Bir okul düşünün… Sadece diploma veren değil, mezun ettikten sonra da arkanızda duran, sizi hayata hazırlamakla yetinmeyip o hayatın içinde de elinizi bırakmayan bir yapı. Açık konuşayım, Türkiye’de bunun örneğini çok sık görmüyoruz. Ama Eskişehir OSB Teknik Koleji’nin attığı adım, tam da bu eksikliği kapatmaya aday.

2019 yılında kurulan bir okulun, bu kadar kısa sürede “mezunlar derneği” gibi vizyoner bir yapıyı hayata geçirmesi tesadüf değil. Bu, en baştan kurulan aklın, planın ve hedefin bir sonucu. Çünkü burada mesele sadece öğrenci yetiştirmek değil; o öğrenciyi sanayiyle, üretimle ve gerçek hayatla bağını koparmadan büyütmek.

Şunu kabul edelim… Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri eğitim ile sektör arasındaki kopukluk. Okul ayrı bir dünya, iş hayatı bambaşka bir dünya. Mezun olan genç, adeta sıfırdan başlıyor. İşte tam bu noktada, kurulan bu Mezunlar Derneği sıradan bir oluşum değil. Bu, o kopukluğu kapatmaya dönük ciddi bir hamle.

Okul Kurucu Temsilcisi Metin Saraç’ın sözlerinde de bu yaklaşımın izlerini net şekilde görüyoruz. “Sadece mezun veren bir kurum olmayacağız” cümlesi, aslında meselenin özeti. Çünkü mesele diploma değil, mesele sürdürülebilir bir yol arkadaşlığı. Mezun olduktan sonra da devam eden bir bağ… İşte farkı yaratan tam olarak bu.

Bir diğer önemli nokta ise şu: Bu yapı sadece mezunları bir araya getirmekle kalmayacak. Aynı zamanda sanayinin içinden gelen tecrübeyi tekrar okula taşıyacak. Yani çift yönlü bir akış var. Sahada öğrenilen, yeniden eğitime katkı sunacak. Bu da sistemi canlı tutacak, hatta kendi kendini besleyen bir yapıya dönüştürecek.

Okul Müdürü Bülent Seğmen’in altını çizdiği “kurumsal kültürün mezuniyet sonrasına taşınması” meselesi de hafife alınacak bir konu değil. Çünkü aidiyet dediğimiz şey, sadece okul sıralarında oluşmaz. Asıl sınav, o bağın yıllar sonra da sürüp sürmediğidir. Bu dernek, işte o bağı diri tutma iddiası taşıyor.

Dernek Başkanı Emel Adıgüzel’in yaklaşımı ise konunun başka bir boyutunu ortaya koyuyor. Bu yapı bir “network”ten çok daha fazlası. Dayanışma, mentorluk, iş birliği… Bunların hepsi kulağa güzel geliyor ama asıl değerli olan, bunların gerçekten hayata geçmesi. Eğer bu sağlanırsa, ortaya sadece bir dernek değil, ciddi bir güç çıkar.

Şunu da net söyleyelim… Bugün iş dünyasında en değerli şeylerden biri bağlantı. Kimi tanıdığınız, kimle birlikte yürüdüğünüz, hangi ekosistemin parçası olduğunuz… Bu dernek, mezunlara tam da bunu sunmayı hedefliyor. Ve eğer doğru yönetilirse, bu gençler için ciddi bir sıçrama tahtasına dönüşebilir.

Sonuç olarak… Eskişehir OSB Teknik Koleji burada klasik bir adım atmıyor. Aksine, Türkiye’de eğitim anlayışına küçük ama etkisi büyük olabilecek bir model sunuyor. Eğer bu model tutarsa, sadece Eskişehir kazanmaz. Belki de Türkiye’de mesleki eğitimin geleceği için yeni bir kapı aralanır.