İlk ve orta öğretimde 2026-2027 eğitim-öğretim yılı pazartesi günü başladı. Üniversitelerimiz de önümüzdeki günlerde öğrencilerine kampüsün kapılarını açacak. Yeni eğitim-öğretim yılı öğrencilere, öğretmenlere hayırlı olsun…
Üniversite kenti denildiğinde akla gelen şehirlerin başında Eskişehir gelir. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi ile her yıl binlerce gencin eğitim hayatına başladığı bu şehir, yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda gençlerin geleceğe hazırlandığı önemli bir yaşam alanıdır…
Bu nedenle öğrencilerin barınma sorunu yaşamaması, eğitim kadar önemli bir konu...
Son dönemde yapılan açıklamalar, Eskişehir’de bu konuda önemli bir kapasiteye ulaşıldığını gösteriyor…
AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir’de 2026-2027 eğitim dönemi için yurt başvurusu yapan öğrencilerin yüzde 99’unun yerleştirildiğini söyledi. Dahası, hiçbir öğrencinin açıkta kalmadığı ve halen boş kontenjanların bulunduğu da ifade etti...
Geçtiğimiz yıl bu konu oldukça fazla konuşuluyordu.
KYK yurtlarının kapasitesinin ihtiyacı karşılamadığı, öğrencilerin özel yurtlara ve apartlara yöneldiği, ekonomik yükü azaltmak isteyen 3-4 öğrencinin bir araya gelerek daire kiraladığı anlatılıyordu…
Ben de o dönemde Gençlik ve Spor İl Müdürü Hasan Kalan’a doğrudan şu soruyu yöneltmiştim:
“KYK yurtları ihtiyaca cevap vermiyor mu? Açık kontenjan var mı? Yurtta kalmak isteyen öğrenci bugün başvuru yapsa kabul edilir mi?”…
Aldığım yanıt ise oldukça netti:
“Yurtlarda açık var. Müracaat eden öğrencileri alabiliriz.”
Bugün geldiğimiz noktada ise Eskişehir’de yurt başvurusu yapan öğrencilerin yüzde 99’unun yerleştirildiği, hiçbir öğrencinin açıkta kalmadığı ve boş kontenjanların bulunduğu ifade ediliyor…
İşte tam bu noktada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Geçen yıl “barınma sorunu var” diye konuştuğumuz Eskişehir’de bugün nasıl oluyor da boş kontenjanlardan söz edebiliyoruz?
Aslında bu iki tablo birbirinin tamamen zıddı olmak zorunda değil…
Çünkü öğrencilerin yaşadığı barınma sıkıntısı ile KYK yurtlarında teknik olarak boş yatak bulunması aynı şey değil…
Bir öğrencinin istediği yurda yerleşememesi, kampüsüne uzak bir yurda çıkması, oda tipini tercih etmemesi ya da başvuru sürecindeki zamanlama gibi nedenlerle özel yurt, apart veya kiralık daire arayışına yönelmesi mümkün…
Dolayısıyla “boş kontenjan var” demek, öğrencilerin barınma konusunda hiçbir problem yaşamadığı anlamına gelmeyebilir…
* * *
Bugün geldiğimiz noktada Eskişehir’de yurt başvurusu yapan öğrencilerin yüzde 99’unun yerleştirildiği, hiçbir öğrencinin açıkta kalmadığı ve boş kontenjanların bulunduğu ifade ediliyor…
İşte tam bu noktada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Geçen yıl “barınma sorunu var” diye konuştuğumuz Eskişehir’de bugün nasıl oluyor da boş kontenjanlardan söz edebiliyoruz?
Aslında bu iki tablo birbirinin tamamen zıddı olmak zorunda değil…
Çünkü öğrencilerin yaşadığı barınma sıkıntısı ile KYK yurtlarında teknik olarak boş yatak bulunması aynı şey değil…
Bir öğrencinin istediği yurda yerleşememesi, kampüsüne uzak bir yurda çıkması, oda tipini tercih etmemesi ya da başvuru sürecindeki zamanlama gibi nedenlerle özel yurt, apart veya kiralık daire arayışına yönelmesi mümkün…
Dolayısıyla “boş kontenjan var” demek, öğrencilerin barınma konusunda hiçbir problem yaşamadığı anlamına gelmeyebilir…
Fakat bugün açıklanan yüzde 99’luk yerleştirme oranı ve boş kontenjan bilgisi de önemli bir gelişme…
2002 yılında Eskişehir’de yaklaşık 6 bin olan yurt kapasitesinin, yeni yatırımlarla birlikte 20 binin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Bu, rakamlara bakıldığında ciddi bir büyüme. Ancak gençlerin barınma ihtiyacını sadece “kaç yatak var?” sorusuna indirgememek gerekiyor…
Çünkü üniversite öğrencisi için yurt, yalnızca uyuyacağı bir oda değil…
Yurt; ders çalıştığı, arkadaşlıklar kurduğu, kimi zaman ailesinden uzakta kendisini güvende hissettiği ikinci bir ev...
Bu nedenle modern yurt yatırımlarının kapasite artışının ötesinde değerlendirilmesi gerekiyor. Öğrencinin ders çalışabileceği alanların, sosyal imkanların, güvenliğin ve yaşam kalitesinin de bu yatırımın bir parçası olması önemli…
Eskişehir’de bu kapsamda hayata geçirilmesi planlanan 2 bin kişilik Taptuk Emre Kız Öğrenci Yurdu da dikkat çeken yatırımlardan biri…
Öte yandan öğrencilerin bütçesi açısından bir başka önemli başlık da yurt ücretleri.
2026-2027 döneminde aylık yurt ücretlerinin oda tiplerine göre bin 125 TL ile bin 450 TL arasında olması, özel yurt ve kira fiyatlarının oldukça yüksek olduğu bir dönemde devlet yurtlarının neden önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor…
Elbette burada siyasi tartışmalar yapılabilir. Yapılmalıdır da. Hangi yatırımın ne kadar doğru olduğu, kaynakların nasıl kullanıldığı ve hizmet kalitesinin yeterli olup olmadığı kamuoyunda konuşulmalıdır…
Ancak tartışmanın merkezinde bir gerçeği de unutmamak gerekir:
Üniversiteye gidebilmek kadar, üniversite okurken barınabilmek de bir fırsat eşitliği meselesidir…
Bir öğrencinin ailesinin ekonomik durumundan dolayı eğitim hayalinden vazgeçmemesi, hepimizin ortak beklentisi olmalı…
Eskişehir’in “başlı başına bir okul” olduğu sözü de tam burada anlam kazanıyor. Bu şehirde eğitim gören gençlerin yalnızca üniversite sıralarında değil, hayatın içinde de kendilerini geliştirebilecekleri imkanlara sahip olması gerekiyor…
Bugün 6 binlerden 20 binlerin üzerine çıkan bir yurt kapasitesinden söz ediyorsak, önümüzdeki dönemin hedefi yalnızca sayıyı artırmak olmamalı…
Daha nitelikli, daha güvenli, daha konforlu ve öğrencinin kendisini gerçekten evinde hissedebileceği yurtlar inşa etmek olmalı…
Çünkü gençlere yapılan yatırım, aslında ülkenin yarınlarına yapılan yatırımdır.
Ve Eskişehir gibi bir üniversite kentinde bu yatırımın karşılığı yalnızca bugünün öğrencileri değil, onların yetiştireceği gelecek nesiller olacaktır.
* * * * * *