Eskişehirspor, Balıkesirspor karşısında aldığı 7-1’lik galibiyetle şehirde yeniden heyecanı yükseltti. Ancak futbolun en tehlikeli taraflarından biri de tam burada ortaya çıkıyor:
Büyük galibiyetlerden sonra küçük görülen maçlar.
Şimdi önümüzde Akşehir deplasmanı var.
Kâğıt üzerinde bakıldığında Eskişehirspor’un favori gösterileceği bir karşılaşma olabilir. Fakat şampiyonluk yarışları yalnızca güçlü rakiplere karşı kazanılan maçlarla değil, kazanılması gereken karşılaşmalarda yapılan hatalarla da şekillenir.
Balıkesirspor karşısında ortaya çıkan enerji, mücadele ve özgüven elbette değerliydi. O maçın Hakan Şapcı ve takım üzerindeki güveni yeniden artırdığı da açık.
Fakat 7-1 artık tabelada kaldı.
Akşehir’de sahaya çıkıldığında skor 0-0 başlayacak.
Eskişehirspor’un yapması gereken, Balıkesirspor maçındaki sonucu değil o sonucu getiren ciddiyeti yanında götürmek.
Bu takımın zaman zaman savunma geçişlerinde sıkıntı yaşadığını gördük. Özellikle geriye atılan toplarda ve rakibin hızlı çıkışlarında problemler oluştuğu daha önce de dikkat çekti. Akşehir gibi kendi sahasında direnç göstermeye çalışacak bir rakip karşısında yapılacak basit bir hata, maçın bütün hikâyesini değiştirebilir.
Bu nedenle Akşehir karşılaşması bana göre sadece üç puanlık bir mücadele değil.
Eskişehirspor’un gerçekten toparlanıp toparlanmadığını gösterecek bir maç.
7-1 bir patlama olabilir.
Akşehir galibiyeti ise bunun tesadüf olmadığını gösterir.
Şampiyonluk hedefleyen takım, yalnızca büyük maçlarda değil; zor zeminde, deplasmanda, oyunun sıkıştığı dakikalarda da kazanmayı bilmek zorunda.
Şimdi Eskişehirspor’dan beklenen tam olarak bu.
Balıkesir’i yenmek güzeldi.
Ama Akşehir’i yenmek daha anlamlı olabilir.