Peki Eskişehirspor 2. Lig'e Çıkabilecek mi?

Eskişehirspor'da yeni sezon öncesi en çok sorulan soru belli: Bu takım 2. Lig'e yükselebilecek mi? Aslında bu sorunun cevabı ne tamamen "evet" ne de kesin bir "hayır". Ancak yapılan transferlere, korunan iskelet kadroya ve şehirde oluşan havaya bakıldığında, siyah-kırmızılıların geçen sezona göre daha güçlü bir yapı kurmaya çalıştığı açık.
Geçtiğimiz sezon takımın hücum yükünü çeken Jakop Aydemir ve Akın Akman'ın ayrılığı taraftarı doğal olarak endişelendirdi. İki oyuncu da attıkları goller ve yaptıkları skor katkısıyla Eskişehirspor'un en önemli kozları arasındaydı. Böyle isimlerin ayrılması her takım için önemli bir kayıptır. Ancak futbol, sadece giden oyuncular üzerinden değerlendirilmez. Asıl önemli olan, o boşluğun nasıl doldurulduğudur.
İşte bu noktada yönetimin transfer politikası dikkat çekiyor. Isparta 32 Spor formasıyla 10 gole imza atan Kerem Baykuş, hücum hattına dinamizm ve skor katkısı sağlayabilecek önemli bir isim olarak öne çıkıyor. Tecrübeli kanat oyuncusu Beykan Şimşek ise yıllardır üst liglerde forma giymiş, kritik maçların atmosferini bilen bir futbolcu. Bir diğer transfer edilen isimlerden Ahmet Dereli ise kariyeri boyunca birçok takımda gol yükünü sırtlamış deneyimli bir santrfor. Geçen sezon 52 Orduspor ve Yozgat Bozokspor'da forma giyen Osman Arslantaş da önemli bir hücum oyuncusu olarak değerlendirilebilir. Bunun yanında geçen sezon başarılı performansıyla birçok kulübün radarına giren kaleci Bora Göymen'in takımda tutulması da belki de transfer döneminin en değerli hamlelerinden biri oldu. Bazen iyi bir kaleciyi takımda tutabilmek, yeni bir yıldız transfer etmek kadar önemlidir.
Elbette transferlerin başarılı olup olmayacağını bugünden söylemek mümkün değil. Futbolda transferler imza törenlerinde değil, sezon sonunda değerlendirilir. Ancak yönetimin yalnızca isim transferi yapmak yerine birbirini tamamlayan bir kadro oluşturmaya çalıştığı da gözlerden kaçmıyor. Orta sahaya, savunmaya ve hücum hattına yapılan takviyeler, teknik heyetin belirli bir oyun planı doğrultusunda hareket ettiğini gösteriyor.
Şampiyonluk yarışında yalnızca kaliteli oyuncular yetmez. Uzun lig maratonunda istikrar, takım olabilme becerisi ve sakatlıklarla baş edebilmek en az transferler kadar önemlidir. Eskişehirspor'un bu sezon en büyük avantajı ise yine değişmedi: Taraftarı. Türkiye'de birçok kulübün imrenerek baktığı tribün desteği, özellikle iç saha maçlarında rakipler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu atmosfer, sezon boyunca alınacak kritik puanlarda belirleyici olabilir.

Peki, Eskişehirspor 2. Lig'e çıkabilir mi? Bana göre evet, çıkabilir. Ancak bunun tek şartı, yeni transferlerin kısa sürede uyum sağlaması ve takım ruhunun oluşması. Jakop ve Akın'ın yokluğu elbette hissedilecektir. Fakat Kerem Baykuş, Beykan Şimşek, Ahmet Dereli ve diğer transferler beklenen katkıyı verebilirse, Eskişehirspor'un hücum gücü yeniden şekillenebilir. Sezon sonunda başarıyı belirleyecek olan şey bireysel yıldızlar değil, birlikte hareket eden bir takım olacaktır.
Eskişehirspor'un yeri hiçbir zaman 3. Lig olmadı. Bu şehir, bu arma ve bu taraftar daha üst ligleri hak ediyor. Şimdi önemli olan, bu inancı sahaya yansıtabilmek. Eğer yönetim, teknik heyet, futbolcular ve taraftar aynı hedef etrafında kenetlenebilirse, 2026-2027 sezonu Eskişehirspor'un yeniden yükselişinin başlangıcı olabilir.