Bazı işler vardır, ortaya çıkan sonuçtan çok o işi kimin ve hangi duyguyla yaptığı önemlidir. Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinde öğrencilerin yaptığı çalışma da tam olarak böyle bir örnek. Hacı Süleyman Selek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Dumlupınar Şehitliği’nde bulunan 510 şehidin mezar taşını kendi okullarındaki atölyede hazırlayarak yenilemiş.
Taşları kesmişler, üzerlerindeki yazıları hazırlamışlar, boyamışlar ve son işlemlerini tamamlamışlar. Ardından da atölyede hazırladıkları mezar taşlarını şehitliğe götürerek eskileriyle değiştirmişler. İlk bakışta bir bakım ve onarım çalışması gibi görülebilir. Fakat bana göre bunun çok daha ötesinde bir anlamı var.
Çünkü burada gençler sadece bir mesleki beceriyi uygulamıyor. Aynı zamanda bu topraklar için canını veren insanların hatırasına dokunuyor. Bir öğrencinin kendi elleriyle hazırladığı bir şehit mezar taşını yerine koyması, eminim ki o genç için hayatı boyunca unutamayacağı bir deneyimdir. Kitaplardan, derslerden veya anlatımlardan öğrenilen vatan sevgisinin yanında, şehitliğin içinde çalışmak ve o mezarlara emek vermek çok daha güçlü bir bağ oluşturur.
İşte bu nedenle benzer uygulamaların Eskişehir’de de hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Şehrimizde meslek liselerimiz, üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız ve ilgili kuruluşlarımız bir araya gelerek şehitliklerimizin bakım ve yenileme çalışmalarında gençlerimize daha fazla sorumluluk verebilir.
Örneğin meslek liselerimizin ilgili bölümlerindeki öğrencilerimiz, ihtiyaç duyulan mezar taşlarının hazırlanmasından bakımına kadar çeşitli çalışmalarda görev alabilir. Bu çalışmalar yalnızca teknik bir eğitim faaliyeti olarak görülmemeli. İşin içine tarih, vatan sevgisi, sorumluluk ve milli hafıza da mutlaka dahil edilmeli.
Çünkü şehitlikler sadece mezarların bulunduğu yerler değildir. Şehitlikler, bu ülkenin hangi bedeller ödenerek bugünlere geldiğini hatırlatan en önemli mekânlarımızdandır. Gençlerimizi bu mekânlarla ne kadar erken buluşturursak, geçmiş ile bugün arasında o kadar güçlü bir bağ kurabiliriz.
Üstelik böyle bir çalışmanın iki önemli kazanımı olur. Bir taraftan şehitlerimizin mezar taşları yenilenir, bakımları yapılır ve onlara verdiğimiz değer daha görünür hale gelir. Diğer taraftan gençlerimiz şehitlerimizin hatırasına emek vererek onları yalnızca bir tarih bilgisi olarak değil, bu vatanın gerçek sahipleri ve fedakârları olarak tanır.
Bence asıl mesele de burada. Şehitlerimize sahip çıkmak sadece belirli günlerde onları anmakla sınırlı kalmamalı. Onların bıraktığı emaneti günlük hayatımızın içinde yaşatmalıyız. Bir öğrencinin eline aldığı taş, yaptığı bir yazı, diktiği bir fidan, temizlediği bir mezar taşı bile bu bilincin gelecek nesillere aktarılmasına vesile olabilir.
İscehisar’daki öğrenciler güzel bir örnek ortaya koymuş. Şimdi bu örneği Eskişehir’e taşımanın zamanı. Şehrimizdeki gençlerimizin de şehitlerimizin mezar taşlarına kendi elleri değsin. Hem şehitlerimizin emanetine sahip çıkalım hem de gençlerimizin gönlünde unutulmayacak bir vatan ve millet şuuru oluşturalım.
Çünkü bazı değerler sadece anlatılarak değil, emek verilerek öğrenilir. Ve şehitlerimize verilen emeğin de bundan daha anlamlı bir karşılığı olamaz.