Eskişehir, yıllardır sanayinin, üretimin ve demiryolu kültürünün önemli merkezlerinden biri. Ancak bazı başarılar vardır ki sadece bir fabrikanın, bir kurumun ya da bir şehrin başarısı olmaktan çıkar; ülkenin ortak gururuna dönüşür. İşte TÜRASAŞ Eskişehir Bölge Müdürlüğü'nde üretilen yerli ve milli DE 10000 Manevra Lokomotifi'nin Tanzanya'ya ihraç edilmesi de tam olarak böyle bir gelişme.
Bir zamanlar lokomotif ve vagon teknolojisinde dışa bağımlı olan Türkiye'nin bugün kendi lokomotifini tasarlayan, üreten ve dünyanın farklı ülkelerine satabilen bir noktaya gelmesi küçümsenecek bir başarı değil. Üstelik bu başarı sadece montaj hattında ortaya çıkmış bir sonuç da değil. İçerisinde Türk mühendislerinin bilgisi, Türk işçisinin emeği ve yılların birikimi var.
Eskişehir'in demiryolu sektöründeki geçmişi neredeyse Cumhuriyet tarihi kadar eski. Bu şehir, yıllardır raylı sistemler konusunda yetişmiş insan gücüyle, üretim kültürüyle ve teknik altyapısıyla Türkiye'nin lokomotif şehri olarak anılıyor. Bugün gelinen noktada bu unvanın ne kadar doğru olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Çünkü Eskişehir'de üretilen bir lokomotif artık sadece Türkiye'nin raylarında değil, Afrika kıtasında da hizmet verecek.
Bu ihracatın en önemli taraflarından biri de lokomotifte kullanılan yerli motor. TÜBİTAK ve TÜRASAŞ iş birliğiyle geliştirilen Özgün Motor'un yüksek yerlilik oranıyla üretilmiş olması, tüm fikri mülkiyet haklarının Türkiye'ye ait bulunması ve şimdi uluslararası pazara açılması gerçekten önemli bir eşik. Bir ürünü satın almak kadar onu tasarlamak, geliştirmek ve dünyaya satabilmek de büyük bir güç göstergesidir.
Son yıllarda savunma sanayisinde elde edilen ihracat başarılarını sıkça konuşuyoruz. Ancak sanayi sadece savunmadan ibaret değil. Demiryolu teknolojileri de stratejik alanlardan biri. Çünkü ulaştırma altyapısının temel unsurlarından olan lokomotifler, yüksek mühendislik ve teknoloji gerektiren ürünler arasında yer alıyor. Türkiye'nin bu alanda söz sahibi olmaya başlaması gelecek adına umut verici.
Eskişehir açısından bakıldığında ise bu başarı, şehrin üretim kabiliyetinin ve sanayi potansiyelinin en somut göstergelerinden biri. Kentin adının ihracatla, teknolojiyle, mühendislikle ve katma değerli üretimle anılması hepimizi mutlu etmeli. Çünkü şehirler sadece yaptıkları tüketimle değil, ortaya koydukları üretimle büyür.
Tanzanya'ya gidecek olan lokomotif belki binlerce kilometre uzakta hizmet verecek. Ancak üzerinde Eskişehir'in emeği, Türkiye'nin mühendisliği ve Cumhuriyet'in üretim vizyonu olacak. Rayların ulaştığı her noktada biraz da bu şehrin alın teri bulunacak.
Böylesine güzel haberleri daha sık duymayı diliyorum. Çünkü Eskişehir ürettikçe, Türkiye kazanmaya devam edecek. Bugün Afrika'ya giden bir lokomotif, yarın dünyanın başka bir köşesine ulaşacak yeni başarıların da habercisi olabilir. Eskişehir'in rayları artık sadece şehirleri değil, kıtaları da birbirine bağlıyor.
