Sanki bir tık alışamaya mı başladık ne. Yeni yılla beraber gelen zamlara da şaşırmaz olduk artık. Fırıncılar odası ekmeğe zam talebinde bulundu, fiyatı ay sonu gibi 8 liraya yükselecek. Çiğ süt alım fiyatının 18 lira olması gündemde. Tavuğa da zam gelecek deniyor, buna bağlı olarak tavuk dönerciler de geçen zam yapmış, yapmayanların da eli kulağındadır. Et fiyatlarında da artış yaşanması bekleniyor. Berberler ve kuaförler de zam talebini odaya iletti. Yakında onlara da en az yüzde 50 olmak üzere bir zam gelecek. Saçı uzayan, kestirmek için acele etmeyenler zamlanmadan bir an önce berberinizin, kuaförünüzün yolunu tutun derim. Su desen malumunuz her ay TÜFE oranında zaten zamlanıyor. İlginçtir elektriğe ve doğalgaza henüz bir zam gelmedi. Başka neye zam geldi derseniz, sigara ve alkol anında zamlandı hiç beklemediler. Marketlerde de birçok ürüne etiket güncellemesi yapıldı bile. Asgari ücret zammı açıklanır açıklanmaz etiketler değişmeye başladı. Vallahi artık çok da kızamıyorum zamlara. Özellikle küçük esnafın da dayanma gücü bir yere kadar. Her şeyin fiyatı yükseliyor. Dükkan kiraları bellerini büküyor. Girdilerine sürekli zam geliyor. Sebebi belli enflasyon. Enflasyon tek haneli rakamlara inmeden işimiz çok zor görünüyor. Çalışanların ücretlerine zam geliyor, alım gücü bazen aynı kalıyor bazen daha da düşüyor. Geçen gün gazetemizde yayınladığımız bir haberde esnaf, ‘‘2011 yılında 1 lira 50 kuruşu tavuk döner satıyorduk, o zamanlar daha bereketliydi. Şimdi 50 lira oldu karlılığımız düştü’’ diyor. Vallahi haklı. O dönem Eskişehir’de okuyan bir üniversite öğrencisi olarak hiçbir şeyden eksik kalmadan rahat rahat geçinebiliyordum. Şimdi çalışanlar zorlanıyor, öğrencilerin vay haline. Bir de asgari ücrete tek zam yapılacak bu yıl. En azından bu yanlıştan bari dönülse, enflasyon bu haldeyken Nisan-Mayıs’tan sonra asgari ücretli çalışanların hali hiç iyi olmayacak.

AMAN SÜTTEN AĞZIMIZ YANMASIN

Şu sıralar şehrin gündeminde Cengiz Holding’e bağlı ETİ Bakır A.Ş’nin Tepebaşı ve Mihalgazi ilçelerinde altın madeni arama ve çıkarma faaliyetleri yer alıyor. Sivil Toplum Kuruluşları yaptıkları çeşitli açıklamalarla bu işe karşı çıkıyor. 9 Ocak’ta yapılan ÇED Raporu başvurusunun Halkı Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirilecek. Eskişehir halkının çevreye ne kadar duyarlı olduğunu herhalde sağır sultan duymuştur artık. Malumunuz Alpu’da yapılması planlanan termik santralin iptali için büyük uğraşlar verdik şehir olarak. Uluslararası Raylı Sistemler Projesi olan URAYSİM yaklaşık 10 senedir hayata geçirilemedi. Bunun da sebebi tarım arazisi üzerine yapılacağı gerekçesiyle açılan davalar. Bu kez de altın madenine karşı bir seferberlik ilan edildi. Nedeni ise belli, altın arama ve çıkarmada kullanılan siyanür. Şirket yetkilileri, dünyanın her yerinde altının siyanürle arandığını, yüksek güvenlikli bir tesis kurulacağını söylüyor. Olası bir felaket senaryosunda ise siyanürün toprağa sızsa da zarar verecek miktarda kullanılmayacağını da aktarıyorlar. STK’lar ise bu görüşe katılmıyor ya da denetim mekanizmalarına güvenmiyor. Sonuç olarak 9 Ocak’taki toplantıda işin boyutu ortaya çıkacak. Sonuç olarak Eskişehirliler olarak maden çıkarılmasına karşı değiliz, sadece bu iş yapılırken çevrenin, toprağın, doğanın kirletilmemesini istiyoruz. Sütten ağzımız yansın da yoğurdu üfleriz de demeyiz. Biz işimizi sağlama alalım, sütten ağzımızı yakmayalım.