Eskişehir yıllardır "öğrenci şehri" olarak anılıyor. Binlerce üniversite öğrencisine ev sahipliği yapıyoruz. Ancak artık yalnızca üniversite diploması sahibi olmak, gençlerin geleceğini garanti altına almaya yetmiyor. Dünya değişiyor, teknoloji değişiyor, meslekler dönüşüyor. İşte tam da bu noktada gençlere sunulan ek eğitimler, onların geleceğe daha güçlü hazırlanmasını sağlıyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin hayata geçirdiği Dijital Gençlik Merkezi (DİGEM) de tam olarak bu ihtiyaca cevap veren önemli bir proje. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Türkiye Belediyeler Birliği ve Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirilen bu merkez, gençleri sadece teknoloji kullanan değil, teknoloji üreten bireyler haline getirmeyi hedefliyor.
Bugün iş dünyasının en çok konuştuğu alanlara baktığımızda yapay zekâ, yazılım, robotik kodlama, oyun geliştirme, web teknolojileri ve dijital pazarlama ilk sıralarda yer alıyor. DİGEM'de verilen eğitimlerin de tam olarak bu alanlarda olması oldukça değerli. Üstelik piyasa şartlarında ciddi ücretler ödenerek alınabilecek eğitimlerin tamamen ücretsiz sunulması, fırsat eşitliği açısından da çok önemli.
Bence bu projenin en dikkat çekici tarafı ise sadece eğitim vermesi değil. Gençleri üretmeye teşvik etmesi. Eğitim alan kursiyerlerin bugün kendi yapay zekâ projelerini geliştirmeye başlaması, birlikte ekipler kurarak fikir üretmesi aslında DİGEM'in amacına ulaştığını gösteriyor. Bir merkezin başarısı, verdiği sertifikalarla değil, ortaya çıkan projelerle ölçülür.
Bir başka önemli nokta ise DİGEM'in özellikle eğitimde ve istihdamda yer almayan gençlere ulaşmayı hedeflemesi. Çünkü en büyük risk grubunu oluşturan bu gençlerin yeniden üretimin ve eğitimin içine kazandırılması, hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıyor. Bugün bir gencin hayatına dokunmak, yarın şehrin geleceğine yatırım yapmak demektir.
Elbette üniversitelerimiz gençlere akademik bilgi veriyor. Ancak teknoloji öylesine hızlı ilerliyor ki müfredatlar bazen bu değişimin gerisinde kalabiliyor. İşte bu tür merkezler üniversite eğitimini tamamlayan, öğrencilerin kendilerini geliştirmesine imkân sağlayan önemli bir boşluğu dolduruyor.
Eskişehir'in en büyük gücü genç nüfusu. Eğer bu gençleri doğru alanlara yönlendirebilir, onlara yeni beceriler kazandırabilir ve üretim ekosisteminin içine dahil edebilirsek, kazanan sadece gençler olmayacak. Kazanan Eskişehir olacak.
Artık şehirlerin gelişmişliği yalnızca yaptıkları yollarla, binalarla ya da meydanlarla ölçülmüyor. İnsan kaynağına yapılan yatırımlar çok daha fazla önem taşıyor. Çünkü geleceğin şehirlerini beton değil, bilgi inşa edecek.
Bu nedenle DİGEM gibi projeleri sadece bir eğitim merkezi olarak görmek doğru olmaz. Bunlar, Eskişehir'in dijital geleceğine yapılan yatırımlardır. Öğrenci şehri kimliğini yıllardır başarıyla taşıyan Eskişehir'in, artık teknoloji üreten gençlerin de şehri olması için atılan her adım desteklenmeyi hak ediyor.