Bazı insanlar vardır; sesiyle değil, duruşuyla iz bırakır. Ayhan Taşçı da onlardan biriydi. İlk kez kendi hazırladığım maç önü ve maç sonu yayınlarında yanımda, tecrübesi ile yanımda oldu. Her zaman yol gösteren, dinleyen ve cesaret veren bir ağabeydi. Kibar, naif ve nezaketini hiç kaybetmeyen bir insandı. Sezon boyunca iç saha maçlarında da deplasman yollarında da birçok kez bir araya geldik. Konumuz çoğu zaman Eskişehirspor'du. Çünkü onun için Eskişehirspor sadece bir futbol takımı değildi; adeta ömrünü adadığı bir sevdaydı. Geçen sezon, Eskişehirspor'un gol yollarındaki en önemli isimlerinden Mehmet Fuat Gölbaşı'nın takımdan ayrılmasını hiç istemiyordu. "Böyle karakterli ve golcü oyuncular kolay bulunmaz." derdi. Ama ne olursa olsun, bu takımın sezon sonunda şampiyon olacağına yürekten inanıyordu. O inancını hiç kaybetmedi. Bugün geriye dönüp baktığımda aklımda en çok, deplasman ve maç sonlarında edilen koyu Eskişehirspor sohbetleri, maçlardan sonra yaptığımız değerlendirmeler ve o samimi gülümsemesi kalıyor. Bazen insanlar yaptıkları görevlerle değil, bıraktıkları izlerle hatırlanır. Ayhan Abi de geride tam olarak bunu bıraktı. Her şey için teşekkür ederim hocam... Mekânın cennet, ruhun şad olsun. Seni; nezaketinle, iyi kalbinle ve Eskişehirspor'a duyduğun tarifsiz sevdayla hatırlayacağız.