TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezonun son haftalarına girilirken şampiyonluk yarışının temposu giderek yükseliyor. Haftalar boyunca hatasız ilerleyen Kütahyaspor’un Uşakspor karşısında puan kaybetmesi, yarışın seyrini değiştiren bir gelişme oldu. Bu sonuç, uzun süredir kazanmaya devam eden ve form grafiğini zirveye çıkaran Eskişehirspor için umutların yeniden büyümesine neden oldu.

Siyah-kırmızılı ekip, Söke deplasmanında aldığı 4-0’lık galibiyetle hem galibiyet serisini 11 maça çıkardı hem de ligdeki en formda takım olduğunu bir kez daha gösterdi. Üstelik bu süreçte yalnızca hücum gücüyle değil, savunma performansıyla da dikkat çekiyorlar. Son haftalarda gol yemeyen bir takım görüntüsü veren Eskişehirspor, oyun standardını yukarı çekmiş durumda.

Teknik direktör Hakan Şapçı’nın göreve gelmesinin ardından takımın sahadaki organizasyonunun daha net bir hale geldiği görülüyor. Eskişehirspor zaten sezon boyunca hücum gücü yüksek bir takım görüntüsü veriyordu. Ancak savunma kurgusunun güçlenmesi ve takım içi disiplinin artmasıyla birlikte ortaya çok daha dengeli bir yapı çıktı.

Bugün gelinen noktada Eskişehirspor’un en büyük avantajı sahadaki oyun kalitesi ve özgüveni. Arka arkaya gelen galibiyetler hem taraftarı hem de oyuncu grubunu psikolojik olarak yukarı taşıdı. Özellikle Kütahyaspor’un puan kaybettiği bir haftada farklı galibiyet almak, Eskişehirspor cephesinde şampiyonluk umutlarını daha da canlı tuttu.

Ancak tabloya daha geniş bir açıdan bakmak gerekiyor. Matematiksel olarak avantaj hâlâ Kütahyaspor’da. Altı puanlık fark, sezonun son haftalarına girilirken önemli bir avantaj anlamına geliyor. Bu nedenle Eskişehirspor’un şampiyonluk için yalnızca kendi maçlarını kazanması yeterli olmayacak. Rakibin yaşayacağı puan kayıpları da yarışın kaderini belirleyecek.

Tam da bu noktada devreye psikolojik faktörler giriyor. Eskişehirspor’un kazanmaya devam etmesi, Kütahyaspor üzerindeki baskıyı artırabilir. Özellikle Ayvalık Gücü ve Eskişehirspor deplasmanları gibi zorlu maçlar, lider ekip için kritik sınavlar olacak.

Eskişehirspor açısından ise önemli olan beklentiyi doğru yönetmek. Futbol tarihinde büyük takımların son haftalarda yaşadığı sürprizler unutulmamalı. Baskı bazen en güçlü takımları bile zor durumda bırakabilir. Bu yüzden siyah-kırmızılı ekip için en doğru yaklaşım, hesap kitap yerine sahaya odaklanmak olacaktır.

Bugün Eskişehirspor’un önünde net bir gerçek var:
Takım formda, oyun güçlü ve camia yeniden inanmış durumda.

Şimdi yapılması gereken tek şey bu ivmeyi korumak. Çünkü futbolda bazen bir kıvılcım, bütün sezonun kaderini değiştirebilir.

Ve Eskişehirspor için o kıvılcım çoktan yanmış olabilir.