Dünya değişiyor. Meslekler değişiyor. Bundan on yıl önce hayatımızda olmayan birçok kavram bugün iş dünyasının merkezinde yer alıyor. Yapay zeka, büyük veri, dijital oyun, veri analitiği, yazılım geliştirme... Artık geleceği konuşurken bunları görmezden gelmek mümkün değil. İşte tam da bu noktada üniversitelerin görevi yalnızca diploma vermek değil, geleceğin insanını yetiştirmektir.
Anadolu Üniversitesi de tam olarak bunu yapıyor.
2026-2027 akademik yılında açılan 15 yeni ön lisans ve lisans programı, aslında üniversitenin geleceği doğru okuduğunu gösteriyor. Yapay zekadan veri bilimine, ön yüz ve arka yüz yazılım geliştirmeden büyük veri analistliğine, dijital oyun tasarımından açıköğretimde yapay zeka destekli kodlamaya kadar uzanan geniş bir yelpaze oluşturulmuş durumda. Üstelik bu programlar için ayrılan 990 kontenjan da gösteriyor ki bu yalnızca sembolik bir adım değil, güçlü bir vizyonun başlangıcı.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel'in yaklaşık 3 bin yeni öğrencinin üçte birinin bu yeni nesil programlarda eğitim göreceğini açıklaması da oldukça önemli. Çünkü artık üniversitelerin başarısı sadece öğrenci sayısıyla değil, mezunlarının geleceğin dünyasında ne kadar söz sahibi olacağıyla ölçülüyor.
Benim ayrıca dikkat çekmek istediğim başka bir nokta daha var. Yusuf Adıgüzel de bu fakülteden mezun bir isim. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi mezunu olan bir rektörün, mezun olduğu üniversiteyi geleceğe hazırlamak adına böylesine önemli adımlar atması ayrıca kıymetli. Kendi okulunun ruhunu bilen, ihtiyaçlarını yakından tanıyan bir yönetim anlayışının üniversiteye değer kattığını düşünüyorum.
Açıköğretim tarafında yapılan yenilikler de en az örgün eğitim kadar önemli. Yapay Zeka Destekli Kodlama ile Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı programlarının açılması, sadece üniversite adaylarına değil, farklı mesleklerde çalışan ve kendini geliştirmek isteyen herkese yeni fırsatlar sunuyor. Günümüzde yaşam boyu öğrenme artık bir tercih değil, zorunluluk. Anadolu Üniversitesi de bu alandaki öncülüğünü yeni programlarla güçlendiriyor.
Eskişehir yıllardır "öğrenci şehri" olarak anılıyor. Ancak artık bu unvanın içini sadece öğrenci sayısıyla değil, verilen eğitimin niteliğiyle de doldurmak gerekiyor. Geleceğin mesleklerine yönelik programların Eskişehir'de açılması; şehrin teknoloji, girişimcilik ve yazılım ekosistemini de besleyecek önemli bir gelişme olacaktır.
Üniversite tercih edecek gençlere de küçük bir tavsiyem var. Artık sadece bölüm ismine değil, mezun olduğunuzda sizi nasıl bir dünyanın beklediğine bakın. Çünkü geleceğin rekabeti, bugünün popüler meslekleriyle değil, yarının ihtiyaç duyacağı yetkinliklerle şekillenecek.
Anadolu Üniversitesi de görünen o ki bu değişimi beklemek yerine yön vermeyi tercih ediyor. Bana göre asıl önemli olan da tam olarak budur. Çünkü geleceği tahmin edenler değil, geleceğe hazırlananlar kazanır.