Ekonominin nabzını tutmak istiyorsanız büyük şirketlerin bilançolarına değil, mahallenizdeki esnafın kepengine bakın. Sabah erkenden açılan, gece geç saatlere kadar ışığı yanan o küçük dükkânlar bugün ciddi bir yaşam mücadelesi veriyor. Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adnan Karamanlı'nın yaptığı açıklamalar da aslında uzun zamandır hissedilen bu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.

Bugün bir esnafın en büyük yüklerinden biri kira. Öyle rakamlar konuşuluyor ki, küçük bir dükkânın kirası bile birçok işletmenin belini büküyor. Bunun üzerine stopajı, vergisi, sigortası, personel gideri, elektrik, su, doğalgaz derken esnafın önünde uzayıp giden onlarca masraf kalemi var. Gelir aynı hızda artmayınca da ay sonunu getirmek her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Bir dönem yaz aylarında gurbetçilerin gelişiyle esnaf biraz olsun nefes alırdı. Bu yıl o beklenti de gerçekleşmedi. Çünkü ekonomik sıkıntı artık sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ortak sorunu haline geldi. Avrupa'dan gelen vatandaşlarımız da eskisi gibi rahat harcama yapamıyor. Bu durum doğal olarak çarşıya, pazara ve küçük işletmelere de yansıyor.

Bir başka önemli konu ise büyük alışveriş merkezleriyle küçük esnaf arasındaki rekabet. Elbette herkes istediği yerden alışveriş yapabilir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak aynı çatı altında neredeyse her ürünün satıldığı, büyük alım gücü sayesinde çok farklı fiyatlarla piyasaya çıkan dev zincirlerle mahalle esnafının aynı şartlarda yarışmasını beklemek de gerçekçi değil. Burada adil rekabeti sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerektiği uzun yıllardır dile getiriliyor. Bu taleplerin artık daha güçlü şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

Eskişehir'de son günlerde gündeme gelen tente tartışması da dikkat çekici. Kaldırımlar elbette vatandaşın ortak kullanım alanı. Hiç kimsenin buna itirazı olamaz. Ancak zor günlerden geçen esnafın da mağdur edilmeden, ortak akılla bir çözüm bulunması gerekiyor. Hem vatandaşın rahat yürüyebildiği hem de esnafın işini sürdürebildiği bir denge kurulabilir. Diyalogla çözülemeyecek bir mesele değil.

Esnaf bu şehrin sadece ticaretini değil, sosyal hayatını da ayakta tutuyor. Mahalle kültürünün, güven duygusunun ve şehir ekonomisinin en önemli aktörlerinden biri küçük işletmeler. Bu yüzden esnafın sesine kulak vermek gerekiyor. Çünkü kepenkler kapanmaya başladığında kaybeden sadece esnaf olmaz; şehir de kaybeder.