Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde 57 milyon demans hastası bulunuyor ve her yıl yaklaşık 10 milyon yeni vaka teşhis ediliyor. Vakaların büyük çoğunluğunu oluşturan Alzheimer hastalığında ise görülen her unutkanlık aynı anlamı taşımıyor. Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Nurgül Gürgen, sıradan unutkanlıklar ile klinik açıdan değerlendirilmesi gereken bilişsel değişimler arasındaki çizginin günlük yaşam işlevselliğiyle ortaya çıktığını vurguluyor.

Unutkanlığın Yaşla Mı Yoksa Hastalıkla Mı İlgili Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Yoğun tempo içerisinde isimleri, randevuları veya kişisel eşyaların yerini zaman zaman unutmak doğal kabul edilmektedir. Ancak bu durumun süreklilik kazanması, sıklığının artması ve yön bulma, kelime seçme ya da problem çözme yetilerindeki gerilemeyle seyretmesi daha yakın bir inceleme gerektirmektedir. Dünya Alzheimer Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Uzm. Dr. Nurgül Gürgen, temel ayırt edici unsurun unutkanlığın niteliği olduğunu ifade etmektedir. Bir eşyanın yerini unutup sonradan hatırlamak yaşa bağlı gelişebilirken; yıllardır kullanılan güzergahları karıştırmak, tanıdık mekanlarda yön duygusunu kaybetmek veya önceden kolayca yapılan işleri tamamlayamamak hastalık işareti olabilmektedir.

Alzheimer Sadece Hafıza Kaybından İbaret Değil

Hastalığın klinik tablosu yalnızca unutkanlıkla sınırlı kalmamakta, farklı bilişsel ve davranışsal değişimlerle kendini göstermektedir. Uzm. Dr. Gürgen, yakın zamanda gerçekleşen olayları veya konuşmaları hatırlama güçlüğü, aynı soruları kısa aralıklarla tekrarlama, konuşurken kelime bulmakta zorlanma ile zaman ve mekan algısında kafa karışıklığı yaşanmasının önemli belirtiler arasında yer aldığını kaydetmektedir. Sürecin her zaman hasta tarafından fark edilemediğine değinen Gürgen, kişilerin bu durumu yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görebileceğini, bu nedenle aile ve hasta yakınlarının gözlemlerinin erken tanı açısından kritik rol oynadığını belirtmektedir.

Ne Zaman Uzmana Başvurulmalı ve Risk Nasıl Azaltılmalı?

Kişilerin kendi kendilerine Alzheimer tanısı koymalarının doğru olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Gürgen, unutkanlığın arkasında pek çok farklı tıbbi nedenin yatabileceğine dikkat çekmektedir. Bilişsel gerileme ve demans riskini düşürmek adına uygulanabilecek koruyucu yaşam tarzı adımları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Fiziksel olarak aktif bir yaşam sürdürmek ve tütün ürünlerinden uzak durmak.

  • Sağlıklı, dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı edinmek.

  • Zihinsel ve sosyal aktivitelerle beyni aktif tutmayı sürdürmek.

  • İdeal vücut ağırlığını koruyarak tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerini kontrol altında tutmak.

Demans, beyni etkileyen ve hafıza, düşünme, davranış ile günlük aktiviteleri yürütme yeteneğini bozan hastalık gruplarının genel adıdır. Alzheimer hastalığı ise demans vakalarının yüzde 60 ile 70'ini oluşturarak en yaygın görülen türü olarak öne çıkmaktadır.

Bilişsel alanda yaşanan gerilemeleri yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu şeklinde değerlendirip ertelememek gerekmektedir. Günlük yaşamı sekteye uğratan veya zamanla belirginleşen değişikliklerde vakit kaybetmeden profesyonel hekim değerlendirmesine başvurulması, sürecin hem hasta hem de hasta yakınları açısından doğru yönetilmesine olanak tanımaktadır.

Kaynak: Haber merkezi