Eskiden meslek liseleri için kurulan cümleleri hepimiz hatırlıyoruz. "Puanı yetmedi, meslek lisesine gitti" anlayışı yıllarca bu okulların üzerine yapıştı. Oysa bugün tablo bambaşka. Artık aileler de öğrenciler de yalnızca diploma sahibi olmanın yeterli olmadığını görüyor. Bir meslek edinmenin, üretimin içinde yetişmenin ve mezun olduğunda iş bulma kaygısını en aza indirecek bir eğitim almanın ne kadar önemli olduğunu çok daha iyi biliyor. İşte Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'nin kurduğu Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin gördüğü yoğun ilgi de bunun en somut göstergesi.
390 kişilik kontenjan için tam 1168 başvuru... Bu rakamı sadece bir istatistik olarak okumamak gerekiyor. Bu rakam, ailelerin bu okula duyduğu güveni gösteriyor. İnsanlar artık okul seçerken yalnızca sınav başarısına ya da binanın büyüklüğüne bakmıyor. Çocuğunun mezun olduğunda nasıl bir geleceğe sahip olacağını sorguluyor. Bu okul da tam olarak o soruya güçlü bir cevap veriyor.
Çünkü burası sadece ders anlatılan bir okul değil. Ben bu okulu gördüğümde aklıma ilk gelen şey hep şu oluyor; burası üretimin içinde yetişen gençlerin adresi. Atölyesiyle, teknoloji altyapısıyla, uygulamalı eğitim anlayışıyla öğrenciyi sadece sınavlara hazırlamıyor. Hayata hazırlıyor. Daha okul sıralarındayken sanayiyle tanışan, üretim kültürünü öğrenen, yabancı dilini geliştiren ve teknolojiyle iç içe büyüyen gençler yetiştiriyor.
Aslında Eskişehir OSB'nin yaptığı en değerli yatırımın fabrika yatırımları değil, insan yatırımı olduğunu düşünüyorum. Fabrika kurabilirsiniz, en modern makineleri satın alabilirsiniz, teknolojiyi transfer edebilirsiniz. Ama o makineleri kullanacak, geliştirecek ve üretime değer katacak nitelikli insan kaynağını yetiştiremezseniz yaptığınız yatırımın uzun ömürlü olması mümkün değil. İşte bu okul tam da o boşluğu dolduruyor.
Bugün sanayisi güçlü olan ülkelerin ortak bir özelliği var. Mesleki eğitime verdikleri önem. Çünkü üretimin gerçek gücü sadece makinelerden değil, o makineleri yöneten insanlardan geliyor. Türkiye'nin de rekabet gücünü artırmasının yolu, nitelikli teknik eleman yetiştirmekten geçiyor. Bu nedenle Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi örneklerin çoğalmasını son derece kıymetli buluyorum.
Üstelik bu modelde kazanan yalnızca sanayici değil. Öğrenci kazanıyor. Ailesi kazanıyor. Eskişehir kazanıyor. Sonunda da ülke kazanıyor. Çünkü eğitimle üretim aynı hedefte buluştuğunda ortaya sadece diplomalı gençler değil, meslek sahibi, kendine güvenen ve ekonomiye katkı sağlayan bireyler çıkıyor.
Artık başarıyı tek bir kalıba sığdırmaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Her başarılı öğrenci üniversite sıralarında olmak zorunda değil. Kimi üretimde, kimi tasarımda, kimi teknolojide, kimi atölyede ülkesine çok daha büyük katkılar sunabiliyor. Önemli olan gençlerin yeteneklerine uygun bir eğitim alabilmesi ve potansiyellerini ortaya koyabilecekleri fırsatlara ulaşabilmesi.
İşte bu yüzden ben Özel EOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ni sadece bir okul olarak görmüyorum. Burası geleceğin sanayisini şekillendirecek insan kaynağının yetiştiği bir merkez. Eskişehir'in üretim gücünü yarınlara taşıyacak bir vizyon. Kısacası burası sadece bir okuldan fazlası.