Siyaset çoğu zaman tartışmalarla, polemiklerle ve sert söylemlerle anılır. Oysa bazen bir adım atılır ki, bütün bu gürültünün içinden sessiz ama çok kıymetli bir mesaj yükselir. İşte AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun Eskişehir’e kazandıracağı kız çocuk evleri projesi tam da böyle bir adım.
Doğup büyüdüğü şehre bir “şefkat yuvası” armağan etmek… Bu, siyasetin ötesinde bir mesele.
Hatipoğlu, devlet koruması altındaki, bakıma muhtaç kız çocukları için 100 yatak kapasiteli bir “Kız Çocuk Evleri Sitesi” inşa edecek. Üstelik projeyi tamamen kendi imkânlarıyla yapıp, anahtar teslim şekilde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devredecek. Bu noktada atılan imza da, Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ile yapılan protokolle resmiyet kazandı.
Bir şehir için yatırım dendiğinde çoğumuzun aklına yol, köprü, sanayi tesisi ya da büyük altyapı projeleri gelir. Elbette bunlar da önemli. Ancak bir toplumun geleceğini asıl inşa eden şey, çocuklara yapılan yatırımdır. Hele ki dezavantajlı, hayata birkaç adım geriden başlayan çocuklar söz konusuysa…
100 yatak kapasiteli bir yurt belki kâğıt üzerinde bir rakam gibi görünebilir. Ama o rakamın içinde 100 ayrı hayat, 100 ayrı hikâye, 100 ayrı umut var. Sıcak bir oda, güvenli bir ortam, düzenli bir eğitim hayatı… Bir çocuğun kaderini değiştirmeye bazen bunlar yeter.
Hatipoğlu’nun açıklamalarında dikkat çeken bir vurgu var: “Milletimizin ve devletimizin bekası için yapılabilecek en kıymetli yatırımın çocuklarımıza yapılan yatırım olduğuna inanıyorum.” Bu cümle, aslında projenin bakış açısını özetliyor. Sadece bir bina değil, bir gelecek tasavvuru.
Üstelik bu adım, Hatipoğlu için ilk değil. Kamuoyunun yakından bildiği gibi, milletvekili maaşını bağışlayarak işlettiği bir aşevi de var. İhtiyaç sahiplerine sıcak yemek ulaştıran bu yapı, uzun süredir sessiz sedasız hizmet veriyor. Bugün kız çocuk evleri projesiyle ortaya konulan tabloya baktığımızda, sosyal sorumluluk anlayışının süreklilik taşıdığını görmek mümkün.
Bir diğer önemli detay ise yurdun ismi. Hatipoğlu, yapılacak tesisin adının “Aynur Hatipoğlu Kız Çocuk Evleri” olacağını açıkladı. Annesinin adını yaşatacak olması, projeye ayrı bir manevi anlam katıyor. Bir evlat için anne ismini böyle bir şefkat çatısı altında yaşatmak elbette tarif edilmesi zor bir duygu. Bu yönüyle proje, sadece sosyal değil, aynı zamanda güçlü bir vefa mesajı da içeriyor.
Eskişehir, öğrenci kenti kimliğiyle anılan, genç nüfusu yüksek bir şehir. Ancak her çocuk aynı imkânlarla büyümüyor. Devlet koruması altındaki çocukların daha modern, daha huzurlu şartlarda yetişmesi, onların eğitim hayatına ve topluma kazandırılma sürecine doğrudan etki ediyor. Bu nedenle atılan adımın uzun vadeli sosyal sonuçları olacak.
Elbette her projede olduğu gibi burada da beklenti büyük. Yapının fiziki standartlarının yanı sıra, içinde sunulacak psikososyal destek, eğitim imkânları ve rehberlik hizmetleri de belirleyici olacak. Ama başlangıç iradesi önemli. Çünkü bir şehrin geleceğine dair atılan her samimi adım, toplumsal hafızada yerini alır.
Siyaseti bir kenara bırakarak bakarsak… Bir milletvekilinin kendi imkânlarıyla şehrine 100 kız çocuğunun hayatına dokunacak bir yuva kazandırması, not edilmesi gereken bir gelişmedir. Eleştiri yapılır, değerlendirme yapılır; ama hakkı da teslim edilir.
Eskişehir’e kazandırılacak bu yuva, umarım içinde büyüyen her çocuğa güven duygusu, umut ve güçlü bir gelecek hayali verir. Çünkü bir toplumun gerçek gücü, en kırılgan bireylerine nasıl sahip çıktığıyla ölçülür.
Ve bazen bir bina değil, bir vicdan inşa edilir.