İnsanlık ne kaybetti, ne buldu da bu kadar trajik olaylar yaşıyor. Ne oldu da sevgiyi, saygıyı, insafı, merhameti yitirdi. İnsanlığın birbirine yaşattığı vahşet her geçen gün daha mı kötüye gidecek? Yoksa kötülüğün yerini hoşgörü, uzlaşı, hakkaniyet, sevgi, saygı, merhamet mi alacak… Gidişat muamma gibi görünse de iyiliğe, güzelliğe, huzura yönelişte ümit var olmalı. Elbet sağduyunun, iyi niyetin, erdemliliğin hüküm süreceği günler gelecek. Beklenen güzel günler Müslümanın Müslümanca yaşayacağı günlerdir. Yerler, gökler, yerle gök arasındaki her şey Allah’ın. İsteyen inanır, isteyen inanmaz. Allah insanı yaratmış. İyilik ve kötülükte denemek için de iradesinde serbest bırakmış. Kötülük yapanların ceza, iyilik yapanların da daha güzeliyle mükâfat alacağı Kur’an’da beyan buyrulmuş.
İnsana Allah iyilik yapması, kötülük yapmaması hususunda sorumluk yüklemiş. İyilik veya kötülüğün farkındalığı içinde akıl, hikmet vermiş. Hikmet neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamak yeteneğidir. Hikmet hükmetmek, hüküm vermek, işi zamanında, yerinde doğru yapmaktır. İşi ilminin, biliminin gereğinde hakkınca, hukukunca işlemektir. Aklın görevi ilmi, bilimi harekete geçirmektir. Allah’ın insandan istediği yaratılışın gayesinde hakkaniyetli, insaflı, merhametli davranmaktır. İslam’da hiç kimsenin bir başkasını kendisi gibi inanmaya zorlama yetkisi yoktur. Mevsimlerin oluşumu, güneşin doğup batışı gibi her coğrafi olay hikmet sahibi insana derstir. Mevsimler bile adalet ve merhametle fonksiyonlarını yerine getirirler. İtiş kakışa yer vermeden, suiistimale kaçmadan vaktinde gelir, giderler.
Güneşin doğuş ve batışı adaletle, hakkaniyetle, merhametle vuku bulmakta iken insan neyin taşkınlığını yapmakta? Taşkınlığın son bulacağı zaman Müslümanın Müslümanca davranmayı kendine ilke edindiği zamandır. Soğukla sıcağın birbirine zıtlığı dahi adaletin, merhametin tezahürüyledir. Sıcak veya soğuk merhametle, adaletle vuku bulur. Daha beş ay önce yine geldi ilkbahar, denilmişti. Bereket, bolluk olsun istenmişti. İlkbahar ile yazın iki ayı geçiverdi. Geldik, yazın son ayına… Onunda bir haftası bitti, gitti bile. Akan sular, geçen ömürler akıllıya ibret iken insan neyin azgınlığında. Müslümanın adalet ve merhameti yaşayıp insanlığın işte örnek insan dediği gün, insanlığın zulümden kurtulduğu günüdür.
İnsan, yaz ve ilkbahar ayları kadar merhamet, adalet sergilemeyi düşünmez mi? Kendinde güç bulan “Büyük balık, küçük balığı yutar.” atasözü kabilinde kendinden güçsüzü ezip geçmekte. Siyonist akımın yaşam kaynağı böyle… Siyonizm’in insanlığı sömürü ve imha ideali Müslümanın aklını başına aldığı gün son bulduğu gün olacak. Sorun Müslümanın neyi, nasıl yaşamasını bilmediğini bildiğini fark ettiği andır. Müslümanın başkalarını değil kendini sorgulayıp adaletle, merhametle yaşadığı gün insanlığın zulümden kurtulduğu gündür. İnsanlığın vahşetten kurtuluş vakti Müslümanın ileri düzey Müslümanlığı takkede, sarıkta değil akılda, hikmette, ilimde, bilimde olduğunu anladığı vakittir.
İlimsiz, bilimsiz, ilkesizlerin sokaklarda tuhaf giyimle dolaşmayı ilericilik addetmesinden Müslümanın Müslümanlığı giyim kuşamda aramasının ne farkı var gaflet, cehalet bağlamında. İnsanlık insaflı, izanlı olmadıkça trajik hadiseleri yaşamaya mahkûm. Trajik olayları insanlık sadece şimdilerde değil geçmişte de yaşadı. Gelecekte de yaşaması mukadder… İnsanın başına gelen felaketlerin hepsi de insanın kendi azgınlığından kaynaklı. Siyonist akıl parayı insani değerlerin önüne çıkardığı vakit sevgiyi, saygıyı, merhameti, adaleti öldürdüğü vakit oldu. İnsan hangi inanç mensubu olursa olsun vicdani kalitesi parasal ilişkilerde belli olur. Kılık kıyafete bakıp kanaat hâsıl etmek yanıltıcı olabilir.
İnsani değer parasal ilişkilerde belli olur. İslam Peygamberinin tavsiyesi de kişinin namazına, orucuna aldanmayın parasal ilişkilere dikkat çekmesi insanlığa önemli ikaz... İnsana insanlığını unutturacak kadar taşkınlığa sürükleyen para aşkı değilse, ne? Nuh kavmi, Musa kavmi gibi pek çok toplumlar taşkınlığı nedeniyle doğru sözlüyü yalanlamaları, dürüst davranışa mani olmaya kalkışmaları. Örneğin Nuh kavminin başına gelen tufan felaketi doğru söyleyeni yalanlamak, doğru iş yapana mani olmaya kalkışmakla geldi.
Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!