Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun yaptığı açıklamaya göre Osmaneli-Bursa etabında test sürüşleri için geri sayım başladı. Bu haber ilk bakışta Bursa'yı ilgilendiriyor gibi görünebilir. Oysa satır aralarını okuduğunuzda bunun Eskişehir için de son derece önemli bir gelişme olduğunu fark ediyorsunuz.

Çünkü Bursa'nın yüksek hızlı tren ağına bağlanması demek, Eskişehir ile Bursa arasındaki ulaşımın da bambaşka bir noktaya taşınması anlamına geliyor. Bugün karayoluyla yaklaşık iki buçuk saati bulan yolculuk süresinin, hızlı tren sayesinde yaklaşık bir saate kadar düşmesi bekleniyor. Bu sadece zamandan tasarruf etmek demek değil; iki şehir arasındaki ekonomik, kültürel ve sosyal bağların çok daha güçlü hale gelmesi demek.

Aslında Eskişehir ile Bursa birbirine yabancı iki şehir değil. Sanayide ortak bir üretim kültürüne sahipler. Üniversiteleriyle, turizmleriyle, ticaretleriyle birbirlerini tamamlayan iki önemli kentten söz ediyoruz. Bugün birçok sanayici iki şehir arasında sürekli gidip geliyor. Akademisyenler, öğrenciler, iş insanları, hatta hafta sonu kısa bir kaçamak yapmak isteyen vatandaşlar için bile ulaşım büyük önem taşıyor.

Mesafe kısaldıkça ilişkiler güçlenir. Dünyanın her yerinde bunun örneklerini görüyoruz. İnsanlar bir yere ne kadar kolay ulaşabiliyorsa, orayla o kadar fazla bağ kuruyor. Bir saatlik yol, artık birçok kişi için günlük gidip gelmenin bile mümkün olduğu bir süre.

Üstelik mesele sadece yolcu taşımacılığı da değil. Projenin yük taşımacılığı açısından da ciddi bir kapasiteye sahip olması, bölge sanayisi için önemli bir avantaj sağlayacak. Eskişehir'in güçlü üretim altyapısı ile Bursa'nın ihracat gücü arasındaki lojistik bağlantının hızlanması, bölgesel kalkınmaya da önemli katkılar sunacaktır.

Yıllardır hızlı tren denildiğinde akla Ankara ve İstanbul geliyordu. Şimdi bu ağın Bursa'yı da içine alacak şekilde genişlemesi, Marmara ile İç Anadolu arasındaki ulaşımı çok daha güçlü hale getirecek. Bunun dolaylı kazanımlarını Eskişehir'in de hissedeceğine inanıyorum.

Elbette ulaşım projeleri sadece ray döşemekten ibaret değildir. Asıl önemli olan o rayların şehirlerin geleceğine nasıl yön verdiğidir. Hızlı tren, yatırımcıyı da getirir, turisti de getirir, öğrenciyi de getirir. Şehirler arasındaki mesafeyi kısaltırken fırsatları da büyütür.

Şimdi gözler test sürüşlerinde. Eğer süreç planlandığı gibi ilerlerse, çok uzun olmayan bir süre sonra Eskişehir'den Bursa'ya gitmek, bugün şehir içinde bir yerden başka bir yere gitmek kadar kolay hissedilecek.

Bazen bir saat sadece bir saat değildir. Bazen bir saat, iki şehrin kaderini birbirine biraz daha yaklaştıran en değerli zamandır.