Kıvanç verici gelişmeler, bazen tek bir haberin satır aralarında saklıdır. TÜRASAŞ'ın Eskişehir'de ürettiği yerli ve milli dizel-elektrikli manevra lokomotifi DE 10000'in Tanzanya'ya doğru yola çıktığını okuyunca bir kez daha gururlandım. Çünkü bu haber sadece bir ihracat haberi değil; Eskişehir'in emeğinin, mühendisliğinin ve üretim gücünün dünyaya açılan kapısıdır.
Yıllardır söylüyoruz; Eskişehir, sadece öğrencilerin değil, aynı zamanda sanayinin, teknolojinin ve üretimin de şehridir. Bunun en güçlü temsilcilerinden biri de hiç kuşkusuz TÜRASAŞ'tır. Raylı sistemler denildiğinde Türkiye'nin aklına gelen ilk merkezlerden biri olan Eskişehir, bugün artık sadece ülkemizin ihtiyacını karşılayan bir üretim üssü değil, dünya pazarına teknoloji ihraç eden bir merkez haline geldi.
Yüzde 90 yerlilik oranıyla üretilen DE 10000'in Afrika'da görev yapacak olması, "Türkiye yapamaz" diyenlere verilmiş en güzel cevaptır. Üstelik bu lokomotifte kullanılan bin beygirin üzerindeki ilk yerli ve milli dizel motorun da ülkemizin mühendisleri tarafından geliştirilmiş olması, başarıyı daha da anlamlı kılıyor. Artık sadece bir lokomotif değil, bilgi birikimimizi, mühendislik kabiliyetimizi ve teknolojimizi de ihraç ediyoruz.
Eskişehir'de üretilen bir lokomotifin yaklaşık 7 bin 300 kilometrelik yolculuğun ardından Tanzanya demiryollarında hizmet verecek olması, şehrimizin adını uluslararası arenada bir kez daha duyuracak. İşte bu yüzden TÜRASAŞ'ın her başarısı yalnızca kurumun değil, Eskişehir'in de başarısıdır. Burada çalışan mühendislerin, teknisyenlerin, işçilerin ve tüm emekçilerin alın teri bugün Afrika'da raylara güç verecek.
Savunma sanayisinde yakaladığımız yükselişi raylı sistemlerde de görmek, geleceğe dair umutlarımızı artırıyor. Çünkü güçlü ülkeler yalnızca tüketen değil, üreten, geliştiren ve ihraç eden ülkelerdir. TÜRASAŞ da bu anlayışın en somut örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.
Eskişehir'in üretim kültürü, demiryolu geçmişi ve yetişmiş insan kaynağı bu başarıların tesadüf olmadığını gösteriyor. Bu şehir yıllardır rayların sesini sadece istasyonlarda değil, atölyelerinde, fabrikalarında ve mühendislik masalarında da duyuyor. Bugün o ses, sınırları aşarak başka kıtalara ulaşıyor.
Biz de her böyle haberde aynı duyguyu yaşıyoruz. Bir kez daha gururlandık. Çünkü Eskişehir üretiyor, Türkiye kazanıyor. TÜRASAŞ büyüdükçe sadece raylı sistem sanayimiz güçlenmiyor; ülkemizin teknoloji vizyonu da güçleniyor. Dileğim, Eskişehir'den dünyaya uzanan bu başarı hikâyelerinin artarak devam etmesi. Bu şehir bunu fazlasıyla hak ediyor.