Eskişehirspor'da artık bazı gerçekleri konuşmanın zamanı geldi. Çünkü Bursa Yıldırımspor karşısında kaybedilen yalnızca iki puan değil, şampiyonluk yolunda bir kez daha sarsılan güven oldu.
169 gün sonra taraftarıyla buluşan Eskişehirspor, tribünleri dolduran binlerce insana galibiyet armağan edemedi. Üstelik mesele sadece skor da değil. Sahada haftalardır aynı hataları tekrarlayan, aynı futbol anlayışında ısrar eden ve rakiplerine karşı çözüm üretmekte zorlanan bir takım var.
KADRO VAR, KALİTE VAR, PEKİ FUTBOL NEREDE?
Beykan Şimşek, Hasan Kaya, Kerem Baykuş, Atalay Yıldırım, Mert Başer... Bu isimler 3. Lig'in üzerinde kaliteye sahip. Ancak kaliteli futbolculardan kaliteli bir takım ortaya çıkaramıyorsanız ortada ciddi bir problem vardır.
Eskişehirspor'un savunmasıyla orta sahası, orta sahasıyla hücumu arasında büyük kopukluklar yaşanıyor. İki ön liberoyla sahaya çıkılıyor ama savunma güvenliği sağlanamıyor. Rakip uzun toplarla kaleye inerken Eskişehirspor hücumda birkaç oyuncunun bireysel becerisine mahkûm kalıyor.
Daha kötüsü bu problemler yeni değil. Uşakspor'da, Bigaspor'da, Etimesgutspor'da gördüğümüz sorunlar Bursa Yıldırımspor karşısında yeniden yaşandı.
Haftalardır aynı hatalar tekrarlanıyorsa bunun adı artık şanssızlık değil, çözülemeyen bir oyun problemidir.
HAKAN HOCAM, BU ISRAR NEDEN?
Geçen sezon Hakan Şapcı'nın takıma kattıklarını inkâr edemeyiz. Ancak geçen yılın başarıları bugünün yanlışlarını görmezden gelmemizi gerektirmez.
Altay deplasmanında üç gol atan, formunun zirvesindeki Atalay Yıldırım neden yedek? Ligde henüz golle tanışamayan Osman Arslantaş neden ilk 11'de? Orta sahada dinamizm sağlayabilecek Mert Başer neden tercih edilmiyor?
Kerem Baykuş ve Atalay oyuna girdikten sonra Eskişehirspor'un hücumdaki görüntüsü değişti. Demek ki elde çözüm üretebilecek oyuncular var.
Peki bu takım neden her hafta önce kendi kendini kilitliyor, sonra son dakikalarda o kilidi açmaya çalışıyor?
Teknik direktörlük yalnızca oyuncu değiştirmek değil, maça doğru planla başlayabilmektir.
TARAFTAR ŞAMPİYONLUĞA, TAKIM BERABERLİĞE OYNUYOR!
Beni en fazla rahatsız eden nokta ise bu.
169 gün sonra tribünleri dolduran taraftar, çocuklar, aileler... Hepsi Eskişehirspor'un yanında olmak için oradaydı. Ancak sahada iki kez geriye düşen ve beraberliği kurtarmaya çalışan bir takım izlediler.
Beykan'ın kaçırdığı penaltı, savunmadaki bireysel hatalar elbette eleştirilmeli. Fakat bütün faturayı futbolculara keserek teknik heyetin yanlışlarını örtemeyiz.
Bu takımın artık bir oyun planına, alternatif çözümlere ve doğru oyuncu tercihlerine ihtiyacı var.
Başkan Ulaş Entok ve yönetim de bu gidişatı ciddi şekilde değerlendirmek zorunda. Hakan Şapcı ile devam edilecekse aynı hataların nasıl giderileceği ortaya konulmalı. yalnızca sabır istemek şampiyonluk getirmiyor.
Eskişehirspor hâlâ yarışın içinde. Ancak bu, mevcut futbolun yeterli olduğu anlamına gelmiyor.
Eskişehirspor'un bugün en büyük rakibi ne Bursa Yıldırımspor ne Etimesgutspor ne de başka bir takım. En büyük rakibi kendi değişmeyen futbol anlayışı!
Mazeret değil çözüm, bireysel kurtarıcılar değil takım oyunu görmek istiyoruz.
Eskişehirspor'un bir sezon daha aynı hataların kurbanı olmaya tahammülü yok