Eskişehirspor’da Bolu kampı tamamlandı. Takım yeniden Eskişehir’e döndü, futbolcular kısa bir iznin ardından çalışmalarına kendi tesislerinde devam edecek. Kısacası sezon öncesi hazırlıklarının en önemli bölümlerinden biri geride kaldı.

PEKİ KAMP NASIL GEÇTİ?

Bence bu soruya verilecek ilk cevap net: İyi geçti.

Elbette hazırlık maçlarında alınan sonuçları tek tek masaya yatırıp, “Şu maç kazanıldı, bu maç kaybedildi” diyerek değerlendirme yapmak mümkün. Ancak sezon öncesi kamp dönemlerinde skor tabelasına fazla anlam yüklemek bana hiçbir zaman doğru gelmedi. Çünkü bugün kazanılan bir hazırlık maçının 6 Eylül’de Eskişehirspor’a puan olarak dönmeyeceğini hepimiz biliyoruz.

ASIL MESELE TAKIMIN NE KADAR HAZIRLANDIĞI.

Hakan Şapcı ve ekibi açısından Bolu kampı, yeni kurulan kadroyu birbirine alıştırmak için çok önemliydi. Çünkü Eskişehirspor geçtiğimiz sezondan farklı olarak ciddi bir değişimin içerisine girdi. Kadroya çok sayıda yeni futbolcu dahil edildi. Ben daha önce de bu kadar geniş çaplı değişikliklere mesafeli olduğumu söylemiştim. Geçtiğimiz sezon hücum ve savunma rakamlarıyla başarılı olmuş bir takımın üzerine yaklaşık 15 transfer yapılması doğal olarak beraberinde bazı soru işaretleri getiriyor. Kaynak metinde de Eskişehirspor’un yoğun transfer politikası ve hazırlık maçlarında skor yerine oyuncuların teknik direktörün istediği oyuna ne kadar uyum sağladığının önemli olduğu vurgulanıyor. Ama artık transfer sayısını tartışmanın zamanı yavaş yavaş geride kalıyor. Çünkü elde bir kadro var.

VE BU KADRONUN HEDEFİ BELLİ: ŞAMPİYONLUK.

Bolu kampında benim en fazla önemsediğim nokta da bu kadronun birlikte geçirdiği süre oldu. Yeni gelen oyuncuların birbirini tanıması, teknik heyetin futbolcuların özelliklerini görmesi, saha içindeki rekabetin artması ve Hakan Şapcı’nın kafasındaki ideal 11’e yaklaşması açısından kamp son derece değerliydi. Üstelik kamp boyunca ciddi bir sakatlık probleminin yaşanmaması da sezon öncesi adına önemli bir kazanım. Hazırlık maçlarında zaman zaman iyi görüntüler ortaya çıktı. Bazı genç isimler dikkat çekti, forma rekabeti arttı. Özellikle hücum hattındaki alternatiflerin çoğalması teknik heyetin elini güçlendirdi. Eskişehirspor’un geçtiğimiz sezon zaman zaman yaşadığı “kulübeden oyunu değiştirecek isim” sıkıntısının bu yıl daha az yaşanabileceğini düşünüyorum. Ancak burada bir tehlike var.

KADRONUN GENİŞ OLMASI HER ZAMAN AVANTAJ DEĞİLDİR.

Eğer forma dağılımında adalet sağlanamazsa, isimler performansın önüne geçerse ve “Bu oyuncu yeni transfer, mutlaka oynamalı” anlayışı oluşursa güçlü kadro bir anda problemin kendisine dönüşebilir. Bu nedenle bundan sonraki süreçte en büyük görev Hakan Şapcı’ya düşüyor. Eskişehirspor’un artık transferden daha fazla oyuna ihtiyacı var. Taraftar her kötü hazırlık maçından sonra yeni transfer istememeli, yönetim de her eksik görüntüyü transferle kapatmaya çalışmamalı. Çünkü bir takım sadece iyi futbolcuları yan yana getirerek kurulmaz. Oyuncuların birbirini tamamlaması gerekir. Bir oyun ezberi gerekir. Sabır gerekir. Eskişehirspor’un rakipleri de boş durmuyor. Balıkesirspor ciddi bir kadro oluşturdu. Karşıyaka geçen sezonki yapısını büyük ölçüde koruyarak doğru dokunuşlar yaptı. Etimesgut, Bursa Yıldırım ve gruptaki diğer ekipler de zirvenin kolay olmayacağını gösteriyor. Yani önümüzde Eskişehirspor’un formasını sahaya koyarak kazanabileceği bir lig yok.

ÇALIŞARAK KAZANABİLECEĞİ BİR LİG VAR.

Bolu kampı bunun başlangıcıydı. Şimdi ikinci bölüm başlıyor. 29 Ağustos’taki sezon açılışı, İnegölspor karşılaşması ve ardından 6 Eylül’de başlayacak gerçek mücadele… Özellikle sezon açılışını önemli görüyorum. Çünkü Eskişehirspor ligin ilk bölümünde seyircisiz oynama cezası nedeniyle taraftarından uzak kalacak. Bu nedenle 29 Ağustos, yeni transferlerin Eskişehirspor taraftarının nasıl bir güç olduğunu görmesi açısından sıradan bir hazırlık maçından çok daha fazlası olacak. Yeni gelen futbolcular o gün tribünlere iyi baksın. Çünkü Eskişehirspor formasının ağırlığını biraz da orada anlayacaklar.

Kamp iyi geçti.

Transferler yapıldı.

Kadro genişledi.

Alternatifler arttı.

Şimdi artık bahanenin de fazla olmaması gerekiyor. Bu şehir uzun süredir yeniden yukarı doğru çıkmanın hayalini kuruyor. Geçtiğimiz sezon kapısından dönülen hedefin bu yıl kaçırılmasına kimsenin tahammülü olmayacaktır. Ancak şampiyonluk Ağustos ayında transfer yaparak kazanılmıyor. Eylül'de başlıyor, aylar boyunca devam eden mücadeleyle kazanılıyor. Bolu’da ter döküldü. Şimdi sıra o emeği sahaya yansıtmaya geldi.

Kamp bitti… Eskişehirspor için artık geri sayım başladı.