Eskişehirspor’un Uşakspor deplasmanında 2-0’dan 2-2’ye gelerek 1 puanı kurtarması, ilk bakışta önemli bir geri dönüş olarak yorumlanabilir… Nitekim 71. dakikada kazanılan penaltıyı Beykan Şimşek usta bir vuruşla gole çevirdi. 86. dakikada Beykan Şimşek’in ortasında Atalay Yıldırım kafa ile topu ağlara göndererek skoru 2-2 yaptı. Bu gol Eskişehirspor’a hayat verdi...
Ancak maçın skoruna bakıp geçmek, Eskişehirspor’un asıl problemlerini görmezden gelmek olur…
Çünkü mesele yalnızca iki puanın kaybedilmesi değil. Mesele, sahada ortaya konulan futbolun şampiyonluk hedefiyle ne kadar örtüştüğüdür…
ORTA SAHA YOKSA DEFANS NEDEN ŞAŞIRSIN?
Eskişehirspor’un en büyük problemlerinden biri artık net şekilde görülüyor: Orta saha ve özellikle savunma…
Topa sahip olduğunuzda sürekli yana ve geriye oynuyorsunuz, rakip savunmanın dengesini bozacak üretkenliği ortaya koyamıyorsunuz, hücum oyuncularınız yalnız ve etkisiz kalıyor...
Daha da önemlisi, orta saha ile savunma arasındaki bağlantı koptuğunda defans oyuncularınız rakibin atakları karşısında daha fazla açık vermeye başlıyor...
Uşakspor maçında bunlar çokça görüldü...
Eskişehirspor'un kaliteli ve diri bir kadrosu var. Fakat iyi oyunculardan oluşan bir takım ile doğru kurgulanmış bir takım aynı şey demek değildir…
Bana göre sorun oyuncudan çok kurgu ve sistem sorunudur…
Yani geniş bir yelpazeden bakarsak, sorun dönüp dolaşıp teknik kadroya geliyor...
MEHMET BAĞLIM, MERT BAŞER VE AHMET DERELİ
Eskişehirspor, Mehmet Bağlım, Mert Başer ve Ahmet Dereli gibi isimlerin olmadığı veya ilk 11'de başlamadığı karşılaşmalarda orta sahada ciddi sıkıntılar yaşıyor…
Bu isimlerin sahadaki varlığı elbette tek başına bütün sorunları çözmez…
Ancak takımın pas bağlantısına, oyunun aksiyon ve hücum organizasyonuna katkıları göz ardı edilemez…
Tekrar tekrar aynı problemi yaşamak ise artık tesadüf olmaktan çıkıyor.
Geçen hafta Alanya 1221 Spor Kulübü karşısında alınan 4-0'lık galibiyete rağmen tribünlerin oynanan futboldan pek memnun kalmaması da bunun göstergesiydi…
Skor güzeldi…
Ama oyun alarm vermişti...
Uşak'ta ise o alarmın sesi kulaklarımıza ve gözlerimize daha belirgin geldi...
BUZ GİBİ GOLDÜ!
Karşılaşmanın ilk yarısının son dakikasında Eskişehirspor'un attığı ancak faul gerekçesiyle iptal edilen gol ise maçın en çok tartışılacak pozisyonlarından biri…
Omuz omuza mücadelede Uşaksporlu futbolcu kendisini yere bıraktı, hakem faul kararı verdi ve gol iptal edildi. Şayet VAR olsaydı hakem belki golü vermek zorunda kalırdı…
Dakika 45.
Skor hâlâ 0-0...
Pozisyonlara bakıldığında Eskişehirspor cephesinin, “Bu gol neden verilmedi?” diye sorması son derece anlaşılır…
Bana göre gol temizdi. Buz gibi goldü…
Futbolda hakem hataları olur…
Ancak şampiyonluk hedefleyen bir takımın kaderini etkileyebilecek kararlar söz konusu olduğunda, bu pozisyonların üzerinde daha fazla durmak gerekir…
Neyse ki henüz sezonun başındayız...
Unutmayalım, geçen sezon yaşanılan hakem hataları nedeniyle Siyah-Kırmızılı Kulübün çok canı yandı.
Ankara’da lobin yoksa yandı gülüm keten helva...
Ve son yıllarda sıkça kullanılan ve futbol literatürümüze yerleşen oldukça manidar bir özdeyiş var: Futbol yalnız sahalarda oynanmıyor (!)
TARAFTARA GAZ, TAKIMA BASKI!
Bir başka konu ise Eskişehirspor taraftarlarının tribüne alınmaması…
Tribünün bir bölümünün boş kalması, dışarıda siyah-kırmızılı taraftarların bekletilmesi ve yaşanan müdahaleler kabul edilebilir görüntüler değil…
Taraftar neden içeri alınmadı?
Eğer güvenlik gerekçesi varsa bunun açık ve anlaşılır biçimde kamuoyuna anlatılması gerekir…
Taraftarı dışarıda bırakmak, sorunu çözmek yerine büyütür…
Hele ki tribünlerin yarısı boşken, dışarıda takımını desteklemek isteyen taraftarların bekletilmesi Eskişehirspor camiasının hafızasında hoş bir görüntü bırakmamıştır...
Güvenlik elbette önemlidir…
Taşkınlığa da müsamaha gösterilemez...
Ama her zaman taraftarı topluca cezalandırmakla bu sorunlar asla çözülemez...
BEYKAN ŞİMŞEK UMUDU DİRİ TUTTU
Maçın hakkını teslim etmek gerekirse Eskişehirspor, 2-0'dan sonra oyundan kopmadı…
69. dk. da Ahmet Dereli’nin ceza sahasında yerde kalmasıyla kazanılan penaltıyı 70. dakikada topun başına geçen Beykan Şimşek gole çevirerek farkı bire indirdi: 2-1…
Eskişehirspor’un baskılı oyunu 86. dakikada sonuç verdi. Beykan Şimşek’in ortasında sonradan oyuna giren Atalay Yıldırım, düzgün bir kafa vuruşuyla topu ağlara göndererek skoru 2-2 yaptı…
İki gol, bir puanı kurtardı…
Ama asıl dikkat çekici olan ise Eskişehirspor'un 2-0'dan sonra gösterdiği reaksiyondu…
Demek ki bu takımda mücadele gücü var…
Demek ki kalite var…
O halde soru şu:
Neden bu reaksiyonu maçın başından itibaren göremiyoruz?
ŞAMPİYONLUK İSTİYORSAK…
Şampiyonluk hedefi olan bir takım, rakibine 2-0 geriye düştükten sonra reaksiyon göstermek zorunda kalmamalı…
Eskişehirspor'un savunmadaki bireysel hataları ve orta saha-defans arasındaki kopukluğu artık çözmesi gerekiyor…
Çünkü sezon ilerledikçe telafisi olmayan puan kayıpları yaşanabilir...
Bugün Uşak'ta 2-0'dan 2-2'ye dönersiniz, yarın başka bir deplasmanda aynı reaksiyonu gösteremeyebilirsiniz…
Şampiyonluk, sadece kaliteli oyuncularla kazanılmaz…
Doğru kadro seçimi, doğru oyun planı, doğru oyuncu dağılımı ve saha içerisinde birbirini tamamlayan organizasyon ve özveri gerekir…
Eskişehirspor'un kadrosu yetenekli oyuncularıyla bu ligin üzerinde olabilir…
Ama sahada sergilenen oyun da kadronun kalitesi ile örtüşmeli..
Yani Teknik Direktör Ergün Şapcı geçen sezondan da dersler çıkararak henüz vakit geçmeden gereken tedbirleri almalı...
ARMANIN SORUMLULUĞU AĞIRDIR
Bu takımın formasını giyen, teknik heyette görev yapan, yönetimde bulunan ve tribünde destekleyen herkesin ortak bir sorumluluğu var.
Çünkü burada sıradan bir takım mücadelesinden bahsetmiyoruz…
Eskişehirspor formasından ve armasından bahsediyoruz…
Geçmişte yaşananları yeniden yaşamamak için herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu hissetmeli ve görülen eksikliklerin üzerine ivedilikle gidilmesi kaçınılmaz…
Uşakspor karşısında 2-0'dan 2-2'ye dönmek karakter göstergesidir. Ama aynı zamanda ciddi bir uyarıdır…
Eskişehirspor'un artık sadece skor üretmesi değil, futbol üretmesi gerekiyor…
Orta saha düzeltilmez, savunma ile orta saha arasındaki kopukluk giderilmez ve bu oyunun üzerine koyulmazsa, geçen sezon yaşanan sıkıntıların yeniden kapıyı çalması hiç de uzak bir olasılık değildir…
Ve bu kez “Neden olmadı?” demeden önce, geçtiğimiz sezon yaşadığımız hayal kırıklığını tekrar yaşamamak için;
“Nerede yanlış yaptık?” sorusunun cevabını bugünden vermek gerekiyor…
* * *