Takvimler 29 Ekim’i gösterdiğinde, Eskişehir’de tüm Türkiye’de olduğu gibi sadece bir yönetim biçimi değil; bağımsızlığı karakteri bilmiş bir milletin yeniden ayağa kalkışı selamlanır. Cumhuriyetimizin yeni bir gurur yılına daha ulaştığımız bu kutlu günde, sizleri resmî söylemlerin ötesine; arşiv yapraklarının arasından Eskişehir’in 1930’lardaki o saf, samimi ve heyecan dolu bayram günlerine götürmek istiyorum.
Arşivimden çıkardığım iki farklı yıl 1934 ve 1938 yıllarına ait vesikalar, Eskişehir halkının cumhuriyet fikrini ve sevgisini nasıl bir vecd ile sahiplendiğini apaçık gözler önüne seriyor.
11. Yıl Coşkusu: 6.500 Öğrenci, 15 Bin Eskişehirli Meydanda
İlk durağımız 29 Ekim 1934. Cumhuriyetin 11. yıl dönümü kutlamaları için dönemin vilayet makamları ve Halk Fırkası teşkilatı tarafından Ankara’ya, dönemin Kütahya Mebusu ve Fırka Genel Sekreteri Recep Peker’e hitaben çekilen ayrıntılı raporda anlatılanlar, adeta bir film şeridi gibi canlanıyor gözlerimizin önünde:
Sabah saatlerinde vilayetteki kabul töreninin ardından kutlamaların merkezi Cumhuriyet Meydanı oluyor. Meydanda kurulan taklar ve tribünlerde; şehit analarına, gazilere, malullere ve memurlara özel yerler ayrılıyor. O günün nüfus şartlarında meydanda tam 6.500 talebe ve 15 bini aşkın Eskişehirli toplanıyor. Bando İstiklâl Marşı’nı çalıyor, ardından 15 bin kişilik koro bir ağızdan Onuncu Yıl Marşı’nı haykırıyor.
Geçit töreni tam bir buçuk saat sürüyor. Yürüyüşte yalnızca askerler ve mektepliler yok; sporcular, esnaf cemiyetleri, Halkevi mensupları, şehrin sanayi can damarı olan Devlet Demiryolları personeli ve çevre köylerden atlarıyla gelen süvari köylüler resmigeçide katılıyor. Bu arada Eskişehir Halkevi ve Halkodaları’nı da yazalım birgün. Elimde yüzlerce sayfalık Halkevleri arşivleri var. Bunun notunu aldım. Lakin çok vesika olduğu için bir iskelet oluşturmak lazım. Malum Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin temelini attığı Eskişehir Halkevi de açılacak. Ama biz bunu vakitlice yazalım. Neyse konumuza dönelim şimdi.
Tören meydanda da kalmıyor; Köprübaşı’na yürünerek nutuklar söyleniyor, öğleden sonra ise 3 binden fazla vatandaş ve öğrenci Hava Şehitliği’ne giderek vatan semalarını korurken can veren kahramanların kabirlerine çelenkler bırakıyor. Şehitlik ziyaretinin ardından köylerden gelen süvariler spor alanında cirit oyunları sergiliyor, gençler futbol maçları yapıyor.
"Her Eve En Az Üç Bayrak, İki Lamba..."
Belgenin en çarpıcı kısımlarından biri de "Tenvirat ve Taklar" (Aydınlatma ve Zafer Kemerleri) başlığı altında anlatılanlar. Şehirde bayram dolayısıyla ışıklandırmaya fevkalade önem veriliyor; her evin en az üç bayrak ve iki lamba asması kararlaştırılıyor. Resmî daireler, fırka ve halkevi binaları donatılıyor; Köprübaşı’na, Odunpazarı’na, belediye, fırka ve kolordu binalarının önüne altı büyük zafer takı (kemeri) kuruluyor.
Akşam olduğunda ise fener alayıyla şehir adeta ışık seline dönüyor. Gece Asri Sinema’da Faruk Nafiz Çamlıbel’in meşhur Canavar piyesi halka ücretsiz sahneleniyor, zeybek oyunları oynanıyor; Park Sineması’nda ve Cemâl Sahir Heyeti sahnelerinde salonlar hıncahınç doluyor.
Şehir merkezi böyleyken bozkırın köyleri geri kalır mı? Raporda yer alan şu satırlar millî ruhun köylere nasıl nüfuz ettiğini belgeliyor: "Köylerimizde de bayram uyanık bir sevinçle kutlanmıştır. Sabahleyin köy meydanında bayrak merasimi yapılmış, Onuncu Yıl Marşı söylenmiştir. Muallimler köylere nutuklar irat etmiş; ihtiyar heyeti binaları fenerlerle süslenmiş, herkesin yeni elbiselerini giymeleri temin edilmiştir. Gece köy meydanlarında büyük ateşler yakılarak zeybek oyunları oynanmıştır..."
Bütçenin ve Ciddiyetin Tablosu: 15. Yıl Hazırlıkları
Arşivimizdeki bir diğer vesika ise Atatürk’ün ebediyete intikalinden sadece aylar önce, 1938 yılının Nisan ve Eylül aylarına ait. Cumhuriyetin 15. yıl dönümü için hazırlıklara aylar öncesinden, ta Nisan ayında başlanmış.
Eskişehir Valisi ve İl Yönetim Kurulu Başkanı tarafından Ankara’ya gönderilen resmî yazıda; 10. yıl kutlamaları için İl Özel İdaresi bütçesinden 2 bin lira ayrılmışken, 15. yıl kutlamaları için bütçenin 5 bin liraya çıkarıldığı, belediyelerin de bütçelerini iki misli artırmasının istendiği bildiriliyor. Kutlama komiteleri 1 Ağustos 1938’den itibaren toplanarak hazırlıklara başlıyor. Genç Türkiye Cumhuriyeti, en mütevazı bütçelerinde dahi bağımsızlığın ve cumhuriyetin onurunu her şeyin üstünde tutuyor.
Vilayet İdare Heyeti Reisi’nin raporunu bitirirken yazdığı şu cümle, aslında bütün bir hikâyeyi özetliyor: "Cumhuriyetimizin yılı, halkın ruhundan gelen taşkın ve coşkun bir sevinç ve duyuşla kutlanmıştır..."
Bugün şehrin sokaklarında dalgalanan ay yıldızlı bayrakların altında hür ve başı dik yürüyebiliyorsak; arkasında 1934’ün o gaz lambalarıyla aydınlatılmış evleri, köylerde yakılan bayram ateşleri, şehitliğe koşan binlerce talebesi ve cumhuriyete can simidi gibi sarılan bir millet iradesi vardır.
Canım Eskişehir Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun!





Resmî Arşiv Kaynakları:
-
T.C. Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi (BCA):
-
Fon Kodu: 490-01 (Cumhuriyet Halk Partisi Fonu)
-
Yer / Kutu-Gömlek-Sıra No: Kutu: 1144 / Gömlek: 13 / Sıra: 3 (Belge Sayfa No: 46, 47, 48, 49, 50, 51)
-
Tarihler:
-
10 İkinciteşrin (Kasım) 1934 tarih ve 184 sayılı Eskişehir Vilayet İdare Heyeti Kutlama Raporu (Evrak No: 47069)
-
4 Nisan 1938 tarih ve 417 sayılı Eskişehir Valiliği Bütçe Tezkeresi (Evrak No: 9314)
-
14 Eylül 1938 tarih ve 595 sayılı Eskişehir Valiliği Hazırlık Tezkeresi (Evrak No: 13820)
-
-