Teknoloji dünyası baş döndürücü bir hızla değişiyor. Dün hayatımızda olmayan pek çok yenilik bugün günlük yaşamımızın bir parçası hâline geliyor. Bu değişimin merkezinde ise hiç şüphesiz yapay zeka var. Eğitimden sağlığa, sanayiden iletişime kadar pek çok alanda etkisini hissettiren yapay zeka, önümüzdeki yıllarda şehirlerin ve ülkelerin geleceğini belirleyen önemli başlıklardan biri olacak. Dolayısıyla bu alanda atılan her adımın, yapılan her yatırımın büyük bir anlam taşıdığını düşünüyorum.

Eskişehir'in de bu değişimi uzaktan izleyen değil, gelişimin bir parçası olan şehirlerden biri olması gerekiyor. Hatta sahip olduğu üniversiteler, akademik birikimi, yetişmiş insan kaynağı ve teknoloji altyapısıyla Eskişehir'in yapay zeka alanında çok daha iddialı bir konuma gelmesi mümkün. Bunun için elimizde önemli fırsatlar var. Mesele, bu fırsatları ne kadar iyi değerlendirebildiğimiz.

Geçtiğimiz günlerde Anadolu Üniversitesi bünyesinde Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezinin kurulmasına ilişkin yönetmeliğin Resmî Gazete'de yayımlanması bu açıdan sevindirici bir gelişme oldu. AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez'in de yakından takip ettiği süreç, Eskişehir'in bu alandaki hedefleri açısından önemli bir adım. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel'in katkılarıyla hayata geçirilen bu merkez, üniversitenin akademik birikiminin yapay zeka alanındaki çalışmalara aktarılması için önemli bir zemin oluşturacak.

Elbette bir merkezin kurulması tek başına yeterli değil. Asıl önemli olan, bu yapının nasıl değerlendirileceği, hangi projelere imza atacağı ve şehre ne tür kazanımlar sağlayacağı. Üniversitelerimizin bilimsel çalışmalarını teknoloji dünyasıyla buluşturması, gençlerimizin bu alanda kendilerini geliştirmesi ve ortaya çıkan fikirlerin somut projelere dönüşmesi gerekiyor. Yapay zeka alanında sadece eğitim veren değil, aynı zamanda yeni teknolojiler geliştiren, üreten ve bunları ekonomik değere dönüştüren bir Eskişehir hedeflemeliyiz.

Fatih Dönmez'in Eskişehir'i yapay zekanın yalnızca takip edildiği değil, üretildiği ve geleceğe yön veren çalışmaların gerçekleştirildiği öncü şehirlerden biri hâline getirme hedefini bu nedenle önemsiyorum. Çünkü artık mesele yalnızca yeni teknolojileri kullanabilmek değil. O teknolojileri geliştirebilmek, nitelikli insan kaynağını bu alanda değerlendirebilmek ve ortaya çıkan fırsatlardan mümkün olduğunca fazla pay alabilmek.

Eskişehir'in bu konuda avantajları var. Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi başta olmak üzere kentimizdeki yükseköğretim kurumları, bilimsel araştırmalar ve yetişmiş insan kaynağı bakımından önemli bir potansiyele sahip. Sanayi kuruluşlarımızın da bu sürece dâhil olmasıyla üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilebilir. Gençlerin geliştirdiği projeler desteklenebilir, girişimcilere yeni fırsatlar sunulabilir. Böylece yapay zeka yalnızca akademik çalışmaların konusu olmaktan çıkar ve şehrin ekonomik gelişimine de katkı sağlayan bir alana dönüşür.

Burada kamu kurumlarına, üniversitelere ve özel sektöre önemli görevler düşüyor. Atılan adımların birbirini tamamlaması, iş birliklerinin güçlendirilmesi ve çalışmaların belirli bir süreklilik içinde yürütülmesi gerekiyor. Bir merkez kurup ardından gelişmeleri izlemek yerine, bu merkezin etrafında büyüyen bir teknoloji ekosistemi oluşturmak asıl hedef olmalı.

Çünkü yapay zeka pastası büyüyor. Bu pastadan en büyük payı alacak olanlar ise bugünden hazırlık yapan, insan kaynağına yatırım yapan, araştıran ve üreten şehirler olacak. Eskişehir'in bu yarışta geride kalmasını istemeyiz. Aksine, sahip olduğu imkânları değerlendirerek ön sıralarda yer almasını bekleriz.

Anadolu Üniversitesinde kurulan merkezin bu yönde atılmış önemli bir adım olmasını diliyorum. Fatih Dönmez'in ortaya koyduğu hedefin, üniversitelerimizin çalışmalarıyla ve şehrin bütün paydaşlarının katkısıyla daha da güçlenmesini temenni ediyorum. Bu alandaki çalışmaların artarak devam etmesi, Eskişehir'in yapay zeka konusunda söz sahibi şehirlerden biri hâline gelmesi hepimizin yararına olacaktır.

Eskişehir bugüne kadar eğitim, sanayi ve teknoloji alanlarında önemli bir birikim oluşturdu. Şimdi bu birikimi yapay zeka gibi geleceği şekillendirecek bir alana taşıma zamanı. Yeter ki doğru adımlar atılsın, iş birlikleri güçlensin ve ortaya konulan hedefler kararlılıkla takip edilsin. Eskişehir'in bu pastadan hak ettiği payı alması, hatta çok daha fazlasını başarması mümkün.