisi olabilir. Benim umudum da tam olarak bu.
SWM ile başlayan süreç istenildiği gibi devam etmemiş olabilir. Ancak Eskişehir’de oluşan üretim kapasitesinin ve bu yatırımın boşa gitmemesi gerekiyor. Eğer hazır tesis başka bir otomotiv markasının üretim üssüne dönüşürse, bugün yaşanan hayal kırıklığını gelecekte önemli bir kazanıma çevirmek mümkün.
Eskişehir’in otomotiv sanayisine daha fazla yatırım çekmesi gerektiğini yıllardır konuşuyoruz. Şimdi bunun için hazır bir fırsat varken, bu fırsatı kaçırmamak gerekiyor.