Bir toplumun aklıselim insanları olduğu gibi şarlatan da olabilir. Şarlatan tipler birilerinin kutsallarına hakaret etmeyi, aşağılamayı kendisine çıkar kapısı edinmedin şovunda olan kişilerdir. Başkalarının milli, dini, ailevi veya rızık mevzuu gibi değerlerini aşağılamak için dil uzatanlar kendilerine çıkar kapısı açmak için etrafında kendini bilmez bir güruh oluşturmanın çabasında olan zevatlardır. Bu tür densizlerin aveneleri kendi kişiliklerinin o kişiden daha beter olduğunu alkışlarla dille getiren dalalet güruhudur. Bu tipler istismarcıdır. Sanat, mizah vesaire adıyla tellallık yapan istismarcılar genelde bir işin yasal olmayan biçimiyle vurgun peşinde koşan, insanları kandırarak çıkar sağlamak için taraftar toplamaya çabalayan tiplerdir. İnsanın el emeği, alın teri, göz nuru, aklının eseriyle varlığını meşru idamesi kadar şerefli uğraş olabilir mi?

Dinli, dinsiz, inançlı, inançsız hiç kimsenin bir başkasının dini, milli, ailevi ve ekmeğiyle ilgili alay etmek, hakarette bulunmak hakkı değildir. İslam dininin yüceliği ve evrenselliğinin biri de başkasının inancına ya da inançsızlığına saygılı, hoşgörülü olmayı emretmesidir. Hz. Peygamber: “Başkalarının inancına saygılı olun ki, başkaları da sizin inancınıza saygılı olsun. Başkasının annesine söven kendi annesine sövmüştür!” ifadeleri ile ikazda bulunmuş. Enam suresi ayet 108’de mealen Allah: “…Onların Allah’tan başka yalvardıkları tanrılarına sövmeyin. Onlarda cahillikleri nedeniyle haddi aşıp Allah’a sövmesinler. Biz, her topluluğa yaptığı işi kendilerine süslü gösterdik…” şeklinde toplumsal uyumun bozulmaması konusunda uyarıyor. Eskiden: “Deliyi alkışlayarak şımartmayın. Sonra bir kuyuya bir taş atar da kırk akıllı çıkaramaz.” derlerdi.

Evrensel insan hakları zaviyesinden bakıldığında kutsal değerlere densiz saldırılar ilkel düşünceli, savsatalı kafalıların işidir. Bu türlü davranışlar ister sanat, ister siyaset adına olsun cehaletten, dalaletten başka bir ürün değildir. Böyleleri toplumda kargaşa çıkararak halkı birbiriyle çatıştırmaya çalışan provokatör tiplerdir. Bu tipler dini, milli, ailevi veya çalışma hayatıyla ilgili insanların kutsal değerlerine fesat pisliği atmayı sanat sayarlar. Bu tiplerin şerrinden, tefrikasından toplumu koruyan iyi ki devletin kanunları, kuralları var. Bu tipler ne ilmi, ne bilimi tanırlar. Amaçları kendilerine menfaat sağlamak uğruna sanatı da, dini de, ulusalcılığı da, laikliği de, milliyetçiliği de kullanmaktır. Çağdaş, demokrat, mütedeyyin ve milliyetçi kültürle yetişen insan başkasının görüşüne, inancına, milli ve manevi değerlerine saldırır mı?

Medeni toplumlarda her hangi bir cenaze korteji görüldüğünde cenaze kim olursa olsun ayağa kalkılır. Sessizce o mevta hakkında hayır dua edilir. Aklı güdük, bilgisi kıt, ufku dar, düşüncesi fukara olan kafanın laikliğin ne demek olduğunu bilmediği cahilane tutumundan belli olur. Laiklik başkalarının inancına saygılı olmaktır. Her inanç kesiminin bir başka inanç sahibine hoşgörülü, tahammüllü olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti halkının büyük çoğunluğu Müslüman ama pek çok farklı inanca sahip vatandaşları da olan laik bir devlettir. Hangi inançtan olursa olsun her inanç sahibinin inanç güvencesi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin laiklik garantörlüğü altındadır. Türkiye Cumhuriyetti Devleti hiçbir illegal faaliyete pabuç bırakmaz. Hiç kimsenin bir başkasını aşağılamasına müsaade etmez. Herkesin meşru hakları aklı, canı, malı, iffeti ve inancı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvencesi altındadır.

Bir hukuk sisteminin teşkili aklın, canın, malın, inancın, iffetin korunmasına yönelik değilse o hukuk evrensel hukuk sisteminden geridir. Türk halkını birbiriyle çatıştırmaya, toplumsal kaosa sürüklemeye hiçbir gücün takati yetmez. Bu halk, inancı ne olursa olsun hadsizlik yapmayan herkesi sever ve saygılı davranır. Pek çok kez art düşünceliler bu milleti birbirinin üzerine kışkırtmaya çalıştılar ama pis emellerine ulaşamadılar. Bu millet alevisiyle, sunisiyle, kürdiyle, türküyle, lazı, tatarı, çerkezi ile şerefli bir millet olarak dünya milletlerine örnek olmayı başarmış millettir. Bu millet aklıselim oldukça bekasına, bahtiyarlığına hiçbir güruh gölge düşüremez!

Ömrünüz uzun, kazancınız bereketli olsun! Hoşça kalın! Dostça kalın!