Eskişehirspor’da bugünlerde yüzler gülüyor. Taraftar takımının yanında, yönetim üzerine düşeni yapmaya çalışıyor, teknik heyet ve futbolcular arasında işler yolunda görünüyor. Iğdır FK karşısında alınan kupa galibiyeti, ardından Gaziemir deplasmanında elde edilen 5-0’lık sonuç camianın havasını değiştirdi. Ancak tam da bu noktada bir şeyi hatırlatmak gerekiyor: Eskişehirspor’un hedefi Gaziemir’e beş gol atmak değil, sezon sonunda şampiyon olmak!

Elbette kazanılan maçların keyfini çıkaracağız. Elbette futbolcuların ortaya koyduğu mücadeleyi takdir edeceğiz. Fakat bir galibiyetin ardından ölçüyü kaçırıp gerçekleri unutursak, sezon sonunda çok daha büyük hayal kırıklıkları yaşayabiliriz. Çünkü Eskişehirspor’un kaybettiği puanları telafi etmek için artık zamanı yok.

Sezon başında kendi sahamızda mutlaka kazanılması gerektiğini söylediğimiz dört önemli karşılaşma vardı: Balıkesirspor, Etimesgutspor, Bursa Yıldırımspor ve Bursa Gemlikspor. Bu maçların üçünü geride bıraktık ve toplamda dört puan kaybettik. Üstelik henüz Gemlikspor karşılaşması oynanmadı. Bu rakiplerle ikinci yarıda deplasmanda karşılaşacağız. Dolayısıyla bugün kendi sahanda bıraktığın puanların telafisi yarın çok daha zor olabilir.

Eskişehirspor artık puan kaybetme lüksünü tüketiyor. Önüne gelen fırsatı değerlendirmek, mümkün olduğunca fazla puan toplamak ve zirveye yerleşmek zorunda. Bu sezonun geçen yıldan önemli bir farkı var: Ligde herkes herkesi yenebiliyor. Geçtiğimiz sezon Kütahyaspor yarışta tek başına ilerlerken bu sezon tablo çok daha farklı. İlk dokuz takımın iddialı olduğu, dengelerin her hafta değişebildiği bir lig oynanıyor. Bu durum Eskişehirspor için bir avantaj olabilir. Ancak avantajın kıymetini bilmek gerekiyor. Rakiplerin birbirinden puan aldığı haftalarda sen de kazanacaksın ki yarışta öne geçebilesin.

Gaziemir karşısında alınan 5-0’lık galibiyet güzel, fakat bu skorun kimseyi rehavete sürüklemesine izin verilmemeli. Asıl sınavlar, şampiyonluk mücadelesi veren rakiplere karşı verilecek. Hakan Şapcı da bunu en iyi bilen isimlerden biri olmalı. Nitekim kendisi de Kepez, Anadolu ve Ayvalıkgücü ile oynanacak üç maçlık iç saha serisini kayıpsız geçerek zirveye çıkmak ve ilk devreyi lider tamamlamak istediklerini söylüyor. O zaman bu hedefin gereği yapılmalı. Artık puan tablosunda güzel açıklamalar değil, üst üste galibiyetler görmek istiyoruz.

Hakan Şapcı’ya tanınan kredi de sonsuz değil. Taraftar bugüne kadar sabır gösterdi, takımın arkasında durdu. Ancak şampiyonluk bekleyen bir camiada sabrın da bir sınırı var. Bundan sonra gelecek beraberlikler ve mağlubiyetler, tribünlerdeki memnuniyetsizliği yeniden artırabilir. Kimse sezon sonunda “iyi oynadık ama puan kaybettik” açıklamalarını dinlemek istemiyor. Bu takımın kadro kalitesi var, taraftar desteği var, hedefi var. Bunların karşılığını sahada görmek istiyoruz.

Öte yandan Gaziemir maçında sadece skor değil, kadro tercihleri açısından da önemli gelişmeler yaşandı. Haftalardır ESES TALKS’ta dile getirdiğimiz bir konu vardı: Osman ve Ahmet’ten bu oyun anlayışı içerisinde beklenen forvet katkısı gelmiyor. Dokuz haftadır gol atamayan bir santrfor gerçeği ortadayken bazen farklı seçenekleri denemek gerekir. Atalay Yıldırım’ı forvette değerlendirme önerimizi Hakan Şapcı da uyguladı. Sonuç ortada: Atalay bir gol ve bir asistle oynadı. Elbette tek maçla kesin hüküm verilmez ama doğru zamanda farklı bir tercih yapmanın takıma neler kazandırabileceğini gördük.

İsmail Kulet’in sağ bekteki performansı da ayrıca dikkat çekti. Asıl mevkisi kanat olmasına rağmen bu bölgede kendisini buldu. Beykan Şimşek ile yakaladığı uyum, Gaziemir karşısında ortaya çıkan en olumlu görüntülerden biriydi. Teknik heyetin bu birlikteliği değerlendirmesi gerekiyor. Futbolda bazen bir oyuncuyu kendi alışılmış mevkisinden farklı bir yerde kullanmak, takım adına önemli bir kazanca dönüşebilir.

Benim Hakan Şapcı’dan bir diğer beklentim ise Emre Sarıkaya’ya daha fazla şans vermesi. Iğdır FK karşısında ortaya koyduğu performans beni gerçekten etkiledi. 23 yaşındaki genç oyuncunun savunmadaki yerinde müdahaleleri, pozisyon bilgisi ve soğukkanlılığı dikkat çekiciydi. Stoper bölgesinde ilerleyen haftalarda denenmesini istiyorum. Bu futbolcuda bir ışık gördüm. Şans verildiğinde kendisini gösterebilecek kaliteye sahip olduğuna inanıyorum.

Şunu açıkça söyleyelim: Eskişehirspor’un kadrosu artık şekilleniyor. Doğru tercihlerle, doğru oyun planıyla ve istikrarlı bir anlayışla bu takım hedefe yürüyebilir. Ancak bunun için sadece iyi futbol yetmez. Şampiyonluk, özellikle kazanılması gereken maçlarda hata yapmamayı gerektirir.

Gaziemir’e beş gol atmak sevindirir, taraftarı mutlu eder, takıma moral kazandırır. Ama şampiyonluk kupasını kimse bu skor için vermeyecek. Eskişehirspor’un büyüklüğü de beklentisi de ortada. Bu camia artık güzel galibiyetlerin ardından rehavete kapılmak değil, her hafta bir öncekinden daha fazlasını istemek zorunda.

Bizim derdimiz beş gol atıp havaya girmek değil, sezon sonunda şampiyonluk yaşamak. Eskişehirspor’un adı zirvede olmalı. Bunun için de artık puan kaybına tahammül yok!