İnegölspor karşısında alınan 5-0’lık galibiyet, sezonun başlamasına sayılı günler kala Eskişehirspor camiasına önemli bir moral verdi. Skor elbette sevindirici. Ancak hazırlık maçlarında tabelaya gereğinden fazla anlam yüklemek de doğru değil. Çünkü şampiyonluk bir hazırlık maçında kazanılmıyor. Asıl mesele, bu karşılaşmada ortaya çıkan olumlu görüntünün lige taşınıp taşınamayacağı.

Benim gördüğüm Eskişehirspor, bireysel kalite açısından oldukça umut verici. Kadroda yeteneğini ortaya koyabilecek birçok oyuncu var. Daha da önemlisi, hazırlık dönemi ilerledikçe bu bireysel kalitenin takım oyununa dönüşmeye başladığını görüyoruz. İnegölspor karşısında fizik gücü yüksek, mücadeleden kopmayan ve özellikle üçüncü bölgede etkili olmaya çalışan bir takım vardı.Atılan gollerde de bunun izlerini gördük.

Bireysel becerilerin yanı sıra takım halinde yapılan organizasyonlar ve doğru pas bağlantıları dikkat çekti. Bu da sezon öncesi adına umut veren en önemli detaylardan biri. Çünkü şampiyonluk yalnızca iyi futbolcuları bir araya getirmekle gelmiyor.

Kaliteli kadro şampiyonluğun başlangıcıdır, takım olabilmek ise asıl şartıdır.

5-0 GÜZEL, ÖNEMLİ OLAN DEVAM ETTİREBİLMEKTE

İnegölspor karşısında alınan farklı galibiyet futbolculara özgüven, taraftara da moral kazandıracaktır. Fakat bu sonucu sezonun geri kalanına dair kesin bir ölçü olarak değerlendirmek doğru olmaz. Lig başladığında şartlar değişecek. Rakipler Eskişehirspor’a karşı daha kontrollü oynayacak, alanları daraltacak ve hata yapmasını bekleyecek. Bu nedenle kapalı savunmaları açmak, sabırlı kalmak ve oyun planından vazgeçmemek büyük önem taşıyor. Bugün 5-0 kazanabilirsiniz. Ancak sezon boyunca önemli olan, işler istediğiniz gibi gitmediğinde ne yapacağınızdır. Bazen erken gol bulamayacaksınız, bazen rakip oyunu bozacak, bazen de kötü oynadığınız bir maçta kazanmak zorunda kalacaksınız.

İşte Eskişehirspor’un gerçek sınavı o zaman başlayacak.

REKABET TAKIMA GÜÇ KATACAK

Hazırlık döneminde dikkat çeken bir başka konu ise kadro içerisindeki rekabet. Sezon uzun sakatlıklar, cezalar ve formsuzluklar mutlaka olacaktır. Bu nedenle yalnızca ilk 11’de görev yapan oyuncuların değil, kulübede bekleyen isimlerin de hazır olması gerekiyor. İnegölspor karşılaşmasında oyuna sonradan giren futbolcuların katkısı bu açıdan önemliydi. Teknik direktör Hakan Şapçı için de artık mesele yalnızca “Kim oynayacak?” sorusu değil. Hangi oyuncu, hangi maçta ve hangi görevle kullanılmalı?

Sezon içerisinde bu tercihler Eskişehirspor’un başarısında belirleyici olabilir. Rekabet doğru yönetildiğinde takımın seviyesini yukarı taşır. Önemli olan bu rekabetin takım içerisinde sorun değil, güç oluşturması.

SAHAYA ATILAN ŞİŞE

Futbolun dışında ise üzerinde mutlaka durulması gereken bir konu var.

Karşılaşmanın henüz ilk dakikalarında, yaklaşık 5-10. dakikalar arasında tribünden sahaya atılan bir su şişesi gördük. Belki birkaç saniyelik bir olaydı. Belki maçın genel atmosferini değiştirmedi. Ancak bunun çok daha büyük bir anlamı var. Çünkü Eskişehirspor’un üç maç seyircisiz oynama cezası aldığı unutulmamalı. Tribün liderleri defalarca uyarıda bulundu. Taraftarlara yönelik çok sayıda paylaşım yapıldı. Herkesin takımına zarar verecek hareketlerden uzak durması gerektiği anlatıldı. Buna rağmen sahada herhangi bir gerginlik yokken, futbolcular arasında bir tartışma yaşanmazken ve şişenin atıldığı bölgede herhangi bir oyuncu bulunmazken böyle bir hareketin yapılması gerçekten düşündürücü.

NEDEN ?

Bir kişinin birkaç saniyelik düşüncesizliği, binlerce taraftarın takımını tribünden destekleme hakkını etkileyebiliyor. Eskişehirspor’un bu büyük taraftarına ihtiyacı var. Takıma destek olmak sadece 90 dakika boyunca tezahürat etmek değildir. Gerektiğinde kendini kontrol etmek, sahaya yabancı madde atmamak ve kulübü yeni cezaların içerisine sokmamak da taraftarlığın bir parçasıdır. Bu sezon hepimizin çok daha dikkatli olması gerekiyor.

AYAKLAR YERE BASMALI

İnegölspor karşısındaki görüntü umut verdi. Takımın fiziksel durumu iyi. Mücadele gücü yüksek. Hücumdaki hareketlilik dikkat çekici. Bireysel kalite de giderek takım oyununa dönüşüyor. Bütün bunlar olumlu. Fakat ayaklarımızın yere basması gerekiyor. Hazırlık maçında alınan 5-0’lık galibiyetin ardından şampiyonluğu ilan etmek ne kadar yanlışsa, ortaya çıkan olumlu tabloyu görmezden gelmek de o kadar yanlış. Eskişehirspor’un ciddi bir potansiyeli var. Şimdi önemli olan bu potansiyelin lige yansıtılması.

ASIL SINAV LİGDE

İlk resmi maçla birlikte her şey değişecek. Puan baskısı başlayacak, rakiplerin konsantrasyonu artacak ve Eskişehirspor’un her maçta farklı bir problem çözmesi gerekecek. İşte o zaman İnegölspor karşısındaki skor değil, takımın karakteri konuşulacak. Gol atamadığında sabırlı kalabilecek mi? Rakip kapandığında çözüm üretebilecek mi? İşler ters gittiğinde birbirine destek olacak mı? Sezon sonunda hedefe ulaşmak isteyen bir takımın cevaplaması gereken sorular bunlar. Ben İnegölspor maçından sonra umutluyum. Çünkü gelişen bir takım görüyorum. Ama aynı zamanda temkinliyim. Çünkü sezon henüz başlamadı ve lig, hazırlık maçlarından çok farklı. Eskişehirspor’un önünde uzun bir yol var. Kumaş iyi, iskelet sağlam. Şimdi sıra bu kadroyu gerçek bir takıma dönüştürmekte. 5-0 bize şampiyonluğu vermedi. Ama doğru yolda olduğumuzu gösteren önemli bir işaret oldu. Şimdi yapılması gereken, bu umudu büyütmek ve sezon boyunca korumak. Çünkü şampiyonluk bir maçta değil, haftalar boyunca gösterilen istikrarla kazanılır.

Umut var. Şimdi sıra o umudu gerçeğe dönüştürmekte, başarılar Eskişehirspor!