Meslek liseleri uzun yıllar boyunca yanlış bir tanımlamayla anıldı. “Ara eleman” ifadesi, bu okullardan mezun olan gençlerin emeğini de potansiyelini de küçülten bir bakış açısının ürünüydü. Oysa bugün üretimin merkezinde meslek lisesi mezunları var. Sanayide, atölyede, fabrikada artık ara eleman değil, doğrudan aranan elemandan söz ediyoruz.
Sanayiciyle konuştuğunuzda tablo çok net. Sipariş var, pazar var, hatta yatırım iştahı da var ama üretimi sürdürecek nitelikli eleman bulmak her geçen gün zorlaşıyor. Meslek liselerinin önemi tam da burada ortaya çıkıyor. Sahaya hazır, işin pratiğini bilen, üretim kültürüyle yetişmiş gençler, Türkiye’nin üretim gücünün temelini oluşturuyor.
Bu nedenle meslek lisesi ve teknik lise mezunlarının istihdamına yönelik hazırlanan yeni finansman paketini son derece kıymetli buluyorum. Kredi Garanti Fonu destekli bu paket, sadece bir kredi imkânı değil; üretimi ve istihdamı artırmaya dönük stratejik bir adım niteliği taşıyor.
Paket kapsamında meslek lisesi ve teknik lise mezunu genç girişimcilere ve onları istihdam eden KOBİ’lere yaklaşık 3 milyar 750 milyon liralık finansman sağlanacak. KGF’nin 3 milyar liralık kefalet desteğiyle, Halk Bankası aracılığıyla krediye erişim mümkün olacak. Bu, özellikle finansmana ulaşmakta zorlanan küçük ve orta ölçekli işletmeler için ciddi bir avantaj.
Genç girişimciler açısından bakıldığında da tablo umut verici. Meslek lisesi ve teknik lise mezunu, 29 yaş ve altındaki girişimciler 1,5 milyon liraya kadar kredi kullanabilecek. Mezun istihdam eden KOBİ’ler içinse bu tutar 7,5 milyon liraya kadar çıkıyor. Kredilerin 12 ayı ödemesiz olmak üzere azami 36 ay vadeli olması, üretimin oturması için önemli bir zaman kazandırıyor.
Bir diğer önemli detay, kredi kullanacak girişimci ya da işletmenin faaliyet alanının mezuniyet alanıyla uyumlu olması şartı. Yani kaynak, gerçekten ihtiyacın olduğu yere yönlendiriliyor. Bu da hem verimliliği artıracak hem de desteklerin amacına ulaşmasını sağlayacak.
Bu desteklerin sahaya yansıması çok net olacak. Daha fazla genç kendi işini kuracak, daha fazla KOBİ nitelikli eleman istihdam edebilecek. Üretim artacak, kapasite büyüyecek, sanayicinin en büyük sorunlarından biri olan eleman açığı bir nebze olsun kapanacak.
Üretimin artması, doğrudan ihracata da yansıyacak. Rekabet gücü yüksek, kaliteli üretim ancak nitelikli iş gücüyle mümkün. Meslek lisesi mezunlarının üretim zincirindeki rolü güçlendikçe, Türkiye’nin ihracat potansiyeli de aynı ölçüde büyüyecek.
O yüzden bu paketi geçici bir destek olarak değil, meslek liselerine verilen değerin somut bir göstergesi olarak görmek gerekiyor. Meslek liselerinin sayısının artırılması, bu okulların teşvik edilmesi ve benzer desteklerin devam etmesi, üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıyor.
Bugün açıkça görüyoruz ki; üretim varsa istihdam var, istihdam varsa güçlü ekonomi var. Güçlü ekonomi ise masa başında değil, meslek liselerinde yetişen gençlerin emeğiyle inşa ediliyor.