Eskişehirspor sezona 4-0'lık galibiyetle başladı…

Hasan Kaya, Beykan Şimşek, Kerem Baykuş ve Mert Başer'in golleriyle gelen farklı skor, siyah-kırmızılı camiaya moral verdi…

Üstelik Eskişehirspor, 3 maçlık cezası nedeniyle taraftarından yoksun sahaya çıktı. Tribünlerin boşluğu, bu şehrin futbola olan tutkusunu bilen herkes için yadırganan görüntüydü...

Üç puan cepte, dört gol hanede…

Buraya kadar her şey güzel…

Ama farklı galibiyet kimseyi yanıltmasın...

Elbette ki sezonun ilk maçları zordur…

Takıma transfer döneminde katılan yeni futbolcularla eski futbolcuların bir birleriyle uyum sağlaması zaman alacaktır…

Bunu kabul ediyoruz…

Ama rakipten çok çok kaliteli futbolcular var Eskişehirspor’da…

Şampiyonluk hedefleyen bir Eskişehirspor için sadece skora bakarak “mükemmel başladık” demek doğru değil.

Çünkü sahada skordan çok daha önemli bir gerçek vardı:

Futbol, 4-0'ın gerisindeydi…

Alanya 1221 gibi görece zayıf bir rakip karşısında Eskişehirspor'un oyunu çok daha fazla domine etmesi gerekirdi. Hele maçın ilk 15 dakikasında yaşananlar ciddi bir uyarı niteliğindeydi…

Alanya'nın 9 numarası Kubilay, ilk 15 dakikada üç net gol pozisyonuna girdi.

Üç!

Daha güçlü, golcülüğü ve becerisi yüksek bir futbolcu olsaydı bu pozisyonların ikisi, belki de üçü ağlarla buluşabilirdi…

O zaman bugün konuştuğumuz 4-0 yerine çok farklı bir tabloyu konuşuyor olabilirdik…

İşte teknik heyetin görmesi gereken nokta tam da burası…

Skor sizi yanıltmasın!

Eskişehirspor'un savunmada daha dikkatli, orta sahada daha üretken, hücumda ise daha baskılı olması gerekiyor…

Çünkü hedef sıradan bir sezon geçirmek değil…

Geçtiğimiz sezon play-offlarda yaşadığımız hayal kırıklığı tekrar etmesin...

Hedef şampiyonluk!

Yeni transferler ise bu konuda umut verdi. Siyah-Kırmızılı formayı ilk kez resmi maçta giyen oyuncuların ortaya koyduğu performans, takımın ilerleyen haftalarda daha iyi bir seviyeye çıkabileceğini gösterdi.

Ancak yeni isimlerin uyumu arttıkça Eskişehirspor'un oyun kalitesinin ve temposunun yükselmesi şart…

Taraftar artık sadece farklı skor istemiyor…

Taraftar sahada Eskişehirspor'u görmek istiyor!

Rakibe nefes aldırmayan, topa hükmeden, pozisyon üreten, mücadeleden kaçmayan ve daha ilk dakikadan itibaren oyuna ağırlığını koyan, “Bu maçın sahibi benim” diyen bir takım…

İşte şampiyonluk böyle gelir...

Geçen sezon play-off'ta kaçan şampiyonluğun acısı hâlâ taze…

Bu sezon aynı hikâyeyi yeniden yaşamayalım...

Play-off hesapları yapmak yerine, ligin sonunda şampiyonluk kupasını kaldıracak takım görmek istiyoruz...

Bunun için de her maçı aynı ciddiyetle oynamalıyız...

Alanya karşısında alınan 4-0'lık galibiyet elbette küçümsenecek bir sonuç değil…

Ama bu galibiyetin en büyük faydası, eksikleri görmemizi sağlamalı...

Çünkü bugün rakibin kaçırdığı üç net pozisyonu görmezden gelirsek, yarın çok geç olabilir…

4-0 güzel bir başlangıçtır…

Ama Eskişehirspor'un gerçek hedefi tabelada 4-0 yazdırmak değil, sezon sonunda “ŞAMPİYON” yazdırmaktır…

Ve şimdi herkes üzerine düşeni yapmalı…

Teknik heyet daha iyisini istemeli. Futbolcu formasının hakkını son düdüğe kadar vermeli. Taraftar ise cezası bittiği gün tribünleri yeniden doldurmalı.

Çünkü boş tribünler bize bir kez daha gösterdi:

Eskişehirspor taraftarı bu takımın sadece destekçisi değil, bu kulübün ruhudur…

Üç maçlık ceza bitecek, tribünler yeniden dolacak…

Bir sözüm de taraftara. Dilerim bu cezadan ders çıkartırız ve sahaya yabancı maddeler atmak son bulur...

Artık sahaya çıkacak takımın ve tribündeki taraftarın da tek bir hedefi olmalı:

ŞAMPİYONLUK!

Artık hayal kurma zamanı değil. Artık kenetlenme zamanı!

Takım sahada savaşacak, taraftar tribünde sesini yükseltecek, şehir armanın arkasında duracak…

Bu sezon bahane yok, geri adım yok, hedef küçültmek yok!

BU SENE O SENE!

Çünkü bu şehir kupayı istiyor. Bu taraftar şampiyonluk istiyor. Şimdi sıra Eskişehirspor'da: Çık sahaya, savaş, kazan ve bu şehre o şampiyonluğu getir!

* * *