Geçtiğimiz gün Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Nadir Küpeli, işsizlik ile ilgili bir açıklama gerçekleştirdi. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne kayıtlı işsiz sayısının 28 bin 860 olduğunu belirten Küpeli, buna rağmen işçi bulamadıklarından dert yandı. Küpeli, ‘‘Daha fazla üretelim daha fazla ihracat yapalım diyoruz ama ortada çalıştıracak işçi bulamıyoruz. Bu durum maaşın çok ötesine geçmiş durumda. Kalifiye işçiler zaten çok yüksek ücretler alıyorlar. Sanayiciler değerli personelleri kaybetmemek için gerekli tüm fedakarlığı zaten yapıyorlar. İşçisizlik sorunu içindeyiz. Ekonomik sistemimiz yeterince nitelikli iş gücü üretemiyor. Acil tedbirler alınmalı. Yoksa çok geç kalacağız. Türkiye’de işsizlik değil, işçisizlik sorunu var’’ ifadelerini kullandı. EOSB bu sorunu çözebilmek için çok uğraşıyor. Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurdu, MEGEM ile sürekli eğitimler vererek personel yetiştiriyor buna rağmen işçi bulunamıyor. Yılda 900’e yakın kişi bu sayede sanayiye kazandırılıyor ancak Başkan Küpeli’nin dediğine göre her yıl 2 binden fazla yeni işçiye ihtiyaç var.

MESLEKİ EĞİTİMİ ÖNEM VERİLMELİ

Bir de işin diğer boyutu var tabii. Bazı fabrikalarda yoğun bir işçi sirkülasyonu var. Aynı hafta içinde işe 20 kişi başlıyorsa bir o kadar kişi de işi bırakıyor. Şimdi eğer Başkan Küpeli’nin bahsettiği gibi iş maaşın çok ötesine geçtiyse ve sanayiciler personellerini kaybetmemek için gerekli tüm fedakarlığı yapıyorlarsa durum neden böyle? Bunların bazıları işi sevmemiş olabilir, iş ağır gelmiş olabilir, iş için gerekli niteliklere sahip olmayabilir. Bazıları çaresiz kaldığı için ‘Bir gidip deneyeyim’ demiş olabilir. Sanayide ‘işçisizlik’ sorunu olduğu bir gerçek. Fabrikalar yana yakıla çalıştıracak işçi arıyor. Neredeyse sokaktan geçen insanı alıp işe başlatıyorlar o derece yani. Bence işte asıl sorun da tam burada. Niteliksiz işçiler, daha önce fabrikada çalışmamış işçiler bence işe adapte olamıyor. Sirkülasyon da burada başlıyor. O yüzden bu işin çözümü İş Kur’a kayıtlı olan 28 bin işsiz değil, nitelikli eğitim. EOSB bu konuda elinden geleni yapıyor ancak yeterli gelmiyor. Devletin de bu konuya acilen el atması ve mesleki eğitime daha fazla önem vermesi gerekiyor. Birçok genç belki de doğru yönlendirilmediği için hiç alakası olmayan bölümlerde üniversite okuyor ve sonrasında işsiz kalıyor. Lise çağında doğru yönlendirilse belki de birçok genç ara eleman olarak daha mutlu bir hayat sürecek.

GENÇLİK BAŞKENTLİĞİ BİZE ÇOK YAKIŞIR

Eskişehir 2027 Avrupa Gençlik Başkenti unvanını almak için başvuru yapmaya hazırlanıyor. 2024’te Belçika’nın Ghent, 2025’te Ukrayna Lviv, 2026’da Norveç’in Tromsö şehirleri Avrupa Gençlik Başkenti olacak. İzmir, 2026 yılı için başvuru yapmış, finale kalan 5 şehir içine adını da yazdırmıştı ancak unvanı Tromsö’ye kaptırdı. Öğrenci kenti olarak anılan Eskişehir’e bu başkentlik bence çok yakışır. Gençlik çalışmalarına daha fazla fon sağlanmasıyla, kentimizdeki gençler için birçok yeni fırsat da doğacaktır. Eskişehir’de yapılan gençlik çalışmaları zaten üst düzeyde. Gençler için birçok ücretsiz kurs açılıyor, çeşitli atölyeler düzenleniyor. Kent genelinde gençler için çeşitli festivaller düzenleniyor. Bu projeler, Avrupa Gençlik Başkenti unvanıyla da taçlandırılırsa çok daha fazlası üretilir. Eskişehir’in de Avrupa çapında tanınırlığına büyük bir katkı sağlanmış olur. Başvuruyu yürütecek ekibe şimdiden kolaylıklar ve başarılar dilerim.