Bazı meseleler vardır; konuşuruz, yazarız, tartışırız ama dönüp dolaşıp aynı noktada kalırız. İklim krizi de tam olarak böyle bir mesele. Herkes farkında, herkes biliyor ama iş somut adıma geldiğinde çoğu zaman geri duruyoruz. O yüzden bazı sembolik hareketler var ki, küçümsenmemeli. Çünkü o sembol, aslında bir farkındalığın başlangıcıdır.

İşte Dünya Saati tam olarak böyle bir çağrı. 2007’den bu yana WWF öncülüğünde gerçekleştirilen bu küresel hareket, her yıl milyonlarca insanı aynı anda aynı amaç etrafında buluşturuyor. Bu yıl da 28 Mart 2026 Cumartesi günü saat 20.30’da, “Dünya için bir Saatini Ver” çağrısıyla ışıklar bir saatliğine kapatılacak. İlk bakışta basit bir eylem gibi görünebilir. Ama aslında mesele ışığı kapatmak değil, zihnimizde bir ışık yakabilmek. Çünkü artık mesele sadece enerji tasarrufu değil. Mesele, hızla kaybettiğimiz doğayı yeniden hatırlamak.

Bugün geldiğimiz noktada iklim krizi bir gelecek senaryosu değil, bugünün gerçeği. Kuraklık, ani hava olayları, azalan su kaynakları… Bunların hepsi hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Hal böyleyken, “Ben ne yapabilirim ki?” demek en kolay kaçış yolu. Dünya Saati ise tam tersini söylüyor: “Bir saatini ver, fark yarat.”

Türkiye’de de bu çağrı her yıl karşılık buluyor. Belediyeler, üniversiteler, kamu kurumları, spor kulüpleri… Işıklar kapatılıyor, etkinlikler düzenleniyor, mesajlar veriliyor. Ancak işin bir gerçeği var: Katılımın büyük bölümü kurumsal düzeyde kalıyor.

Eskişehir de bu şehirlerden biri. Her yıl belli kurumların katkısıyla bu çağrıya destek veriliyor. Ama açık konuşmak gerekirse, bu destek geniş kitlelere yayılan bir harekete dönüşmüş değil. Oysa Eskişehir, bu tür konularda örnek olabilecek bir şehir. Genç nüfusu, üniversiteleri, sivil toplum yapısı ve kent kültürüyle aslında böyle bir farkındalık hareketini büyütebilecek potansiyele fazlasıyla sahip.

Hele ki 2026 yılı gibi özel bir başlık varken… Eskişehir’in 2026 yılı kapsamında ortaya koyacağı vizyon, sadece kültür-sanat etkinlikleriyle sınırlı kalmamalı. Bu şehir, aynı zamanda çevre duyarlılığıyla da adından söz ettirebilir. Hatta ettirmeli. Dünya Saati bunun için iyi bir fırsat.

Düşünsenize… Sadece birkaç kurumun değil, tüm şehrin dahil olduğu bir organizasyon. Belediyeler öncülük ediyor, üniversiteler kampüslerinde etkinlikler düzenliyor, sivil toplum kuruluşları sahaya iniyor, esnaf kepenk kapatmasa bile ışığını kapatıyor, vatandaş balkonunda, evinde bu çağrıya katılıyor…

Yani mesele sadece ışıkları kapatmak değil, birlikte hareket edebilmek. Bu iş biraz da organizasyon meselesi. İyi bir çağrı, doğru bir iletişim dili ve samimi bir sahiplenmeyle Eskişehir’de bu hareket neden büyümesin? Sosyal medyada yapılacak etkili bir kampanya, yerel basının güçlü desteği, kurumların koordinasyonu… Aslında tablo çok da zor değil. Yeter ki istenilsin.

Çünkü Eskişehir daha önce bunu yaptı. Birçok sosyal sorumluluk projesinde, kültürel etkinlikte, dayanışma çağrısında bu şehrin nasıl kenetlendiğini gördük. Aynı refleks neden Dünya Saati için de gösterilmesin?

Üstelik bu sadece bir saatlik bir eylem. Ama etkisi, o bir saatle sınırlı değil. O bir saat, bir alışkanlığın başlangıcı olabilir. Enerji tüketiminden günlük yaşama, bireysel tercihlerden toplumsal bilince kadar birçok şeyi yeniden düşünmemize vesile olabilir.

Belki de asıl mesele tam olarak bu. Bir saat durup düşünmek… Ne tüketiyoruz, nasıl yaşıyoruz, doğaya ne kadar zarar veriyoruz? Ve daha önemlisi, bunu değiştirmek için gerçekten ne yapıyoruz?

Dünya Saati bu soruları hatırlatıyor. Bu yüzden bu yıl Eskişehir için küçük ama anlamlı bir hedef konulabilir: Kurumsal katılımın ötesine geçmek. Bu işi biraz daha sahiplenmek. Bir “etkinlik” olmaktan çıkarıp bir “harekete” dönüştürmek.

Çünkü bu şehir bunu yapabilecek kapasiteye sahip. Ve açık söylemek gerekirse, Eskişehir’e de bu yakışır. 28 Mart akşamı ışıklar bir saatliğine kapanacak. Ama asıl mesele, o ışıklar yeniden yandığında neyin değişeceği.

Eğer hiçbir şey değişmiyorsa, o bir saat sadece karanlıkta geçen bir zaman dilimidir. Ama eğer o bir saat bir farkındalık yaratıyorsa, işte o zaman gerçekten bir anlamı vardır. Belki de bu yıl, Eskişehir için o yıl olur.