Son zamanlarda Yeni Parti’de kongre süreciyle birlikte Odunpazarı da hareketlendi. Mevcut İlçe Başkanı Rahmi Çınar’ın karşısına yeni bir aday çıktı: Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı.
Benim dikkatimi ise adaylığın kendisinden çok, bu adaylıkla birlikte yeniden konuşulabilecek bir konu çekti: Kadınların siyasetteki yeri.
Yıllardır Eskişehir’de, hatta Eskişehir dışındaki bazı sohbetlerde Yılmaz Büyükerşen için söylenen samimi bir söz vardır: “Hoca, kadın gibi bakar.”
Burada anlatılmak istenenin cinsiyetçilikten çok, ayrıntıları görme, estetik kaygıyı önemseme ve bir meseleye biraz daha farklı tarafından bakabilme hâli olduğunu düşünüyorum.
Nitekim Büyükerşen’in Eskişehir’de geçirdiği uzun yıllar boyunca kente kattığı değişim, bugün bile konuşulmaya devam ediyor. Beğenen de var, eleştiren de... Ama şu bir gerçek ki Eskişehir’in bugünkü şehir kimliğini konuşurken Büyükerşen dönemini görmezden gelmek mümkün değil.
Şimdi ise Eskişehir’in yönetiminde bir kadın var: Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce.
Ünlüce’nin göreve gelmesiyle birlikte aslında şehir siyasetinde kadınların temsilinin ne anlama geldiğini de daha fazla konuşmaya başladık. Çünkü konu sadece bir makamda bir kadının oturması değil. O koltuğa oturan kişinin şehre nasıl baktığı, neyi önceliklendirdiği, kimin sesini duyduğu ve hangi ayrıntıyı gözden kaçırmadığı...
Belki de “kadın gibi bakmak” dediğimiz şey tam olarak burada başlıyor.
Bir sokağın sadece yol olmadığını, orada yaşayan insanın hayatının bir parçası olduğunu görebilmekte...
Bir meydanın yalnızca beton ve taştan ibaret olmadığını, insanların orada vakit geçirdiğini fark etmekte...
Bir kararın sadece kâğıt üzerinde değil, insanların gündelik hayatında nasıl karşılık bulacağını düşünmekte...
Yani biraz daha dikkatli bakmakta.
Tam da bu nedenle Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’nın adaylığı bana ayrıca düşündürücü geliyor.
Çünkü siyasette kadınların yalnızca “kadın aday” olarak anılması bana artık biraz eksik geliyor. Asıl konuşmamız gereken, o kadının ne söylediği, ne yapmak istediği ve bulunduğu yere nasıl bir bakış açısı getireceği.
Bugüne kadar Odunpazarı İlçe Başkanlığı’nda kadınların ne ölçüde karar mekanizmasının içinde olduğu elbette ayrıca tartışılabilir. Fakat bugün karşımızda bir kadın aday varsa, belki
de meseleyi yalnızca “Odunpazarı İlçe Başkanlık koltuğunda ilk kez bir kadın mı olacak?” noktasında bırakmamak gerekiyor.
Yazıcı için “kadın gibi” demeye bile gerek yok.
Kadın düşünecek.
Kadın bakacak.
Kadın karar verecek.
Ve bunu sırf kadın olduğu için değil, kendi aklıyla, kendi deneyimiyle ve kendi siyasi duruşuyla yapacak.
Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’yı şahsen tanımıyorum. Dolayısıyla kendisi hakkında “şöyle başarılı olur” demek ya da nasıl bir başkanlık yapacağını bugünden tarif etmek bana doğru gelmez. Bunu zaman gösterecek. Ortaya koyacağı çalışmalar, söylemleri ve örgüt içindeki yaklaşımı asıl belirleyici olacak.
Ama bir kadın adayın çıkıp “Ben de varım” demesi bile üzerinde düşünmeye değer bir durum.
Yerel siyaset, çoğu zaman büyük laflardan çok küçük ayrıntılarda kendini gösteriyor. Kimin kapısını çaldığınızda, kimi dinlediğinizde, hangi sorunu öncelediğinizde, hangi meseleyi görmezden gelmediğinizde...
Belki de iyi yönetmek biraz da budur.
Herkesin baktığı yere bakmak değil, herkesin gözünden kaçanı görebilmek.
O yüzden Odunpazarı’ndaki bu kongre sürecini yalnızca bir koltuk değişikliği olarak görmüyorum. Önümüzde bir adaylık var ve beraberinde de yeni bir tartışma açılıyor.
Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı’nın adaylığı Odunpazarı siyasetine nasıl bir soluk getirir, bunu elbette süreç gösterecek.
Ama belki de yıllardır söylediğimiz o cümleyi artık biraz değiştirme zamanı gelmiştir:
“Kendisi kadın gibi bakıyor.”
Hayır...
Kadın kendi gözünden bakıyor.