Bugün şafak vakti saat 04.45’de telefon saatinin alarmı ile uyandığımda yağmur yağıyordu. Pencereyi açtım. Gönlüme hoş bir ferahlık doğdu. Sabah ezanları da okunuyordu. Pencereden baktığımda ortama sükût ve huzur hâkimdi. Dünya ve ahiretin sahibi rahmet, göklerin şefkat, merhamet kapılarını açmış yeryüzüne yücelerden bereket yağıyordu. Anlamak istemeyene ne, ne kadar anlatılırsa anlatılsın beyhude. Rab: “Dünya ve ahireti, insanlardan kötülük yapanları cezalandırmak, iyilik yapanları da mükâfatlandırmak için yarattığını akıl sahiplerine her gelişimle, her oluşumla, her değişimle bildiriyor. Dünya ve ahiret nimetlerinden faydalanmak aklın en önemli kârı... Önemlisi insanın insanca yaşamayı becermesi...
2026 Yılı görüldüğü gibi bolluk ve bereket yılı... Bahçeler sebze, tarlalar ürün, ağaçlar meyveyle dolu. Kim, kimden neyi kıskanır ki? İnsana verilen görev, yaratanın verdiği nimetleri başkalarından kıskanmadan, haramlara tevessül etmeden yararlanmak… Dün, 24 Temmuz 2026 günü saat 10.00’ sularında şehrimizin ünlü parklarından birine peş peşe iki minibüsle başlarında büyükleri ile çocuklar geldi. Çocuklar yeşil çimenler üzerinde ve yeşil yapraklı ağaçlar arasında mutlu, huzurlu, sevinçli gruplar hâlinde oyunlara daldılar. Çocuklara o mutluluğu yaşatan büyükleri ve parkları inşa edip bakımlarını sağlayanları kutlamamak elde değil. Çocukların o hâlleri köyümde geçen çocukluğumu hatırlattı. Biz de çimenler üzerine yatar, oynardık. Parkta oynayan çocukların vaziyetlerine sevinirken birden bir başka manzara ile burkuldum. Dört, beş yaş grubu çocukların oynayıp zıpladıkları mahalde köpek idrarı, dışkısı yaptıranları o an görmek tuhaftı. Köpek sevgisine söyleyecek söz olamaz.
Sevmek, sevilmek, sevinmek, sevindirmek insanın asli vazifesi… Yaradan insanların birbirlerine kötülük değil iyilik yapmalarını emrediyor. İyiliğin yararlı, kötülüğün zararlı olduğunu bilenlere ne mutlu! Allah insanlığın güven, refah, huzur, bereket ortamında yaşaması için rahmet yağmurlarını esirgemiyor. Ne yazık ki insanlığın birbirine yaptığı haset, fesat, kin, sömürü, doğayı kirletmek gibi zulüm halleri her gör tezahür etmekte. Kim ne yaparsa yapsın ifrat ve tefrite kaçmadan yapmalı. İnsan sağlığı ön planda olmalı. Doğayı insan ve hayvandan kıskanmak hiç kimsenin haddi de, hakkı da değil… İnsan için dizayn alanlarını hayvan idrar ve dışkılarıyla pisletmek de hiç kimsenin hakkı da, hadi de olamaz.
Toplumsal duyarlılığın önceliği insan sevgisi, saygısı, sağlığı, huzuru, güveni, barışı ve mutluluğu olmadıkça muasır medeniyet seviyesine ulaşmak mümkün mü? Allah’ın varlıkları insan için yaratıp insanın hizmetine verdiğini Kur’an’da bildirilmekte… Hangi hayvan uğruna olursa olsun insan sağlığını tehlikeye sokmak yaratılış gayesine aykırı. Varlıklar âleminin en üstün, en özellikli yaratığı insan sağlığını diğer varlıklarla heder etmek kimin insafına, izanına sığar ki? Dünya ve ahiretin denge unsuru adalet ve şefkattir. Cezada, mükâfatta adalet ve şefkatin gereğidir. Duyarsızlığın, hasetliğin ve bağnazlığın hüküm sürdüğü vicdanlarda adalet ve şefkate yer olmaz. Allah’ın insana yüklediği önemli iki sorumluluktan biri adalet, diğeri şefkattir. İnsan onur ve şerefinin korunması adalet ve şefkat iledir.
Toplumsal hayatın tesisinde olmazsa olmazların başında adale ile şefkat gelir. Yaratan toplumsal yaşamın güveni, huzuru, barışı ve refahı için başkasına zarar vermeyi, sömürmeyi, haksız zenginleşmeyi yasaklamış. Tarihe bakıldığında zarar, ziyana misal ibret niteliğinde peygamberlerin yaşamında pek çok hadise görmek mümkün… Davut ve Süleyman Peygamberler zamanı bir hayvan sürüsü bir başkasının ekinine zarar vermiş. Ekin sahibi, sürü sahibinden zararının telafisi için Hz. Davut’tan bir karar istenmiş. O da, ekin ziyanının telafisi için sürünün ekin sahibine verilmesini bildiriyor. Bu haksız kazanca sebeptir diyerek kararın adil almadığına hükmeden Davut oğlu Süleyman peygamber sürünün değil sürüden elde edilen sütün zararı karşılayacak miktara ulaşıncaya kadar ekin sahibine ait olduğunu bildiriyor. Allah’ın insandan istediği davranış adaletli ve şefkatli olandır.
Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!