Eskişehir’in en büyük gücü nedir diye sorsanız, birçok kişi sanayisini, üniversitelerini ya da yetişmiş insan kaynağını söyler. Aslında bu üç unsurun bir araya gelmesi, şehrin gerçek potansiyelini ortaya çıkarıyor. Yıllardır Eskişehir’in üretim yapan bir kent olmanın ötesine geçerek teknoloji üreten, bilgi ihraç eden ve yüksek katma değer oluşturan bir şehir haline gelmesi gerektiğini savunuyorum. İşte Eskişehir Teknik Üniversitesi öncülüğünde kurulacak olan Eskişehir TEKMER, tam da bu noktada önemli bir adım olarak karşımıza çıkıyor.

Eskişehir’de kurulacak ilk TEKMER’den bahsediyoruz. Bu durum bile başlı başına önemli bir gelişme. Çünkü artık sadece fabrikaların üretim yaptığı bir şehir değil, aynı zamanda yeni teknolojilerin geliştirildiği, girişimlerin büyüdüğü ve fikirlerin ekonomik değere dönüştüğü bir ekosistem oluşturulması hedefleniyor.

Eskişehir’in savunma sanayii, havacılık ve raylı sistemler alanlarında sahip olduğu güçlü altyapı herkesin malumu. Türkiye’nin en önemli sanayi kuruluşlarının bir kısmı bu kentte faaliyet gösteriyor. Ancak günümüz dünyasında sadece üretmek yeterli değil. Üretimin arkasında teknoloji geliştirmek, patent üretmek ve küresel pazarlarda rekabet edebilecek yenilikçi çözümler ortaya koymak gerekiyor. Eskişehir TEKMER’in sağlayacağı en büyük katkılardan biri de tam olarak bu olacak.

Bugün birçok genç girişimcinin çok iyi fikirleri var. Ancak fikir ile başarı arasındaki mesafe bazen oldukça uzun olabiliyor. Finansman bulmak, yatırımcıya ulaşmak, ürün geliştirmek, prototip hazırlamak ve pazara açılmak ciddi destek gerektiriyor. TEKMER bünyesinde sunulacak mentorluk, yatırımcı erişimi, hızlandırıcı programlar ve fon destekleri sayesinde girişimcilerin önündeki birçok engelin kaldırılması mümkün olacak.

Benim dikkatimi çeken bir diğer nokta ise üniversite ile sanayinin daha güçlü şekilde buluşturulacak olması. Yıllardır üniversitelerde önemli araştırmalar yapılıyor, değerli projeler geliştiriliyor. Ancak bunların ekonomik karşılık bulabilmesi her zaman kolay olmuyor. TEKMER sayesinde laboratuvarlarda üretilen bilgi, sanayinin ihtiyaçlarıyla daha hızlı buluşabilecek. Böylece ortaya çıkan projeler raflarda kalmak yerine üretime ve ekonomiye kazandırılabilecek.

Bu merkezin sağlayacağı katkılar yalnızca girişimcilerle sınırlı da değil. Yeni teknoloji şirketlerinin kurulması, doğal olarak yeni iş alanlarının açılması anlamına geliyor. Özellikle nitelikli istihdam açısından Eskişehir’in önemli kazanımlar elde edeceğini düşünüyorum. Üniversiteden mezun olan gençlerin başka şehirlere gitmek yerine kendi şehirlerinde kariyer fırsatı bulmaları da bu sürecin en değerli sonuçlarından biri olabilir.

Eskişehir yıllardır sanayisiyle örnek gösterilen bir şehir. Şimdi bu gücün teknoloji girişimciliğiyle desteklenmesi gerekiyor. Eskişehir TEKMER’in hayata geçmesiyle birlikte kentin sadece üretim merkezi değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve teknoloji ihraç eden şehirler arasında daha görünür hale geleceğine inanıyorum.

Kısacası bu proje yalnızca bir bina ya da çalışma alanı değil. Eskişehir’in geleceğine yapılan stratejik bir yatırım. Eğer doğru şekilde işletilir ve kentin tüm paydaşları bu yapının etrafında kenetlenirse, bugün atılan bu adımın meyvelerini önümüzdeki yıllarda çok daha net göreceğiz. Eskişehir sanayisinin rekabet gücünü artıracak, girişimcilere yeni kapılar açacak ve şehrin ekonomik dönüşümüne önemli katkılar sağlayacak bir fırsatla karşı karşıyayız. Böyle fırsatları değerlendirmek ise geleceği şekillendiren şehirlerin ortak özelliğidir.