Siyasette yeni partiler kurulduğunda gözler genellikle iktidar ile muhalefet arasındaki dengelere çevrilir. Bu kez tablo biraz farklı. Çünkü tartışmanın merkezinde iki ayrı siyasi çizginin rekabeti değil, aynı siyasi geleneğin kendi içinde yaşadığı bir yol ayrımı var.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan ayrışmanın ardından Özgür Özel’in öncülüğünde kurulan Yeni Parti, yalnızca yeni bir siyasi oluşum olarak değerlendirmek eksik kalır. Bu gelişme, ana muhalefetin geleceğine ilişkin farklı yaklaşımların artık aynı çatı altında yürümeyeceğini de ortaya koydu.

Bu sürecin yansımaları Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Eskişehir’de de hissedildi. Kentte öne çıkan birçok ismin süreç boyunca nerede durduğu, hangi yaklaşımı benimsediği zaten kamuoyunun yakından takip ettiği bir tabloydu.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye katılması, bazı belediye meclis üyelerinin aynı yönde karar alması ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in partinin Merkez Yönetim Kurulu’nda görev üstlenmesi bu tablonun en dikkat çeken gelişmeleri oldu.

Diğer tarafta ise CHP çatısı altında siyaset yapmayı sürdüren isimler bulunuyor. Onlar da partinin köklü yapısının, örgüt kültürünün ve kurumsal kimliğinin korunması gerektiğini savunuyor.

Tepebaşı cephesinden yapılan ortak açıklama ise bu ayrışmanın yalnızca bir parti değişikliğinden ibaret olmadığını gösterdi. CHP Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, CHP İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım ve CHP’li belediye meclis üyeleri henüz parti değiştirdiklerini açıklamadılar. Ancak yayımladıkları deklarasyonda, Özgür Özel’in yapacağı çağrıyı beklediklerini ifade ettiler.

Deklarasyonda yer alan, “Bizler siyaseti koltukların değil, ilkelerin mücadelesi olarak görüyoruz.” ve “Örgütün iradesinin yok sayıldığı, demokratik meşruiyetin tartışmaya açıldığı bir anlayışın parçası olmayacağız.” açıklaması deklarasyona imza atan isimlerin bakış açısını açıkça ortaya koydu.

Bugün yaşananları sadece “gidenler” ve “kalanlar” üzerinden okumak eksik kalacaktır. Çünkü ortada iki farklı siyasi gelenek değil, aynı siyasi geleneğin geleceğine ilişkin iki farklı yol tercihi bulunuyor.

Bazen en önemli değişim, yeni bir partinin kurulması değil de yıllarca aynı hedef doğrultusunda yürüyen insanların artık o hedefe farklı yollardan ulaşabileceklerine inanmasıdır.

Bugün tartışılan isimler, partiler ve tercihler zaman içinde değişebilir. Ancak bu sürecin siyasi hafızada nasıl yer edeceğini belirleyecek olan, ayrılığın kendisinden çok, bundan sonra izlenecek yol olacak.