Eskişehirspor’un Balıkesir deplasmanında bıraktığı iki puan, tabeladan çok daha fazlasını anlatıyor. Çünkü bu maç, sadece bir beraberlik değil; aynı zamanda play-off öncesi bir uyarı niteliğindeydi. Haftalardır sahada rakiplerine nefes aldırmayan, oyunu domine eden bir takımın bir anda bu kadar dağılması tesadüf değil. Bu, teknik heyetin de oyuncuların da şapkasını önüne koyması gereken bir kırılma anı.

Balıkesir karşısında sahaya çıkan Eskişehirspor’da en büyük problem ne skor ne de bireysel performanstı. Asıl problem oyunun kimliğinin kaybolmasıydı. Rotasyon denendi, bazı oyuncular dinlendirildi ama doz kaçtı. Ritmini bulmuş bir takımın bu kadar değişmesi, doğal olarak sahaya da yansıdı. Özellikle sol kanadın neredeyse hiç işlememesi, Akın Akman gibi bir oyuncunun bile etkisiz kalmasına neden oldu. Futbol zaten zincir oyunu; bir halka zayıfsa tüm yapı sarsılıyor.

Hakan Şapcı’ya burada ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Sezonun ikinci yarısında takımı adeta uçuran isimdi, evet. Ama Balıkesir maçında geç kalan hamleler, yanlış tercihler ve oyunu okuyamama net şekilde hissedildi. Özellikle 60-70 arası oyunun tamamen rakibe geçtiği bölümde müdahale gelmemesi, bu beraberliğin en kritik kırılma noktasıydı. Bu tarz detaylar play-off gibi ince işçilik isteyen süreçlerde çok daha ağır sonuçlar doğurur.

Peki şimdi gözler Alanya 1221 maçına çevrilmişken Eskişehirspor ne yapacak?

Bu maç, aslında bir formalite değil. Kağıt üzerinde “1 puan yeter” deniyor ama mesele sadece sıralama değil. Mesele yeniden kimliğe dönmek.
Eskişehirspor bu maça:

  • Daha ideal 11’ine yakın bir kadroyla çıkmalı
  • Oyunun merkezini tekrar kurmalı
  • Özellikle kanat organizasyonlarını yeniden işletmeli
  • Ve en önemlisi, “ben bu ligin en formda takımıyım” mesajını tekrar vermeli

Çünkü Balıkesir’de verilen mesaj farklıydı: “Bu takım durdurulabilir.”

İşte Alanya maçı tam da bunun cevabı olacak.

Eğer Es-Es bu maça ciddiyetle çıkıp oyunu tekrar domine ederse, play-off öncesi rakiplerine net bir gözdağı verir. Ama aynı dağınık görüntü devam ederse, o zaman Balıkesir’de yakılan umut kıvılcımı rakipler için ateşe dönüşür.

Unutmayalım, play-off sadece futbol değil, psikoloji işidir.

Ve şu an soru çok net:
Eskişehirspor, Balıkesir’i bir kaza olarak mı hatırlatacak, yoksa bir kırılmanın başlangıcı mı yapacak?