İkinci yarıya adeta vites yükselterek giren Eskişehirspor için lig artık hafta hafta değil, maç maç final modunda ilerliyor. Alınan 6-2’lik ve 5-1’lik galibiyetler hem skoru hem de özgüveni yukarı çekti ancak bu ligde tabelaya bakarak rehavete kapılanın bedeli ağır oluyor. Nazillispor deplasmanı da tam olarak bu tanıma uyan bir viraj. Rakibin konumu değil, Eskişehirspor’un maça koyacağı ciddiyet belirleyici olacak.

Son 13 haftaya girilirken zirve yarışındaki rakiplerin de zorlu deplasmanlara çıkacak olması bu haftayı ekstra değerli kılıyor. Kütahya ve Karşıyaka’nın puan kaybı ihtimali varken, Eskişehirspor’un Nazilli’de bırakacağı en küçük puan bile büyük bir fırsatın heba edilmesi anlamına gelir. Bu yüzden bu maç, sadece üç puan değil, yarışın psikolojik yönünü de doğrudan etkileyecek.

Hakan Şapcı’nın hafta boyunca tam kadro ve disiplinli bir hazırlık süreci yürütmesi, bu bilinçle hareket edildiğini gösteriyor. Bu tip maçlarda skor kadar oyunun kontrolü, tempo ve sabır da önemli. Erken gol bulunamazsa panik yapılmamalı; çünkü şampiyonluk yolunda kazanan takımlar, en zor maçları en soğukkanlı oynayanlardır.

Yeni transfer Murat Şenel ise bu süreçte önemli bir detay. Bir bek oyuncusu için oyun zekâsı, teknik kapasitesi ve dinamizmi dikkat çekiyor. Bucaspor altyapısından gelen, duran toplarda sorumluluk alabilen bir profil. Gelişimini erken yaşta sekteye uğrattığı İstanbul sürecinden sonra Eskişehirspor gibi hedefi net bir camiada doğru ortamı bulması, onun adına da kritik. Doğru kullanıldığında, özellikle sezonun bu kırılma döneminde dengeyi bozabilecek hamlelerden biriolabilir.

Özetle; fikstür zor, rakipler pusuda, hata payı sıfıra yakın. Ama Eskişehirspor’un elinde hem oyun gücü hem de alternatifli bir kadro var. Bu lig, gücü kadar aklı doğru kullananı şampiyon yapar. Nazilli maçı da bu aklın test edileceği önemli duraklardan biri.