Vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla gelişen insülin direnci, Türkiye'de her 4 kişiden birini etkilemektedir. Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç; bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemek sonrası uyku hali ve ciltte koyulaşma gibi belirtilerin insülin direncinin habercisi olabileceğini belirterek erken tanının önemini vurguladı.
Metabolik Risk Oluşturan Temel Belirtiler
Sessizce ilerleyen insülin direnci, vücutta belirli fiziksel ve metabolik değişimlerle kendini hissettirebilmektedir. Göbek çevresinde yağlanma ve bel çevresinin genişlemesi, iç organların etrafında biriken yağ dokusu nedeniyle yüksek risk taşımaktadır. Bunun yanı sıra porsiyonlar yeterli olmasına rağmen özellikle karbonhidrat ağırlıklı öğünlerden kısa süre sonra gelen açlık hissi ile her yemek sonrası belirgin halsizlik ve uyku hali de dikkate alınması gereken bulgular arasında yer almaktadır. Tatlı ve karbonhidrat tüketme isteğindeki aşırı artış da insülin direnciyle ilişkilendirilen yaygın şikayetlerdendir.
Cilt Değişimleri ve Kan Değerlerindeki Bozulmalar
İnsülin direncinin belirgin işaretlerinden biri de cilt yüzeyindeki görünür değişimlerdir. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerinde derinin koyulaşması veya kalınlaşması şeklinde ortaya çıkan durumlar, kan şekeri metabolizmasının incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca bu tablo sadece şeker seviyesiyle sınırlı kalmayıp kan yağlarını da etkilemektedir. Trigliserid yüksekliği, iyi kolesterol (HDL) düşüklüğü ve yüksek tansiyonun bel çevresi yağlanmasıyla birlikte seyretmesi, metabolik riskin bütünsel olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Kandaki şeker oranını dengelemekle görevli insülin hormonu, hücresel düzeyde dirençle karşılaştığında pankreas daha fazla insülin salgılamaya başlamaktadır. Zamanla pankreasın bu yüksek ihtiyacı karşılayamaması sonucu kan şekeri yükselerek "prediyabet" yani gizli şeker evresi ortaya çıkmaktadır. Açlık kan şekeri ile üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin sınırda olması, tablonun tip 2 diyabete evrilmeden önce yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınması gereken kritik bir döneme girildiğini göstermektedir.
Tek bir belirtinin tek başına insülin direnci tanısı koydurmaya yetmeyeceğini ifade eden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, şüpheli durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirtti. İnsülin direncinin erken dönemde saptanmasının tip 2 diyabet riskini önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Turunç; beslenme düzeninin değiştirilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve kilonun kontrol altında tutulmasıyla bu sürecin başarıyla yönetilebileceğini kaydetti.





