Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına artık sayılı günler kaldı. Bir yanda çocukların okul heyecanı, diğer yanda ailelerin hesap kitap yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Çünkü okul hazırlığı denildiğinde artık yalnızca çanta ve birkaç defterden bahsetmiyoruz. Kırtasiyeden kıyafete, ayakkabıdan ulaşım masrafına kadar birçok kalem ailelerin bütçesinde ciddi bir yük oluşturuyor.
Özellikle dar gelirli aileler için bu yükü hafifletmenin yolu ise biraz da birbirimize sahip çıkmaktan geçiyor. Odunpazarı Belediyesi Halk Market tarafından başlatılan “Okul Çantamı Birlikte Dolduralım” kampanyasını önemli buluyorum. Çünkü burada yapılan şey yalnızca bir çocuğa defter, kalem ya da boya ulaştırmak değil. Aslında bir çocuğun okul heyecanına ortak olmak, onun arkadaşlarından eksik kalmamasını sağlamak ve eğitim yolculuğuna küçük de olsa bir katkı sunmak.
Bazen bir kalem çok sıradan bir eşya gibi görünebilir. Bir defter, bir silgi ya da bir kalem kutusu da öyle… Ama ihtiyaç sahibi bir çocuk açısından baktığımızda durum hiç de öyle değil. Bir çocuğun yeni okul çantasını açtığında içerisinde ihtiyaç duyduğu tüm malzemeleri görmesi, kendisini değerli hissetmesi demek. “Benim de var” diyebilmesi demek. Arkadaşlarıyla aynı heyecanı paylaşabilmesi demek.
Bu nedenle kampanyanın adı da oldukça anlamlı: “Okul Çantamı Birlikte Dolduralım.” Gerçekten de birlikte dolduralım. 5 kareli defter, 5 çizgili defter, kuru boya, sulu boya, pastel boya, keçeli kalem, kurşun kalem, kırmızı kalem, kalem kutusu, silgi, kalemtraş ya da cetvel takımı… Bunların her biri bizim için küçük bir katkı olabilir. Ama bir çocuğun eğitim hayatında çok daha büyük bir anlam taşıyabilir. Üstelik bu tür kampanyaların yalnızca maddi destek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Böyle çalışmalar kent kültürümüz açısından da çok kıymetli. Çünkü dayanışma dediğimiz şey, zor zamanlarda hatırlanacak bir kavram olmamalı. Günlük hayatımızın bir parçası haline gelmeli. Komşumuzun, hemşehrimizin, özellikle de çocuklarımızın ihtiyaçlarına duyarsız kalmamalıyız. Eskişehir'in en güçlü taraflarından biri de zaten bu dayanışma kültürü. Birimizin elinden gelen diğerimizin ihtiyacını karşılayabiliyorsa, bunu büyütmek hepimizin sorumluluğu.
Bugün bir çocuğun çantasına koyacağımız bir defter, yarın onun eğitim hayatında güzel bir anıya dönüşebilir. Belki o kalemle ilk şiirini yazacak. Belki o deftere ilk hayalini not edecek. Belki de yıllar sonra dönüp baktığında, “Birileri benim için elini taşın altına koymuş” diyecek. Bence asıl mesele tam da burada. Çocuklarımızın eğitim yolculuğunda yalnız olmadıklarını hissettirmek…
O nedenle bu kampanyaya imkânı olan herkesin destek vermesini önemsiyorum. Büyük katkılar yapmak gerekmiyor. Bir kalem de olur, bir defter de… Yeter ki dayanışmaya bir yerden başlayalım. Çünkü dayanışma, miktarla değil niyetle büyür.
Bir kişinin verdiği bir kalem, bir başkasının verdiği bir defter, diğerinin hazırladığı bir çanta derken ortaya kocaman bir iyilik çıkar. Ve o iyilik, bir çocuğun yüzündeki tebessüme dönüşür. Halk Market'te başlayan bu kampanyayı da tam olarak böyle görüyorum. Bir çocuğun okul çantasını birlikte doldurmak, aslında geleceğimizi birlikte güçlendirmek demek.
Gelin bu eğitim-öğretim yılı öncesinde dayanışmayı biraz daha büyütelim. Bir çocuğun okul heyecanına ortak olalım. Çünkü çocuklarımızın yüzündeki mutluluğa değecek her katkı, geleceğe yapılmış en güzel yatırımlardan biridir.