Sohbetine katılmaktan son derece haz aldığımız, her sohbetinde bizlere hayat dersi veren, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi emekli İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa YILDIRIM hocamız; “….Din nasihattir, cümlesi çok önemlidir, ancak biraz da eksiktir sanki , aynı zamanda din samimiyettir cümlesi tamamlamaktadır bu eksiği..” Şeklinde bir ifadesi olmuştu.
Samimiyetin ne kadar önemli olduğunu belirtmek için de; “ …..yaşamadığınız şeyi anlatmanın bir faydası olmaz, tesiri olmaz..” şeklinde devam etmiş, devamla da en kötü hareketin ve davranışın da “…yapmadığı şeyi konuşandır.” Şeklinde bir beyanı olmuştu.
Bu nasihat; yaşantımızda, işimizde, sosyal çevremizde tutum ve davranışımızda samimiyetin ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu adeta kafamıza dan dan diye çaktı.
İşimiz aşımız özel eğitim, özel çocuklarımıza verilen eğitim. Dünyanın en saf, en samimi, en temiz kalpli çocuklarına verilen eğitim. Yazılarımızda birey lafını kullanmak biraz daha resmi bir ifade gibi geliyor. Çocuk kelimesinin ardında yatan asıl gerçek; gerek dinen, gerekse yasalar karşısında özel çocuklarımız her yaşta, her daim çocuktur. Bunun içindir ki çocuk sıfatı daha samimi bir ifade gibi geliyor.
Yaşantımızın, inancımızın temeli mademki samimiyet. İşimizin de, özel eğitimin de temeli, samimiyet, sabır ve sevgi olmalıdır.
Tecrübelerle görüyoruz ki; sadece bir işyeri mantığı ile açılan ve sadece ticari anlamda faaliyetlerini sürdüren bir çok rehabilitasyon merkezi bu gün tarihin tozlu sayfalarına gömüldüler.
Aileler ile kurulan samimiyet, çocukların derslerinde öğretmenlerimizin samimi davranışları gerçekten çocuklarımızın eğitiminde, ilerlemelerinde, gelişimlerinde daha etkili oluyor.
Tüm bu kelamın ardından en samimi duygularla, on bir ayın sultanı mübarek ramazan ayınızı tebrik ediyor, birliğimize, beraberliğimize vesile olması temennisiyle.
Saygı, samimiyet, sevgi ve muhabbetle…