Eskişehirspor'da uzun yıllardır özlemini çektiğimiz en önemli kavramlardan biri "planlama"ydı. Sezon biter, belirsizlik başlar; transferler gecikir, kamp dönemine eksik kadroyla girilir, ligin ilk haftalarında hâlâ eksik bölgeler konuşulurdu. Bu sezon ise ortaya çıkan tablo, geçmiş yıllardan oldukça farklı.
Hem Teknik Asbaşkan Eray Saygı'nın hem de Başkanvekili Niyazi Çelik'in açıklamaları, yönetimin yeni sezona rastgele değil, planlı ve uzun vadeli bir anlayışla hazırlandığını gösteriyor. Ligin başlamasına yaklaşık bir ay kala transfer çalışmalarının yüzde 95'inin tamamlanmış olması, özellikle alt ligler düşünüldüğünde önemli bir başarı. Birçok takım hâlâ kadrosunu şekillendirmeye çalışırken Eskişehirspor, iskeletini büyük ölçüde oluşturmuş durumda.
Ancak transfer sadece iyi futbolcuları kadroya katmakla bitmiyor. Asıl mesele, doğru karakterleri aynı hedef doğrultusunda buluşturabilmek. Yönetimin özellikle bu konu üzerinde durduğu görülüyor. Takımın büyük bölümünün daha önce birlikte forma giymiş isimlerden oluşması tesadüf değil. Eray Saygı'nın verdiği örnekler ve Niyazi Çelik'in "Kadromuzun yüzde 95'i birbirini tanıyor" sözleri, uyumun transfer politikasının temel taşlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Futbolda bazen haftalar süren adaptasyon süreci, birbirini tanıyan oyuncular sayesinde çok daha kısa sürede aşılabiliyor.
Savunma hattına yapılan takviyeler de dikkat çekiyor. Fizik gücü yüksek, mücadeleci ve tecrübeli isimlerden kurulan savunma, takımın en güçlü bölgelerinden biri olmaya aday. Özellikle 2. Lig'den transfer edilen futbolcular, yönetimin sadece bu sezonu değil, olası bir üst lig planlamasını da düşündüğünü gösteriyor. Şampiyonluk hedefi gerçekleşirse aynı iskelet kadroyla yola devam edebilmek, kulüp adına önemli bir istikrar sağlayacaktır.
Bolu kampı da bu sürecin en önemli aşamalarından biri olacak. 13 Ağustos'ta başlayacak kamp ve ardından oynanacak hazırlık maçları, takımın saha içindeki gerçek gücünü gösterecek. Bugün antrenmanlarda görülen olumlu tabloyu, hazırlık maçlarında ve daha sonra ligde görmek esas hedef. Çünkü kağıt üzerindeki güçlü kadrolar değil, sahada birbirine güvenen ve mücadele eden takımlar başarıya ulaşıyor.
Kulüp cephesindeki bir diğer sevindirici gelişme ise sponsorluk çalışmaları. Yönetimin bazı firmalarla anlaşma sağlaması, bazılarıyla ise görüşmeleri sürdürmesi, kulübün ekonomik yapısını güçlendirme adına önemli bir adım. Günümüz futbolunda başarı yalnızca sahada değil, mali yönetimde de kazanılıyor. Sağlam sponsorluk anlaşmaları, kulübe nefes aldıracak ve sezon boyunca daha güçlü hareket etmesini sağlayacaktır.
İşin bir de tribün tarafı var...
Yönetim kısa sürede güçlü bir kadro kurdu. Teknik ekip çalışmalarını planlı şekilde sürdürüyor. Futbolcular kampa inanmış bir şekilde geldi, kamp programı hazırlandı, sponsorluk görüşmeleri devam ediyor. Kısacası kulüp üzerine düşeni büyük ölçüde yerine getiriyor.
Peki ya şehir?
Kombine satışlarının yaklaşık 3 bin 100 seviyesinde kalması, doğrusu düşündürücü. Eskişehirspor gibi tribün kültürüyle Türkiye'ye örnek olmuş bir camia için bu rakam yeterli değil. Her fırsatta "Eskişehirspor'un Eskişehirspor'dan başka dostu yok" diyoruz. Bu sözün karşılığını vermenin zamanı da tam olarak bugün.
Destek yalnızca sosyal medyada yapılan paylaşımlarla ya da "Bu sene şampiyonuz" demekle olmaz. Gerçek destek, kulübün ekonomik gücüne katkı sağlayacak adımlarla verilir. Kombine almak da bunun en önemli göstergesidir.
Transferin büyük bölümü tamamlandı. Takım hazır. Yönetim planlamasını yaptı. Sponsorluklar geliyor,Bolu kampı başlıyor.
Artık top sadece futbolcularda değil...
Biraz da tribünlerde.