Eğitimde yıllardır konuştuğumuz ama bir türlü çözemediğimiz bir mesele var: Okulların ihtiyaçları nasıl karşılanıyor?
Millî Eğitim Bakanlığı okullara ödenek gönderiyor. Peki, o zaman velilerden neden hâlâ bağış isteniyor?
İşte asıl sorulması gereken soru bu!
Bir veli çocuğunu okula gönderirken yalnızca eğitim masraflarını değil, okulun eksiklerini de düşünmek zorunda kalıyorsa burada ciddi bir sistem problemi var demektir…
Elbette okulların ihtiyaçları bitmez. Bir okulun boyası yapılır, sıraları yenilenir, bilgisayar gerekir, temizlik malzemesi gerekir, tuvaletin tamiri gerekir, bahçenin düzenlenmesi gerekir. Bunların hepsi hayatın gerçekleri…
Ama devletin eğitim politikası açısından bakıldığında temel mesele şudur:
Devlet okulu, devletin sorumluluğunda değil midir?
Veliden gönüllü olarak bağış istenmesi başka bir şeydir, velinin “Çocuğum mağdur olmasın” düşüncesiyle kendisini para vermek zorunda hissetmesi başka bir şeydir…
Bugün ekonomik şartların ne kadar ağır olduğunu hepimiz biliyoruz. Birçok aile kira, fatura, gıda, ulaşım ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Böyle bir ortamda okul ihtiyaçları için sürekli velinin kapısının çalınması, özellikle dar gelirli aileler üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor…
Daha da önemlisi, bu durum okullar arasında eşitsizlik yaratıyor...
Veli profili güçlü olan bir okul daha fazla bağış toplayabiliyor. Gelir seviyesi düşük mahalledeki okul ise aynı imkâna sahip olamıyor…
Sonuç?
Aynı şehirde, aynı devletin çatısı altında bulunan iki okul arasında imkân farkı oluşuyor…
Bir okulun sınıfı teknolojik donanımla yenilenirken, başka bir okulda öğrenciler hâlâ temel ihtiyaçların karşılanmasını bekliyorsa burada yalnızca “bağış” meselesini değil, eğitimde fırsat eşitliğini konuşmamız gerekir…
Ödenek nereye gidiyor?
Burada Milli Eğitim Müdürlüğüne ve velilere de açık ve net bilgi verilmesi gerekiyor…
Okullara ne kadar ödenek gönderiliyor?
Hangi okul ne kadar para alıyor?
Bu para hangi ihtiyaçlar için kullanılıyor?
Okulun yıllık gerçek ihtiyacı ne kadar?
Velilerden ne kadar bağış toplanıyor?
Toplanan bağışlar hangi kalemlere harcanıyor?
Bu soruların cevabı şeffaf biçimde ortaya konulmalı…
Çünkü kamu kaynakları söz konusu olduğunda; “Merak etmeyin, ihtiyaçlar karşılanıyor” demek yeterli değil…
Vatandaş bilmek ister…
Veli bilmek ister…
Öğretmen bilmek ister…
Bağış gönüllülükten
çıkarsa sorun başlar
Kimse okulların velilerden hiçbir şekilde destek almaması gerektiğini savunmuyor…
Bir veli, okuluna gönüllü olarak katkı yapmak isteyebilir. Bu güzel ve değerli bir davranış…
Ancak bağışın gönüllülük sınırından çıkıp, velinin üzerinde bir baskıya dönüşmesi kabul edilemez…
Çocuğu okuyan bir anne veya baba, “Ben para vermezsem çocuğumun okulunda bir eksiklik yaşanır mı?” diye düşünüyorsa ortada çözülmesi gereken bir problem var...
Çünkü eğitim hakkı, ailenin ekonomik gücüne göre değişmemeli…
Parası olan çocuğun okulu başka, olmayanın okulu başka olmamalı...
Devlet okulunda eğitim gören çocukların tamamı eşit imkânlara sahip olmalı...
Çözüm belli: Şeffaflık ve merkezi destek
Bence yapılması gereken çok basit…
Her okulun ihtiyaçları düzenli olarak çıkarılmalı…
Ödenekler ihtiyaçlara göre belirlenmeli…
Gönderilen para ve yapılan harcamalar şeffaf biçimde açıklanmalı…
Veliden bağış talep ediliyorsa bunun kesinlikle gönüllülük esasına dayanması sağlanmalı…
Hiçbir veli ekonomik gücü nedeniyle kendisini mahcup, baskı altında veya çaresiz hissetmemeli…
Çünkü okul sadece dört duvardan ibaret değil…
Okul, çocuğumuzun geleceğidir…
Ve bir ülkenin geleceği, velinin cebinden çıkan paranın miktarına göre şekillenmemelidir…
Burada ne okul yöneticilerini hedef göstermek ne de öğretmenleri suçlamak doğru olur. Asıl tartışılması gereken sistemdir…
Okul yöneticisine yeterli kaynak verilmezse o yönetici ne yapacak?
İhtiyacı olan malzemeyi nasıl alacak?
Tamir gereken yeri nasıl yaptıracak?
Öğrencinin ihtiyacını nasıl karşılayacak?
Sonunda dönüp dolaşıp veliye gidiliyorsa, sorun yalnızca okul yönetiminde değil, sistemde sorun vardır…
O halde artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
“Madem okullara ödenek gönderiliyor, velilerden neden hâlâ bağış toplanıyor?”.
Bu sorunun cevabı açık, belgeli ve şeffaf biçimde verilmeli...
Çünkü eğitimde tasarruf olur, planlama olur, denetim olur…
Ama çocuğun eğitim hakkının bedeli velinin ekonomik gücüne bağlanamaz…
Bir ülkede okulun eksikleri velinin cebine, geleceği ise çocuğun hayaline bırakılıyorsa, orada yalnızca bütçeyi değil, eğitim sisteminin kendisini de yeniden düşünmek gerekir…
* * *
Ağustos ayının başından beri veliler, “okul idaresi bizden ödeyemeyeceğimiz yüksek miktarda bağış talep ediyor” diye bağırıyor. Ancak ne vali ne de İl Milli Eğitim Müdürü ‘bu yasal veya yasal değildir’ demiyor…
*****