Eskişehirspor'da yeni sezon öncesi saha içinde olduğu kadar saha dışında da önemli gelişmeler yaşanıyor. Transfer büyük ölçüde tamamlandı, takım her geçen gün biraz daha oturuyor. Çorlu 1947 karşısında alınan 3-1'lik galibiyet de hazırlık sürecinde yüzleri güldüren sonuçlardan biri oldu.

Ancak bugün biraz da saha dışına bakmak gerekiyor.

Europen ile imzalanan forma sırt sponsorluğu bana göre sıradan bir sponsorluk anlaşmasından çok daha fazlasını ifade ediyor. Nebi Hatipoğlu'nun Eskişehirspor'un formasının sırtında yer alması, aslında "Ben bu takımın arkasındayım" mesajı taşıyor. Başkan Ulaş Entok'un "Sırtımızı da sağlama aldık" sözleri de anlaşmanın önemini ortaya koyuyor. Üstelik destek sadece forma sponsorluğu ile sınırlı değil. Europen adına 500 kombine satın alınarak maddi imkanı olmayan taraftarlara hediye edilecek olması, bence anlaşmanın en anlamlı taraflarından biri. Çünkü Eskişehirspor'un bugün yalnızca iyi bir kadroya değil, güçlü bir ekonomik desteğe de ihtiyacı var. 10 bin kombine hedefinin konuşulduğu bir dönemde yaklaşık 3 bin seviyesinde kalınması ise düşündürücü. En düşük kombine fiyatının 2 bin 500 TL olduğu düşünüldüğünde, hedeflenen 10 bin kombine kulübe yaklaşık 25 milyon TL'lik bir kaynak sağlayacak. Bu nedenle 500 kombinenin taraftara ulaştırılması sadece rakamsal bir katkı değil, tribünlerin yeniden hareketlenmesi açısından da önemli.

PEKİ DİĞERLERİ NEREDE?

Tam burada insan ister istemez şu soruyu soruyor: Nebi Hatipoğlu bir adım attı. Peki diğer siyasilerden de bir adım gelecek mi? Eskişehirspor hiçbir siyasi partinin veya grubun kulübü değildir. Bu kulüp şehrin ortak değeridir. Dolayısıyla meseleye siyasi bir pencereden değil, Eskişehirspor'un geleceği açısından bakmak gerekiyor. Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, odalarımız ve iş dünyamızın bu noktada üzerine düşen sorumluluklar olduğunu düşünüyorum. Özellikle belediyeler konusunda yıllardır benzer bir tartışma yaşanıyor. Belediye başkanları, belediye bütçelerinden kulüplere doğrudan destek verilemediğini söylüyor. Elbette bunun hukuki boyutu var ve belediyelerin mevzuat dışına çıkmasını kimse beklemiyor. Ancak Anadolu'daki birçok şehirde belediyelerin takımlarına farklı yöntemlerle destek olduğunu da görüyoruz. O zaman sorumuz basit: Eskişehir'de de yasal sınırlar içerisinde Eskişehirspor'a kalıcı gelir sağlayacak modeller neden oluşturulmasın? Hatipoğlu'nun billboard gelirlerinin Eskişehirspor'a bırakılması yönündeki çağrısı bu açıdan önemli. Kulübe sadece para vermek değil, kendi gelirini oluşturabileceği imkanlar sağlamak gerekiyor. Çünkü her sezon yeniden yardım kampanyası yapmak yerine, Eskişehirspor'un kendi ayakları üzerinde durabileceği bir ekonomik yapı kurmalıyız.

ŞİMDİ BÜYÜK TARAFTARA DÜŞÜYOR

Yönetim transferde önemli bir iş yaptı. Europen ciddi bir destek verdi. Futbolcu ödemelerine katkı sağlandı. 500 kombine taraftara ulaştırılacak. Şimdi sıra taraftarda. Eskişehirspor'un yeniden kenetlendiği, herkesin şampiyonluk hedefiyle hazırlandığı bu dönemde büyük taraftarın da üzerine düşeni yapması gerekiyor. Elbette herkesin ekonomik şartları aynı değil. Fakat imkan dahilinde alınan her kombine, yapılan her destek bu kulüp için çok değerli. Çünkü Eskişehirspor'un yıllardır söylediğimiz en büyük gücü yine taraftarı. Nebi Hatipoğlu'nun forma sırtına verdiği destek aslında bir mesaj: "Ben Eskişehirspor'un arkasındayım." Şimdi mesele, o sırtın arkasında daha büyük bir şehir oluşturabilmek. Siyasetçisiyle, iş insanıyla, odasıyla, belediyesiyle ve en önemlisi taraftarıyla... Çünkü şampiyonluk sadece sahada kazanılmıyor. Bazen bir kulübü şampiyonluğa götüren en büyük güç, onun arkasında duran şehrin inancıdır.