Yerel yönetimlerde vatandaşların yönetime katılması uzun yıllardır konuşulan bir konu. Ancak iş konuşmaktan uygulamaya gelince ortaya çok fazla örnek çıkmıyor. Bu nedenle Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin geçen yıl başlattığı Bi'Fikirle Eskişehir uygulamasını önemli buluyorum. Çünkü bu proje, vatandaşların sadece hizmet alan değil, aynı zamanda şehrin geleceğine yön veren bir paydaş olabileceğini gösterdi. Geçen yıl binlerce kişinin katılımıyla belirlenen 26 proje, bugün birer birer hayata geçirilmeye başladı. Daha da önemlisi, kalan projeler için çalışmaların sürüyor olması vatandaşın verdiği fikrin gerçekten karşılık bulduğunu ortaya koyuyor.
Hepimizin yaşadığı şehirle ilgili düşünceleri vardır. Kimi trafikten şikâyet eder, kimi kaldırımların durumundan, kimi parkların yetersizliğinden yakınır. Bazıları gençler için daha fazla sosyal alan isterken, bazıları kültür ve sanat etkinliklerinin artmasını talep eder. Günlük hayatın içerisinde sık sık "Şuraya şöyle bir çalışma yapılsa çok iyi olur" dediğimiz anlar yaşarız. Ancak bu fikirlerin büyük bölümü birkaç sohbetin ardından unutulur gider. İşte katılımcı bütçe uygulamasının en önemli tarafı da burada ortaya çıkıyor. İnsanlara sadece konuşma değil, önerilerini doğrudan karar alma süreçlerine taşıma fırsatı sunuyor.
Geçen yıl seçilen projelere baktığımızda bunun somut sonuçlarını görmek mümkün. Porsuk Çayı ve köprülerinin aydınlatılması için çalışmalar başladı. Ücretsiz dijital eğitim platformları hayata geçirildi. Yaş almış vatandaşlara yönelik sosyal yaşam alanları oluşturuldu. Bunların tamamı vatandaşlardan gelen öneriler arasından çıktı. Yani belediye bir yandan yatırım yaparken diğer yandan vatandaşın sesine kulak verdi. Günümüzde birçok kişinin yöneticilerden beklediği anlayış da zaten tam olarak bu; dinleyen, değerlendiren ve uygulanabilir olanı hayata geçiren bir yönetim modeli.
Şimdi ise yeni bir dönem başladı. 2027 bütçesinde yer alması istenen projeler için başvurular alınmaya başlandı. Aslında bugün yapılan çağrı sadece proje toplama çağrısı değil. Aynı zamanda Eskişehirlilere "Bu şehrin geleceğinde senin de söz hakkın var" mesajı veriliyor. Bence bu mesaj oldukça değerli. Çünkü şehirler yalnızca belediye başkanlarının ya da bürokratların masa başında aldığı kararlarla gelişmez. O şehirde yaşayan insanların deneyimleri, ihtiyaçları ve fikirleri de en az teknik raporlar kadar önemlidir.
Elbette her öneri hayata geçmeyecek. Her fikir uygulanabilir olmayabilir. Ancak önemli olan insanların düşüncelerini paylaşabilecekleri bir mekanizmanın kurulmuş olmasıdır. Çünkü bazen tek bir fikir bir mahallenin kaderini değiştirebilir. Bazen küçük görünen bir öneri, binlerce insanın hayatını kolaylaştıran bir projeye dönüşebilir. Geçen yıl yaşanan süreç bunun en güzel örneği oldu.
Bu nedenle Eskişehirlilerin bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Sosyal medyada eleştirmek, eksikleri konuşmak ya da yapılması gerekenleri sıralamak elbette kolay. Ancak çözümün bir parçası olmak çok daha kıymetli. Eğer yaşadığınız şehir için bir fikriniz varsa, bunun değerlendirilmesi için önünüzde bir fırsat bulunuyor. O yüzden ben de çağrıyı tekrarlayayım; Eskişehir için fikri olan gelsin. Belki de yarının Eskişehir'ine yön verecek fikir sizin fikrinizdir.
