Toplum olarak zaman zaman büyük kampanyaların, dev projelerin peşinden koşuyoruz. Oysa bazı değişimler vardır ki ne betonla ne de büyük bütçelerle olur. Bir çocuğun yüzündeki gülümseme, kendisini güvende hissetmesi, "Benim de bir ailem var." diyebilmesi işte bunlardan biridir. Koruyucu ailelik tam da bunun adıdır.

Ne yazık ki bugün hâlâ devlet korumasına ihtiyaç duyan binlerce çocuk var. Sevindirici olan ise binlerce ailenin de bu çocuklara kapılarını açmış olması. Bugün ülkemizde 11 bini aşkın çocuk, 9 bini aşkın koruyucu ailenin yanında büyüyor. Bu rakamlar umut veriyor ama yeterli değil. Çünkü her çocuğun sıcak bir yuvaya kavuşma hakkı var.

Koruyucu ailelik evlat edinmek değildir. Bir çocuğun hayatına sevgiyle dokunmak, ona güven vermek, geleceğe daha güçlü hazırlanmasını sağlamaktır. Belki de en önemlisi, ona yalnız olmadığını hissettirmektir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın yıllardır himaye ettiği Gönül Elçileri Projesi de tam olarak bu farkındalığı büyütüyor. Yıllardır yürütülen çalışmalar sayesinde toplumda koruyucu aile bilinci her geçen gün artıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın bu konudaki çalışmaları da umut verici sonuçlar ortaya koyuyor.

Eskişehir'in de bu konuda örnek şehirlerden biri olmasını gönülden isterim. Vali Dr. Erdinç Yılmaz'ın eşi Doç. Dr. Şenay Yılmaz'ın Gönül Elçileri Koruyucu Aile Vizyon Çalıştayı’nde yaptığı değerlendirmede söylediği gibi, aile olmak sadece biyolojik bağlarla açıklanabilecek bir kavram değildir. Sevgiyle, fedakârlıkla ve sorumlulukla kurulan her yuva bir çocuğun geleceğine ışık olabilir.

Belki de bugün bu yazıyı okuyan bir aile, koruyucu aile olmayı ilk kez ciddi ciddi düşünecek. Belki de bir çocuk için yeni bir başlangıcın ilk adımı atılacak.

Unutmayalım... Bir çocuğun ihtiyacı bazen sadece sıcak bir oda değildir. Onu bekleyen bir ses, sarılabileceği bir omuz, başarılarını alkışlayacak bir aile de en az bunun kadar değerlidir.

Toplumun gücü sadece ekonomisiyle, sanayisiyle ya da şehirleriyle ölçülmez. En çok da çocuklarına nasıl sahip çıktığıyla ölçülür.

Koruyucu aile olmak herkes için mümkün olmayabilir. Ancak koruyucu aileliğin önemini anlatmak, bu konuda farkındalık oluşturmak ve bu iyilik hareketine destek vermek hepimizin yapabileceği bir iştir.

Çünkü bir çocuğun hayatına dokunmak, belki de dünyayı değiştirmenin en güzel yoludur.